Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandra, bent u heel zeker dat uw zus bij de Haan en Stieren gaat feesten?
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandra, eşti foarte sigură pe tine că sora ta nu se duce la petrecerea Cucilor şi Pupezelor.
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandra, Ngài nói hoàn toàn chắc chắn rằng em gái của bạn không tham gia vào con gà trống và bên Bulls.
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandra, ?seguro que tu hermana no irá a la fiesta de Gallos y Toros?
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandra, si prepričana, da tvoja sestra ne bo šla na zabavo Petelina in bikov?
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Alexandro, jsi si opravdu jistá, že se tvoje sestra neobjeví na párty Kohoutù a Býkù?
Alexandra, sen bunda eminsin senin kızkardeşin katılmıyor Penis ve Topların partisine.Αλεξάνδρα, είσαι σίγουρη ότι η αδελφή σου δεν θα πάει στο πάρτι των Πέος και Μπαλάκια;
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Ale wszyscy szukali w krzakach, albo w rowach.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Dar toţi se uitau în tufişuri şi în şanţuri după mingi de golf.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Jeder suchte im Busch und in den Gräben nach Golfbällen.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.다른 모든 이들은 덤불이나 구덩이를 뒤졌습니다.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Maar de anderen zochten in de bosjes en in de greppels naar golfballen.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Mais tout le monde cherchait les balles de golf dans les buissons et dans les fossés.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Ma tutti cercavano le palline tra le piante e nei fossati.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Mọi người hay tìm trong các bụi cây và các rãnh để tìm bóng gofl.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Pero todos los demás estaban buscando entre los arbustos y buscando en las zanjas las pelotas de golf.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Toda a gente procurava bolas de golfe nos arbustos e nas valas. Eu pensei, que se lixe isso.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Všichni ostatní hledali v křoví nebo v příkopech a jámách.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Όλοι ψάχνανε στους θάμνους και στα χαντάκια για μπάλες του γκολφ.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Але всі інші шукали в кущах, й шукали в лунках для м'ячыв.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Но все искали в кустах и в ямах для мячей.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.Но всички други търсеха в храстите и в канавките топки за голф.
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.אבל כולם חיפשו בשיחים וחיפשו בתעלות אחר כדורי גולף
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.وكان الجميع يذهب بحثا عنها بين الشجيرات وبين ساحات الرمال
Ama herkes golf toplarını çalılıklarda ya da çukurlarda arardı.私は彼らを出し抜きました ボールはみんな池の中にあったのですが
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Ale problém byl, že lidé nechtěli staré golfové míčky.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.A probléma csak az volt, hogy a használt labdákat senki sem szereti.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez. Bu yüzden topları paketlersin.Ma il problema era che la gente non voleva tutte le palline.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Dar problema este că oamenii nu doreau mingi de golf vechi.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Das Problem ist nur, dass niemand alte Golfbälle haben will.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Het probleem was echter dat mensen geen oude golfballen wilden.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.하지만 사람들이 낡은 골프공은 원하지 않는다는 문제가 있었어요.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Mais le problème c'est que les gens ne voulaient pas de vieilles balles de golf.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.O problema é que ninguém queria bolas de golfe velhas. Então eu empacotei-as. — tenho 12 anos —
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Pero el problema es que la gente no quería todas las pelotas de golf.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Tyle że nikt nie chciał starych piłeczek.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Vấn đề là mọi người không muốn tất cả chỗ bóng đó.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Αλλά το πρόβλημα ήταν ότι ο κόσμος δεν ήθελε παλιές μπάλες του γκολφ.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Но проблема в том, что люди не хотят брать старые мячи.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Но проблемът е, че хората не икаха всички топки за голф.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Проблема в тому, що люди не хочуть будь-які м'ячі для гольфу.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.אבל הבעיה היא שאנשים לא רוצים כדורי גולף ישנים
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.ولكن المشكلة ان الناس لم تكن تريد الكرات القديمة
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.それでパッケージを作りました 12歳の時です
Ama topların nereye koyulduğu önemliyse, 1. fincanda mı yoksa 2.'de mi olduğu önemliyse, böyle çözülür.하지만 우리가 그들이 어디에 놓이는지 신경쓴다면, 만약 그들이 컵 1에 있는지 컵 2에 있는지, 아니면 이 문제에서는
Ama topların nereye koyulduğu önemliyse, 1. fincanda mı yoksa 2.'de mi olduğu önemliyse, böyle çözülür.ولكن عندما نهتم فيها الكرات--نحن نهتم سواء أنهم في كوب واحد أو اثنين كأس، أو في هذه الحالة نهتم إذا
Ama topların nereye koyulduğu önemliyse, 1. fincanda mı yoksa 2.'de mi olduğu önemliyse, böyle çözülür.これらがカップ1かカップ2にあるか、あるいは前の例では、 7人が椅子1, 2, 3 のどこに座ってるかに関心があれば、
Artık toplarımı korumak zorunda değilim.Não vou precisar do meu protetor escrotal, agora.
Artık toplarımı korumak zorunda değilim.Нямам нужда някой да ми пази топките.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De fapt, de ce-am pune chiftelele astea în supă, atâta timp cât oricum conţine carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De hecho, ¿por qué ponemos esas bolas en la sopa? ¿no hay carne allí de todos modos?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Difatti, perché mettere le polpette di carne nella zuppa, se c"è già della carne lì dentro?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?En fait, pourquoi mettrions-nous ces boulettes dans la soupe, il y a de la viande là-dedans de toute façon?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Itse asiassa, miksi laittaa näitä palloja keittoon, onhan siinä lihaa joka tapauksessa?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?사실, 왜 우리가 이 미트볼을 스프안에 넣을까요? 어쨌든 그 안에는 고기가 있는데요.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Mengapa kita menaruh bakso daging ini di dalam sup, bila di sana sudah ada dagingnya (serangga)?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Minek is rakjuk bele azokat a gombócokat, ha már úgyis van benne hús?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Pensando bem, porque é que acrescentamos almôndegas à sopa, quando já lá há carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Po co w ogóle wkładać do zupy klopsiki, jeżeli mięso już tam jest?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Proč tedy dáváme takovýhle blbosti do polévky, když je tam také maso?