toprağı ile cümle
toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.La langosta tomará posesión de toda tu arboleda y del fruto de tu tierra
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Les insectes prendront possession de tous tes arbres et du fruit de ton sol.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Minden fádat és földednek minden gyümölcsét megemészti a sáska.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Omizile îţi vor mînca toţi pomii şi rodul pămîntului.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Semua pohon dan tanamanmu akan habis dimakan serangga
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Todo o teu arvoredo e o fruto do teu solo consumi-los-á o gafanhoto.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tuhohyönteiset valtaavat kaikki sinun puusi ja sinun maasi hedelmän.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Tutti i tuoi alberi e il frutto del tuo suolo saranno preda di un esercito d'insetti
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všecko stromoví tvé i úrody země tvé kobylky zkazí.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Všetky tvoje stromy jako i plod tvojej pôdy zaujme v dedičstvo chrobač.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Vse tvoje drevje in sad tvoje zemlje posedejo kobilice.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Παντα τα δενδρα σου και τον καρπον της γης σου θελει καταφθειρει ο βρουχος.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Все дерева твои и плоды земли твоей погубит ржавчина.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.Всичките ти дървета и плода на земята ти, щурецът ще ги пояде.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.כל עצך ופרי אדמתך יירש הצלצל׃
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.جميع اشجارك واثمار ارضك يتولاه الصرصر.
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所 有 的 樹 木 、 和 你 地 裡 的 出 產 、 必 被 蝗 蟲 所 喫
Bütün ağaçlarınızı, toprağınızın ürününü çekirgeler yiyecek.你 所有 的 樹木 、 和 你 地裡 的 出產 、 必被 蝗蟲 所 喫
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Ciel", il répondit, et a conduit sa bêche en profondeur dans le sol "," Cording à ce Parson dit. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""천국"라고 대답하고, 토양에 깊이 자신의 가래를 몰고, "무엇을 cording 목사는 말합니다. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""El cielo", respondió él, y llevó a su espada profundamente en el suelo "," a lo que cording párroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", antwortete er, und fuhr mit seinem Spaten tief in den Boden "," Cording zu dem, was Pfarrer sagt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", ele respondeu, e levou sua pá profundamente no solo "," cording ao que pároco diz. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", felelte, és vezetett ásóját mélyen a talajba, " Zsinórozó milyen lelkész mondja. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", hän vastasi, ja ajoi lapio syvälle maaperään "," cording mitä parson sanoo. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven," je odgovoril, in odpeljal svojo lopato globoko v zemljo, " vrvice na to, kar Župnik pravi. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", on odpowiedział, i pojechaliśmy jego łopaty w głąb ziemi "," Kordonek tego co proboszcz mówi ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", răspunse el, şi a condus cazma lui adânc în sol, " snururi la ceea ce pastor spune. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", svarade han, och körde sin spade djupt i marken, "'ligt vad prästen säger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Hemel," antwoordde hij, en reed zijn spade diep in de grond, "'gens welke dominee zegt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Himlen," svarede han, og kørte sin spade dybt ned i jorden, "'Cording til hvad Præsten siger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Il cielo", rispose, e guidò la sua vanga in profondità nel terreno, "'condo quello che parroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebe," odpověděl a řídil jeho rýč hluboko do půdy, " opravy odpovídající, co Farář říká. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebo," odpovedal a riadil jeho rýľ hlboko do pôdy, " opravy zodpovedajúce, čo Farár hovorí. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Surga," jawabnya, dan melaju sekop dalam-dalam ke tanah, "'cording untuk apa Parson mengatakan. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Trời", ông trả lời, và lái xe thuổng của mình sâu vào đất, "Theo các những gì viện trưởng nói. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", відповів він і встромив лопату вглиб грунту "," Згідно з тим, що Пастор говорить ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", ответил он и вонзил лопату вглубь почвы "," Согласно тому, что Пастор говорит ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""גן עדן", הוא ענה, ונסע האת עמוק באדמה "," למה cording הכומר אומר ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""السماء" ، فقال : وقاد الأشياء بأسمائها الحقيقية له في عمق التربة "،" ما حبال يقول بارسون ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. "牧師は言う。" "バラに何が起きたのですか?"メアリーは、より興味を持って、再び尋ねた
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?¿Acaso para sembrar, el labrador sólo ara, rompe y deshace los terrones de tierra durante todo el día
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ainako kyntäjä vain kyntää, kun olisi kylväminen, ainako vakoaa ja äestää maatansa?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ali neprestano orje oratar za setev? brazdi li in vlači vedno zemljo svojo?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ara forse tutti i giorni l'aratore, rompe e sarchia la terra
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Bliver Plovmanden ved med at pløje til Sæd, med at bryde og harve sin Jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Cel ce ară pentru sămănătură, ară oare necontenit? Necontenit îşi brăzdează şi îşi grăpează el pămîntul?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Celui qui laboure pour semer laboure-t-il toujours? Ouvre-t-il et brise-t-il toujours son terrain?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Či azda každého dňa orie oráč, aby sial, brázdi a bráni svoju zem?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Hát mindig szánt-é a szántó, hogy vessen, és barázdálja és boronálja-é földét?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Izali każdego dnia oracz orze, aby siał? przegania brozdy, a włóczy rolę swoję?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo , há hằng ngày cứ cày luôn sao ? Há chẳng vỡ đất và bừa hay_sao ?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo, há hằng ngày cứ cày luôn sao? Há chẳng vỡ đất và bừa hay sao?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?파종하려고 가는 자가 어찌 끊이지 않고 갈기만 하겠느냐 그 땅을 개간하며 고르게만 하겠느냐
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?När åkermannen vill så, plöjer han då beständigt och hackar upp och harvar sin mark?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Når plogmannen vil så, holder han da alltid på med å pløie, åpne og harve sin jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Pflügt zur Saat oder bracht oder eggt auch ein Ackermann seinen Acker immerdar?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Porventura lavra continuamente o lavrador, para semear? ou está sempre abrindo e esterroando a sua terra?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Seorang petani tak akan terus-menerus membajak, mencangkul dan menggaruk tanahnya untuk ditanami
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Zdaliž každého dne oře oráč, aby sel, prohání brázdy, a vláčí rolí svou?