topluluğa ile cümle

topluluğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.und sprach zu ihnen: Das ist's, was der HERR geboten hat zu tun.
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.Και ειπεν ο Μωυσης προς την συναγωγην, Ουτος ειναι ο λογος τον οποιον προσεταξεν ο Κυριος να γεινη.
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.И сказал Моисей к обществу: вот что повелел Господь сделать.
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.Тогава рече Моисей на обществото: Ето какво заповяда Господ да направим:
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.ויאמר משה אל העדה זה הדבר אשר צוה יהוה לעשות׃
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.ثم قال موسى للجماعة هذا ما امر الرب ان يفعل.
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.摩 西 告 訴 會 眾 說 、 這 就 是 耶 和 華 所 吩 咐 當 行 的 事
Musa topluluğa, ‹‹Şimdi RABbin buyruğunu yerine getireceğim›› dedi.摩西 告 訴會眾說 、 這 就 是 耶和華 所 吩咐 當行 的 事
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Así que los que recibieron su palabra fueron bautizados, y fueron añadidas en aquel día como tres mil personas
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.De mensen die aannamen wat hij zei, werden gedoopt. Op die ene dag waren dat ongeveer 3000 personen.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.De, som nu toge imod hans Ord, bleve døbte; og der føjedes samme Dag omtrent tre Tusinde Sjæle til.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.De som nu tok imot hans ord, blev døpt, og det blev på den dag lagt til omkring tre tusen sjeler.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.De sorte que foram batizados os que receberam a sua palavra; e naquele dia agregaram-se quase três mil almas;
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Die nun sein Wort gern annahmen, ließen sich taufen; und wurden hinzugetan an dem Tage bei dreitausend Seelen.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.그 말을 받는 사람들은 세례를 받으매 이 날에 제자의 수가 삼천이나 더하더라
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Którzy tedy wdzięcznie przyjęli słowa jego, ochrzczeni są i przystało dnia onego dusz około trzech tysięcy.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Tedy ti, kteříž ochotně přijali slova jeho, pokřtěni jsou, a připojilo se k nim ten den duší okolo tří tisíců.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Vậy, những kẻ nhận lời đó đều chịu phép báp-tem; và trong này ấy, có độ ba ngàn người thêm vào Hội thánh.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Итак охотно принявшие слово его крестились, и присоединилось в тот день душ около трех тысяч.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.И те постоянствуваха в поучението на апостолите, в общението, в преломяването на хляба, и в молитвите.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.Хто ж залюбки прийняв слово його, охрестились; і пристало того дня душ тисяч зо три.
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.ויקבלו את דברו בשמחה ויטבלו וביום ההוא נוספו כשלשת אלפי נפש׃
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.‎فقبلوا كلامه بفرح واعتمدوا وانضمّ في ذلك اليوم نحو ثلاثة آلاف نفس
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.於 是 領 受 他 話 的 人 、 就 受 了 洗 . 那 一 天 、 門 徒 約 添 了 三 千 人
Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.於是 領 受 他話 的 人 、 就 受 了 洗 . 那 一 天 、 門徒 約添 了 三千 人
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.A Hospodin hovoril Mojžišovi a riekol:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Akkor szóla az Úr Mózesnek, mondván:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Då talade HERREN till Mose och sade:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Da talede HERREN til Moses og sagde:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Da talte Herren til Moses og sa:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Domnul a vorbit lui Moise, şi a zis:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se rằng:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se rằng :
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Entonces Jehovah habló a Moisés y le dijo
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Il Signore disse a Mosè
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.여호와께서 모세에게 일러 가라사대
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.L`Éternel parla à Moïse, et dit:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Nato veli GOSPOD Mojzesu:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Niin Herra puhui Moosekselle sanoen:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Respondeu o Senhor a Moisés:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Tedy mluvil Hospodin k Mojžíšovi, řka:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Tedy rzekł Pan do Mojżesza, mówiąc:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.TUHAN berkata kepada Musa
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Und der HERR redete mit Mose und sprach:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Και ελαλησε Κυριος προς τον Μωυσην, λεγων,
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.и сказал Господь Моисею, говоря:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.Тогава Господ говори на Моисея, казвайки:
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.וידבר יהוה אל משה לאמר׃
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.فكلم الرب موسى قائلا
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.耶 和 華 曉 諭 摩 西 說
RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.耶和華 曉諭 摩西說
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.40톤 이상 나갑니다. 이 고래는 동네 주민에게 거의 한 해 동안 먹을 수 있는 식량원이 됩니다.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.A poskytnou zdroj potravy pro komunitu po převážnou část roku.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.E forniscono la fonte di cibo della comunità per gran parte dell'anno.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.Ele asigură hrana întregii comunităţi în cea mai mare parte a anului.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.Ellas proveen fuente de alimento a la comunidad la mayor parte del año.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.És ők látják el táplálékkal a közösséget az év java részében.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.Et elles sont la source de nourriture de la communauté pour une grande partie de l'année.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.Und sie bilden die Nahrungsquelle für die Gemeinschaft für fast ein Jahr.
Senenin buyuk bir bolumu boyunca topluluga yiyecek kaynagi sağlıyorlar.Và chúng cung cấp thực phẩm cho toàn bộ tộc gần như cả năm.
İlgili Sayfalar