toprağın ile cümle

toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Och efter någon tid hände sig att Kain av markens frukt bar fram en offergåva åt HERREN.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Po mnohých pak dnech stalo se, že obětoval Kain z úrody zemské obět Hospodinu.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Vả , cách ít_lâu , Ca-in dùng thổ_sản làm của lễ dâng cho Ðức_Giê - hô-va .
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Vả, cách ít lâu, Ca-in dùng thổ sản làm của lễ dâng cho Ðức Giê-hô-va.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Zgodi se pa čez mnogo dni, da prinese Kajn daritev od sadu zemeljskega GOSPODU.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Και μεθ' ημερας προσεφερεν ο Καιν απο των καρπων της γης προσφοραν προς τον Κυριον.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.И след време Каин принесе от земните плодове принос на Господа.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Спустя несколько времени, Каин принес от плодов земли дар Господу,
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.ויהי מקץ ימים ויבא קין מפרי האדמה מנחה ליהוה׃
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.وحدث من بعد ايام ان قايين قدم من اثمار الارض قربانا للرب.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該 隱 拿 地 裡 的 出 產 為 供 物 獻 給 耶 和 華
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該隱拿 地裡 的 出產為 供物 獻給 耶和華
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.히로시마의 토양에서 뭔가가 다시 자라나려면 75년은 걸릴 것이라고 했어요
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.הוא צל תמידי של אור חיובי. אחרי פצצת האטום,
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.لكي تتمكن التربة المصابة بالإشعاع في مدينة هيروشيما من أن ينمو أي شيء خلالها مرة أخرى.
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.専門家は言っていた しかし次の春には 地面から 新しい芽が生えだした
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden. Toprağın yiyeceklerimizi zehirlediğinden.Повітря, яким ми дихаємо, часто є отруйним. .Продукти сільського господарства отруєні хімікатами.
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Et dans le cas des Vikings Normands,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.바이킹 노르만족의 경우에
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.los recursos de los que dependen.
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Şi în cazul Vikingilor Nordici
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Und die Wikinger verursachten unbeabsichtigt Bodenerosion und Entwaldung.
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.בהם הם תלויים. ובמקרה של הנורדים הויקינגיים,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.التي يعتمدون عليها في العيش. وفي حالة الإسكندنافين النرويج,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.不注意に土壌浸食や森林破壊の原因をつくりました
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Bà nói chuyện với phụ nữ, và giải thích rằng đất đai ở đây rất cằn cỗi. vì họ đã cắt và bán hết cây cối.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Beszél a nőkkel, és elmagyarázza, hogy a föld azért terméketlen, mert kivágták és eladták a fákat.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Ella habla con las mujeres, y les explica que la tierra está árida porque han cortado y vendido los árboles.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Fala com as mulheres, e explica que a terra está árida porque cortaram e venderam as árvores.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hon talar med kvinnorna och förklarar att jorden är ofruktbar eftersom de har huggit ner och sålt alla träd.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hun taler med kvinderne og forklarer at jorden er ufrugtbar, fordi de har fældet og solgt træerne.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.그녀는 그곳 여성들에게, 나무를 너무 많이 베어 팔아서 땅이 불모지가 되었다고 설명했습니다.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Mluvila se ženami a vysvětlila jim, že půda je neúrodná, protože se pokácely a prodaly stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Parla con le donne e spiega che la terra è sterile perché hanno tagliato e venduto gli alberi.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Rozprávala sa so ženami a vysvetľovala im, že pôda je neúrodná, pretože vyťali a predali stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Vorbeste cu femeile si le explica ca pamantul este sterp pentru ca au taiat si vandut copacii.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Μιλά με τις γυναίκες και εξηγεί ότι η γη είναι άγονη επειδή έκοψαν και πούλησαν τα δέντρα.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Вона говорить з жінками та пояснює, що земля неродюча, бо дерева вирубали та продали.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Тя говори с жените, обяснявам им, че земята не ражда, защото са изсекли и продали дърветата.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.משוחחת עם הנשים ומסבירה שהאדמה לא פוריה כי כרתו ומכרו את כל העצים.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.وتحدثت مع النساء، لتشرح لهن بأن الأرض قاحلة لأنهم قطعوا الأشجار وباعوها
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.女たちに説明しました そして植樹をしてもらい時間をかけて
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Agarramo-nos à nossa terra porque é o lugar seguro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Anda bertahan di tanah Anda karena itu adalah tempat Anda yang aman.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Bạn bám lấy vùng đất của bạn bởi vì đó là 1 nơi an toàn
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Człowiek trzyma się swojej ziemi, bo to jest bezpieczne miejsce.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Je klampt je vast aan je land, omdat dat je veilige plek is. Je moet iedereen bestrijden die er binnendringt.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.자신을 위해 안전한 장소라는 이유로 땅에 집착하기도 합니다.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Man klammert sich an sein Land weil es sein sicherer Ort ist.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Ragaszkodsz a földedhez, mert az a te biztonságos területed.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Te aferras a tu tierra porque es tu lugar seguro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Te agăţi bine de pamântul tău deoarece acesta te face să te simţi in siguranţă.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Ti aggrappi alla tua patria, perché è il tuo luogo sicuro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Vous vous accrochez à votre pays, car c'est votre endroit sûr.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Προσκολλάσαι στον τόπο σου γιατί είναι το ασφαλές σου μέρος
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Вы цепляетесь за свою землю, потому что это место, где вы в безопасности.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Придържаш се към земята си, защото тя е твоето сигурно място.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.אתה נצמד לאדמה שלך כי היא מקומך הבטוח.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.تتمسك بأرضك لأنها مكانك الآمن
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.これを侵すものとは戦わなくてはなりません

İlgili Sayfalar