toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.אני זוכרת שהבטתי בעיניהם העייפות והאדומות, כי רבים מהם היו מתחת לאדמה במשך 72 שעות.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.أتذكر عندما كنت أنظر إلى أعينهم المتعبة والمحتقنة بالدم، لأن الكثير منهم كانوا يعملون تحت الأرض لمدة 72 ساعة.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.彼らの多くは72時間も地下に潜ったままでした 縦穴の深さは90mあります 彼らは重い石が入った袋を
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.As primeiras linhas transformavam-se num inferno, fazendo parecer que a terra estava a arder.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Die Frontlinien wurden zum Inferno, es schien, also ob die Erde selbst in Flammen stünde.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.최전방이 지옥으로 변하고 마치 온 대지가 불 타는 것 같았습니다.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.La ligne de front se transformait en brasier, donnant l'impression que la terre elle-même était en feu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Las líneas del frente se volvían un infierno, haciendo ver como si la misma tierra ardiera en llamas.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Le file anteriori diventavano un inferno, facendo sembrare che la terra stessa fosse infuocata.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Pierwsze linie ataku zamieniały się w piekło, wyglądało to, jakby ziemia była w ogniu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Primele linii se transformau într-un infern, făcând să pară că întregul pământ era în flăcări.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Tiền tuyến sẽ biến thành hỏa ngục, làm cho mặt đất trông như là đang cháy.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Η πρώτη γραμμή μετατρεπόταν σε ηφαίστειο, δίνοντας την εντύπωση ότι καιγόταν η ίδια η γη.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Передовая превращалась в геенну огненную, и казалось, будто горит сама земля.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.השורות הקדמיות היו הופכות לכבשן, וגרמו לאדמה עצמה להראות כאילו היא עולה באש.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.الخط الدفاعي الاول سيتحول لجحيم وكأن الارض نفسها تشتعل.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.(79:10) очистил для нее место, и утвердил корни ее, и она наполнила землю.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.(80:10) Tu as fait place devant elle: Elle a jeté des racines et rempli la terre;
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ai făcut loc înaintea ei: şi ea a dat rădăcini şi a umplut ţara.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Cũng xở đất cho nó , Nó bèn châm rễ và bò đầy đất .
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Cũng xở đất cho nó, Nó bèn châm rễ và bò đầy đất.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Du hast vor ihm die Bahn gemacht und hast ihn lassen einwurzeln, daß er das Land erfüllt hat.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.du rydded og skaffed den Plads, den slog Rod og fyldte Landet;
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Égyiptomból szõlõt hozál ki, kiûzéd a pogányokat és azt elültetéd.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Engkau menyediakan tanah baginya; maka ia berakar dalam-dalam dan membentang ke seluruh negeri
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ett vinträd flyttade du från Egypten, du förjagade hedningarna och planterade det.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Et vintre tok du op fra Egypten, du drev hedningefolk ut og plantet det.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Hai divelto una vite dall'Egitto, per trapiantarla hai espulso i popoli
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.주께서 그 앞서 준비하셨으므로 그 뿌리가 깊이 땅에 편만하며
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Limpiaste el lugar delante de ella. Hiciste que echara raíz, y llenó la tierra
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Preparaste-lhe lugar; e ela deitou profundas raízes, e encheu a terra.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Pripravil si prostor pred njo, da se je ukoreninila in prerasla deželo.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Sinä siirsit viinipuun Egyptistä, sinä karkoitit pakanat ja istutit sen.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ty jsi kmen vinný z Egypta přenesl, vyhnal jsi pohany, a vsadils jej.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Tyś macicę winną z Egiptu przeniósł; wyrzuciłeś pogan, a wsadziłeś ją.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Vinič si preniesol z Egypta; zahnal si pohanov a zasadil si ho.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Ητοιμασας τοπον εμπροσθεν αυτης και βαθεως ερριζωσας αυτην και εγεμισε την γην.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.Приготвил си място пред нея; И тя е пуснала дълбоко корени, и е изпълнила земята.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.פנית לפניה ותשרש שרשיה ותמלא ארץ׃
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.‎هيأت قدامها فأصلت اصولها فملأت الارض‎.
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.你 在 這 樹 根 前 豫 備 了 地 方 、 他 就 深 深 扎 根 、 爬 滿 了 地
Onun için toprağı hazırladın, Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.你 在 這樹 根 前 豫備 了 地方 、 他 就 深深 扎根 、 爬滿 了 地
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Cette microflore est impliquée dans la plupart des fonctions-clés du sol.
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Deze fauna en flora zijn betrokken bij de meeste sleutelfuncties van de bodem.
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Diese Biota sind an den meisten Schlüsselfunktionen im Boden beteiligt.
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Esta biota participa en la mayoría de las funciones clave del suelo.
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Nämä eliöt ovat mukana useimmissa tärkeimmistä maaperän toiminnoista.
O yüzden, AB’de toprağın bozulma süreci yaygın olduğundan, toprağın korunması, temel bir çevre sorunudur (bkz.Тази биота, е въвлечена в повечето от основните функции на почвата.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.A kürtölésnek ebben az esztendejében, kapja vissza ismét kiki az õ birtokát.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.Dalam tahun itu semua tanah yang sudah dijual harus dikembalikan kepada pemiliknya yang semula
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.Dans cette année de jubilé, chacun de vous retournera dans sa propriété.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.Das ist das Halljahr, da jedermann wieder zu dem Seinen kommen soll.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.En este año de jubileo volveréis, cada uno a su posesión
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.I dette jubelår skal I komme tilbake, enhver til sin eiendom.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.I Jubelåret skal enhver af eder vende tilbage til sin Ejendom.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.În anul acesta de veselie, fiecare din voi să se întoarcă la moşia lui.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.In quest'anno del giubileo, ciascuno tornerà in possesso del suo
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.Ja, in dat jubeljaar zal ieder terugkeren naar zijn oorspronkelijk familiebezit.
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.이 희년에는 너희가 각기 기업으로 돌아갈지라
‹‹ ‹Özgürlük yılında herkes kendi toprağına dönecek.Nesse ano do jubileu tornareis, cada um � sua possessão.

İlgili Sayfalar