topluluğu ile cümle
topluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir toplumun, bir topluluğun içinde yaşıyorum.いいですよ 知性の領域に足を踏み入れました
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --En una sociedad de la difusión
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --I ett etermediasamhället --
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --In een televisie samenleving - is dit hoe de oprichters mythologie klinkt -
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --정보 배급 사회에서 이것은 어떻게 시작되는 이야기인가 하는 것입니다.
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --בחברה מבוססת שידורים -- כך על-פי מיתוס ההיווסדות --
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --في مجتمع ناشر -- هكذا تقول الميثولوجيا المؤسسة --
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki -- bu mitoloji buluşunun nasıl ilerlediğidir --創設神話はこんな感じです 「放送社会では
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki,방송 사회에서는
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki,בחברה מבוססת שידורים,
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki,في مجتمع ناشر،
Bir yayın ve yayımlama topluluğunun içindeki,門番である編集者によって
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.우리를 함께 모아 하나의 인류 공동체가 되도록 하는 보이지않는 공감의 끈과 결속력입니다.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.láthatatlan kapcsai és kötődései, amely összetart bennünket, hogy egy emberi közösséggé váljunk.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.legami di simpatia che ci spingono a formare una comunità.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.של סימפתיה אשר מקרבים אותנו זה לזה ליצירת קהילה אנושית.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.وأواصر التعاطف التي تجمعنا لنصبح المجتمع الإنساني.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.人間の共同体を形成させるもの これらの写真が映し出すのは
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.Nakłonić społeczność do dodawania wymiaru lokalnego — perspektywa globalna i lokalna wiedza.
Bölgesek detay eklemek için -- küresel perspektif, yöresel bilgi -- topluluğu kullan.А спільнота користувачів розширюватиме їх до глобальної перспективи, застосовуючи знання про локальне.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.A v tuto chvíli můžete vstoupit do Nike komunity.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Damit haben Sie sich entschieden, der Nike-Gemeinschaft beizutreten.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.E acquistando questi prodotti, non si fa altro che entrare a far parte della comunità della Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.E o que está a acontecer aqui, é que vocês escolheram ingressar na comunidade Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Hier word je lid van de Nike-gemeenschap.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.실제로 나이키 커뮤니티에 참여하기로 결정하고
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Lényegében ekkor döntöttél úgy, hogy belépsz a Nike közösségébe.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Og hvad der sker her, er, at du faktisk har valgt at slutte dig til Nikes fællesskab.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Și așa se întâmplă să te-ai alăturat comunității Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Và những gì đang xảy ra ở đây, đây là nơi mà bạn đã thực sự quyết định để gia nhập cộng đồng Nike này.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Voila ce qui se passe : vous avez en fait choisi de vous joindre à cette communauté Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.W tym momencie dołączasz do społeczności Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Y ocurre que han sido elegidos para sumarse a esa comunidad de Nike, los llevaron allí.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Και αυτό που συμβαίνει εδώ, είναι ότι πραγματικά εσύ αποφάσισες να γίνεις μέλος της κοινότητας Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.А насправді у цю мить ви вирішуєте вступити у спільноту Найк.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.Таким образом в этот момент вы уже вступили в сообщество Nike.
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.ומה שקורה כאן, זה שכאן למעשה
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.والذي يحدث هنا هو، هذا ما بالفعل ما قد
Bu aslında Nike topluluğuna katılmayı seçtiğiniz adım oluyor.受け入れて コミュニティーへの参加を選んでいるのです
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.Em 21 países, o tratamento de desintoxicação é sobretudo realizado em instituições públicas.
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.En terapeutisk samhällsmetod används ofta i detta sammanhang.
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.Ezek az intézkedések a jelentések szerint Törökország kivételével mindegyik országban elérhetőek.
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.Stávající metodické pokyny pokrývají především farmakologickou protidrogovou léčbu.
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.Substitutionsbehandlungen werden auch in Haftanstalten verstärkt angeboten (17).
Bu bağlamda genellikle tedavi topluluğu yaklaşımı kullanılır.V tomto kontexte sa často používa komunitný terapeutický prístup.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Asta e de fapt prima dată când am făcut un spectacol cu public.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.A więc to był pierwszy raz kiedy dodaliśmy odpowiedź publiczności do przedstawienia.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.C'est en fait la toute première fois que nous expérimentons le retour du public en direct lors d'un numéro.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Das ist tatsächlich das erste Mal, dass wir Live-Feedback aus dem Publikum für einen Auftritt verwendet haben.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Đây thực sự mới là lần đầu chúng tôi thực hiện một chưng trinh trực tiếp có tương tác với khán giả.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Detta är faktiskt första gången vi någonsin har tagit feedback från en riktig publik i ett uppträdande.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Dit is dus de eerste keer dat we live reacties van het publiek op een optreden hebben gehad.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Esta es la primera vez en las que tenemos una audiencia de verdad en una presentación.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Esta foi a primeira vez que utilizámos feedback ao vivo da plateia num espetáculo.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Ez valójában az első alkalom, hogy élő közönségtől jövő visszajelzéssel csináltunk előadást.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Jadi sebenarnya inilah pertama kalinya kami mendapatkan umpan balik dari penonton pada sebuah pertunjukan.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.사실 과제수행에 있어서 청중들의 반응을 실황으로 진행해본 것은 지금이 처음입니다.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Toto je vlastně poprvé, kdy jsme měli živou zpětnou vazbu z publika na tento výkon.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Αυτή είναι η πρώτη φορά που κάνουμε ζωντανή ανατροφοδότηση από το κοινό σε μια παράσταση.
Bu gerçekten canlı bir topluluğu geribildirim için kullandığımız ilk seferdi.Всъщност това е първия път, когато правим представление, вземайки под внимание реакцията на публиката наживо.