topluluğu ile cümle
topluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Мы и в правду впервые получили живой отклик аудитории на представление.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Це перший раз, коли ми отримали живу реакцію публіки на виступ.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.אז זו בעצם הפעם הראשונה שבה השתמשנו בתגובות מקהל חי בהופעה.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.في الحقيقة هذه فعلاً المرة الأولى التي قمنا بتجربة الأداء وردات الفعل من خلال جمهور.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.観客の生のフィードバックでやったのは これが初めてです 参加いただき ありがとうございました
Bu günün topluluğunda bağımsızlığa çok fazla önem veriyoruz ama yeteri kadar dayanışmaya önem vermiyoruz.A mai társadalomban túl sokat teszünk a függetlenedésért, és nem eleget a kölcsönösségért.
Bu günün topluluğunda bağımsızlığa çok fazla önem veriyoruz ama yeteri kadar dayanışmaya önem vermiyoruz.W dzisiejszym społeczeństwie za bardzo skupiamy się na niezależności, a nie na współzależności
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všecko množství lidu bylo vně, modlíce se v hodinu zápalu.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všetko množstvo ľudu modlilo sa vonku v hodinu kadenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A wszystko mnóstwo ludu było na dworze, modląc się w godzinę kadzenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương , cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu_nguyện .
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương, cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu nguyện.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.És a népnek egész sokasága imádkozék kívül a jó illatozás idején;
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.e toda a multidão do povo orava da parte de fora, � hora do incenso.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.În ceasul tămîierii, toată mulţimea norodului se ruga afară.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.In vsa množica ljudstva je bila zunaj in je molila ob uri kajenja.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ja kaikki kansa oli suitsuttamisen aikana ulkopuolella rukoilemassa.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.모든 백성은 그 분향하는 시간에 밖에서 기도하더니
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Och hela menigheten stod utanför och bad, medan rökoffret förrättades.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.og hele folkemengden stod utenfor og bad i røkofferets stund.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Og hele Folkets Mængde holdt Bøn udenfor i Røgelseofferets Time.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Sementara upacara pembakaran kemenyan diadakan, orang banyak berdoa di luar
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Terwijl hij in het heiligdom bezig was, stonden op het tempelplein vele mensen te bidden.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toda la multitud del pueblo estaba fuera, orando a la hora del incienso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toute la multitude du peuple était dehors en prière, à l`heure du parfum.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Tutta l'assemblea del popolo pregava fuori nell'ora dell'incenso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Und die ganze Menge des Volks war draußen und betete unter der Stunde des Räucherns.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.και παν το πληθος του λαου προσηυχετο εξω εν τη ωρα του θυμιαματος.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.а все множество народа молилось вне во время каждения, –
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.А все множество народу молилось ізнадвору під час кадження.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.И като свещенодействуваше той пред Бога по реда на своя отред,
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.וכל קהל העם היו מתפללים בחוץ בעת הקטרת׃
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.وكان كل جمهور الشعب يصلّون خارجا وقت البخور.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.燒 香 的 時 候 、 眾 百 姓 在 外 面 禱 告
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.燒香 的 時候 、 眾百姓 在 外面 禱告
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.A sledoval jsem to měnící se dění doufaje, že se rozestoupí a já uvidím její tvář.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.E observava essas constelações alterar-se na esperança de que se afastassem e pudesse ver a sua cara.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.És figyeltem ahogy azok a képek változtak, remélve, hogy eloszlanak és meglátom az arcát.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Guardavo quei personaggi muoversi, sperando che si aprissero e mi facessero vedere il suo viso.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Ik keek hoe deze constellaties bewogen, en hoopte dat ze zouden wijken en ik haar gezicht zou zien.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.그리고 그 별자리들이 움직이는 것을 보며 그들이 갈라져서 그녀의 얼굴을 볼 수 있기를 바랬습니다.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Și mă uitam cum se deplasau acele constelații, sperând că ele se vor separa și voi vedea fața ei.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Tôi quan sát những chòm sao chuyển dời, hi vọng rằng chúng sẽ tản mạn ra và tôi lại thấy gương mặt cô.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Widziałem zmiany ich konstelacji. Chciałem, by spośród nich wyłoniła się jej twarz.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Y vi esas constelaciones cambiar, esperando que se dividieran y pudiera ver su rostro.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.И аз наблюдавах движението на тези съзвездия, надявайки се, че те ще се разделят и аз ще видя нейното лице.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Я смотрел на это, как на движение созвездий, надеясь, что они помогут, и я увижу её лицо.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.וצפיתי בתנועת קבוצות הכוכבים האלה, בתקווה שהן יתפצלו ואז אראה את פניה.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.كنت اراقب تحركهم في مجموعات أمل أن يتفرقوا وأن أستطيع رؤية وجهها
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.群衆の間から 彼女の顔がのぞくことを期待しました その瞬間-
Bu moleküller de aynı hareketleri yaparak hemen yanında yine sıkışmış molekül topluluğu oluştururlar.Et alors ces gars-là vont courir dans ces types, qui sont va pour courir dans les prochains gars.
Bu moleküller de aynı hareketleri yaparak hemen yanında yine sıkışmış molekül topluluğu oluştururlar.Tyto molekuly narazí do těchto molekul, ty zas narazí do dalších molekul vzduchu.
Bu moleküller de aynı hareketleri yaparak hemen yanında yine sıkışmış molekül topluluğu oluştururlar.שיתנגשו אחר כך בחלקיקים האלו וכך הלאה.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Ik weet niet hoe dat te doen, maar dit is TED, en ik denk dat de TED-gemeenschap tot alles in staat is.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Neviem ako to dosiahnuť, no toto je TED, a myslím, že TED komunita je schopná všetkého.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Nevím, jak na to, ale tohle je TED a podle mě je TED komunita schopná všeho.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Nie wiem jak tego dokonać, ale to jest TED, a uważam, że społeczność TED może zrobić wszystko.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.No saben cómo hacerlo, pero esto es TED, y creo que la comunidad de TED es capaz de cualquier cosa.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Nos, nem tudom, hogyan lehetne ezt megcsinálni, de ez a TED, és azt hiszem, a TED közössége bármire képes.
Bu nasıl yapılır bilmiyorum, ama bu TED, ve sanırım TED topluluğu her şeyi yapma yeteneğine sahip.Nu știu cum am putea face asta, dar suntem la TED și cred că această comunitate TED poate face orice.