toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buna toprağın içinden geçen güç ırmakları diyebilirsin.Είναι ποταμοί ισχύος που διασχίζουν τη γη.
Buna toprağın içinden geçen güç ırmakları diyebilirsin.Можно назвать это реками силы, текущими по земле.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.A természetes ökoszisztémájukba juttathatják minden feldolgozás nélkül, és javítani fogja a helyi talajt.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Bez utylizacji wraca do środowiska i użyźnia glebę. Bez utylizacji wraca do środowiska i użyźnia glebę.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Ei îl pot depozita în ecosistemele lor naturale fără alte procesări, şi va îmbunătăţi solul local.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.어떠한 처리 없이도 자연생태계에 던져둘 수 있습니다. 그리고 그것이 현지 토양을 개선시킬 것입니다.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Mohou to vložit do svého přírodního ekosystému bez jakéhokoliv upravování. a zlepší to tamní půdu.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Môžu to vložiť do prírodného ekosystému bez akejkoľvek úpravy a zlepší to tamojšiu pôdu.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Pode ser colocado num ecossistema natural sem qualquer tratamento, e vai melhorar o solo local.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Possono davvero metterlo nel loro ecosistema naturale senza nessun trattamento, e migliorerà il suolo locale.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Pueden poner esto en su ecosistema natural, sin transformación, y va a mejorar el suelo local.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Ze kunnen het in hun natuurlijke ecosysteem inbrengen zonder verwerking, en het zal de lokale grond verrijken.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.Они могут вернуть этот материал в естественную среду безо всякой обработки, и это улучшит почву.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.הם יכולים להכניס אותו למערכת האקולוגית הטבעית ללא כל עיבוד והוא משפר את האדמה המקומית.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.يمكنهم فعلا وضعها في نظامهم الإيكولوجي الطبيعي دون أية معالجة ، وستساهم في تحسين التربة المحلية.
Bunları hiç bir işlem gerekmeden eko-sistem'e yerleştirebiliyorlar. ve yerel toprağı geliştirecek.しかもその土壌を向上します ではなぜ菌糸体を使うのか?
Bunu davetiye aldıkları için yapmazlar. Kimse onları bir toprağı almaya davet etmez.Man bekommt aber kein neues Land, indem man einfach fragt und dann eingeladen wird.
Bunu davetiye aldıkları için yapmazlar. Kimse onları bir toprağı almaya davet etmez.Те не са желани, никой не ги е поканил да превземат тези земи.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Dělají to, protože obrali zeminu o všechny živiny pěstováním toho samého pořád dokola.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Det gør de, fordi de har fjernet alle næringsstoffer fra jorden ved at gro den samme afgrøde om og om igen.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Dzięki temu nie pozbawiają gleby składników odżywczych, mimo ciągłej uprawy tej samej rośliny.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Fazem-no porque privaram o solo de todos os seus nutrientes por cultivarem a mesma cultura sem parar.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Het moet omdat ze alle voedingsstoffen uit de grond hebben gehaald door steeds hetzelfde gewas te oogsten.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.그들이 화학비료를 사용하는 이유는, 해마다 같은 작물을 반복해서 심어서 흙에 있었던 영양분을 다 써버렸기 때문이에요.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Lo hacen porque han despojado al suelo de todos los nutrientes cultivando lo mismo una y otra vez.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.Robia to, pretože zem zbavili všetkých živín pestovaním rovnakej plodiny stále dokola.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.הם עושים זאת כי הם רוקנו מהאדמה את כל החומרים המזינים ע"י גידול אותם גידולים שוב ושוב.
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.ويقومون بهذا لان طريقة زراعتهم تستنزف كل مكونات التربة المفيدة بسبب زراعة نفس المحصول مرة تلو الاخرى
Bunu yapıyorlar; çünkü aynı ekini tekrar tekrar yetiştirdikleri için toprağın tüm besinlerini yok ettiler.土が痩せてしまうからです 次に害虫 雑草駆除の為 殺虫剤 除草剤
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurAceste bazine din pădure sunt formate din straturi de sol vulcanic, tasate deasupra lavei poroase.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurNhững cánh rừng trũng này được tạo bởi các lớp tro núi lửa trên lớp dung nham xốp.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurTato lesní jezírka vznikla na vrstvách organické zeminy usazené na porézní lávě.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurЭти лесные массивы сформировались благодаря толстому слою минеральных вулканических отложений и пористой лаве.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurאגני היערות האלה נוצרו שכבה מעל שכבה של אדמה אורגנית .געשית דחוסה מעל נקבוביות הלבה
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Aici în Budrus, ne-am dat seama că zidul ne-ar fura pământul.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Aqui, em Budrus, percebemos que o muro ia roubar-nos a terra.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Aquí en Budrus, nos dimos cuenta de que el muro robaría nuestra tierra.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Di Budrus, kami tahu bahwa dinding itu akan mencuri tanah kami.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Hier in Budrus beseften we dat de muur ons land zou stelen.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Hier in Budrus, haben wir festgestellt, dass die Mauer unser Land stielt.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Ici à Budrus, nous nous rendons compte que le mur va voler notre terre.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Itt Budrus-ban rájöttünk, hogy a fal ellopná a földünket.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.그러나 우리는 그 장벽이 우리의 땅을 뺏어간다는 것을 알아요.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Ở Budrus này, chúng tôi hiểu rằng bức tường này sẽ cướp đất của chúng tôi.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Qui a Budrus, ci siamo accorti che il muro ci avrebbe portato via la terra.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Tady v Budrusu by ta zeď zabrala část naší země.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Tu w Budrusie zrozumieliśmy, że mur odebrałby naszą ziemię.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Εδώ στο Μπουντρούς, συνειδητοποιήσαμε ότι ο τοίχος θα μας έκλεβε τη γη μας.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Здесь в Будрусе, мы поняли, что стена украдёт у нас нашу землю.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Тук в Будрус, осъзнахме, че стената ще открадне нашата земя.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Тут у Будрусі ми зрозуміли, що стіна забере наші землі.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.כאן בבודרוס, הבנו כי הגדר תגנוב את אדמתנו.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.هنا في بدرس، أدركنا ان الجدار سرق أرضنا.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.奪われることが分かりました イスラエル人男性:フェンスは
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.Aşa că schimbi solul, iar seminţele nu mai cresc aşa de bine.
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.Así que es la idea de que uno cambia la tierra y no crece tan bien la semilla.
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.A więc, jeśli zmienimy glebę, nasiono nie będzie tak dobrze rosło.
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.Daí a ideia de que, mudando o solo, a semente não cresce tão bem.
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.D'où la notion, vous changez le sol, la graine ne pousse pas aussi bien.
Buradaki fikir, toprağı değiştirirseniz, tohum iyi yetişmez.Dus het begrip dat als je je de bodem verandert, het zaad niet goed zal groeien.

İlgili Sayfalar