topluluğu ile cümle

topluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,그래서 우리는 이미 실제로 동료애를 만들어왔고, TED를 통해 세워졌죠 -- TED 공동체로부터의 누군가를요,
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,TEDのスタッフから ある非営利団体で
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,Vlastně už jsme uzavřeli partnerství, založené prostřednictvím někoho z komunity TEDu,
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,We hebben al een samenwerkingsverband, via TED -- iemand uit de TED-gemeenschap,
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,Ние вече създадохме партньорство чрез ТЕD някой от ТЕD общността,
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,У нас уже появились компаньоны, которых мы нашли через TED сообщество.
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,אז כבר יצרנו שותפות למעשה, שנעשתה דרך TED -- מישהו מקהילת TED,
Bunun için, biz hali hazırda bir ortaklık kurduk, TED vasıtasıyla -- yani TED topluluğundan birileriyle,لذا فقد إقمنا شراكة بالفعل، أسسناها عبر تيد -- شخص ما من مجتمع تيد،
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Akkor arczczal leborulának Mózes és Áron Izráel fiai gyülekezetének egész községe elõtt.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Allora Mosè e Aronne si prostrarono a terra dinanzi a tutta la comunità riunita degli Israeliti
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Da faldt Moses og Aron på deres Ansigt foran hele den israelitiske Menigheds Forsamling.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Da falt Moses og Aron ned på sitt ansikt foran hele den forsamlede menighet av Israels barn.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Då föllo Mose och Aron ned på sina ansikten inför Israels barns hela församlade menighet.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.모세와 아론이 이스라엘 자손의 온 회중 앞에서 엎드린지라
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Lalu Musa dan Harun sujud di depan seluruh rakyat
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Moïse et Aaron tombèrent sur leur visage, en présence de toute l`assemblée réunie des enfants d`Israël.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Môi-se và A-rôn bèn sấp mình xuống trước mặt cả hội dân Y-sơ-ra-ên .
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Môi-se và A-rôn bèn sấp mình xuống trước mặt cả hội dân Y-sơ-ra-ên.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Mose aber und Aaron fielen auf ihr Angesicht vor der ganzen Versammlung der Gemeinde der Kinder Israel.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Silloin Mooses ja Aaron lankesivat kasvoilleen Israelin kansan koko seurakunnan eteen.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedaj padeta Mojzes in Aron z obličjem na zemljo pred vsem zborom občine sinov Izraelovih.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedy padli Mojžíš a Aron na tváři své přede vším množstvím shromáždění synů Izraelských.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedy upadł Mojżesz i Aaron na oblicze swoje przed wszystkiem zgromadzeniem synów Izraelskich.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Toen wierpen Mozes en Aäron zich in het bijzijn van het volk Israël met hun gezicht op de grond.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Vtedy padol Mojžiš a Áron na svoju tvár pred celým shromaždením obce synov Izraelových.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Τοτε επεσεν ο Μωυσης και ο Ααρων κατα προσωπον αυτων ενωπιον ολου του πληθους της συναγωγης των υιων Ισραηλ.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.И пали Моисей и Аарон на лица свои пред всем собранием общества сынов Израилевых.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Тогава Моисей и Аарон паднаха на лицата си пред цялото множество на обществото израилтяни.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.ויפל משה ואהרן על פניהם לפני כל קהל עדת בני ישראל׃
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.فسقط موسى وهرون على وجهيهما امام كل معشر جماعة بني اسرائيل.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩 西 亞 倫 就 俯 伏 在 以 色 列 全 會 眾 面 前
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩西亞 倫就 俯伏 在 以色列 全 會眾 面前
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.A tak zanechali ozbrojenci zajatých i lúpež pred veliteľmi i pred celým shromaždením.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.A z synów Hemanowych: Jehijel i Symchy; a z synów Jedytunowych: Semejasz i Uzyjel.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da gav de væbnede Slip på Fangerne og Byttet i Øversternes og hele Forsamlingens Påsyn;
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da gav krigsfolket fra sig fangene og hærfanget for høvdingenes og hele folkemengdens øine.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Då lämnade krigsfolket ifrån sig fångarna och bytet inför de överste och hela församlingen.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da ließen die Geharnischten die Gefangenen und den Raub vor den Obersten und vor der ganzen Gemeinde.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Então os homens armados deixaram os cativos e o despojo diante dos príncipes e de toda a congregação.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Entonces el ejército abandonó a los cautivos y el botín delante de los jefes y de toda la congregación
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.I soldati allora rilasciarono i prigionieri e la preda davanti ai capi e a tutta l'assemblea
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.이에 병기를 가진 사람이 포로와 노략한 물건을 방백들과 온 회중 앞에 둔지라
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Les soldats abandonnèrent les captifs et le butin devant les chefs et devant toute l`assemblée.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Nato so oboroženci ostavili ujetnike in plen pred knezi in pred vsem zborom.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Ostaşii au lăsat pe prinşii de război şi prada înaintea căpeteniilor şi înaintea întregei adunări.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Ott hagyá azért a sereg a foglyokat és a zsákmányt a vezérek és az egész gyülekezet elõtt.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Quân lính bèn thả các phu tù và bỏ của cải tại trước mặt các quan trưởng và cả hội chúng.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Quân_lính bèn thả các phu tù_và bỏ của_cải tại trước mặt các quan trưởng và cả hội chúng .
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Silloin aseväki luopui vangeista ja saaliista päämiesten ja koko seurakunnan edessä.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Takž nechali vojáci těch zajatých i kořistí svých před knížaty a vším shromážděním.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Και αφηκαν οι πολεμισται τους αιχμαλωτους και τα λαφυρα ενωπιον των αρχοντων και πασης της συναξεως.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.И оставили вооруженные пленных и добычу у военачальников и всегособрания.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Тогава войниците оставиха пленниците и користите пред първенците и пред цялото събрание.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.ויעזב החלוץ את השביה ואת הבזה לפני השרים וכל הקהל׃
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.فترك المتجردون السبي والنهب امام الرؤساء وكل الجماعة.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於 是 帶 兵 器 的 人 將 擄 來 的 人 口 、 和 掠 來 的 財 物 、 都 留 在 眾 首 領 和 會 眾 的 面 前
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於是 帶 兵器 的 人 將擄來 的 人口 、 和 掠來 的 財物 、 都 留在 眾首領 和 會眾 的 面前
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununKiedy mówię to na głos, brzmi to śmiesznie.
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğunun제가 제 입으로 말하면 너무 웃긴 이야기지만, 그것은 외계인에게 납치된 사람들이
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununQuando lo dico ad alta voce sembra veramente ridicolo, ma posso arrivare solo ad una conclusione:

İlgili Sayfalar