toplantıda ile cümle

toplantıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1955 yılında Meksiko'da bir toplantıda Guevara, Fidel Castro (Demián Bichir) ile ilk kez tanışır.W 1955 roku po raz pierwszy spotkał się z Fidelem Castro.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Wystąpił tam we wszystkich spotkaniach.
Toplantıda ikisi de Thatcher'ın koşulları kabul etmemesi halinde istifa edeceklerini söylediler.Vid mötet hävdade de båda att de skulle avgå om Thatcher inte gick med på deras krav.
2009'daki ilk federal toplantıda icra kurulunun yapısı belirlendi.Nästföljande år inrättas den första förbundsstyrelsen.
Şeyhülislam, konağında bir meşveret meclis yaptı ise de bu toplantıda bir karar alınamadı.Denna ort har gett församlingen dess namn, även om det inte finns någon församlingskyrka där.
Hermann Göring ve Heinrich Himmler toplantıda yoktu.Hitler utesluter Hermann Göring och Heinrich Himmler ur partiet.
Bu toplantıda Einstein Planck'ı ikna etmeyi başardı.Det var under den konferensen som Einstein lyckades övertyga Planck om fotonteorin.
Bu toplantıda Gazi ona "Tiran'a elçi olduğunu" bildirir.Där får Yusei veta att han är en "Signer".
Toplantıdaki ana talepler özgürlük, sivil haklar ve ulusal birlikti.Partiets viktigaste frågor är ökad frihet och civilrätt, samt medlemskap i Europeiska unionen.
Toplantıda petrol ve gaz endüstrisi, bölgesel ve küresel enerji güvenliği konuları ele alınmıştır.Kopplingen mellan olja, fred och säkerhet runtom i världen.
İkinci Budist Konsey olarak adlandırılan bu toplantıda Sangha'nın ilk ayrımları ortaya çıkmıştır.Det var i Sarnath som den första buddhistiska Sangha (gemenskapen) bildades.
Bu toplantıdaki sunumu yine Paul Lendavai yaptı.Модератором й цього разу виступив Пауль Лендвай.
Toplantıdan, Maarif Vekâletinin mevlevihaneyi yenilemesi çalışmalarına başlaması kararı çıktı.Після цього інциденту Сюркуф вирішив змінити рід занять.
Toplantıda ne oldu?Що сталося на зустрічі?
Tom toplantıda idi.Том був на зустрічі.
Toplantıda ateşkes kararı alınamamıştır.Rada bezpečnosti OSN na svém zasedání nedosáhla jednoznačného rozhodnutí.
Fakat toplantıdan sonuç alınamadı.Schůzku se však nepodařilo utajit.
Ayrıca bu toplantıda CIAM başkanı ve alt komisyon başkanları seçilir.Na summitu se volí předseda a místopředseda.
Bu toplantıdan itibaren 9. Ordu'da sevk ve idare çökmüştür.Od prvního dne vládl v armádě zmatek a nepořádky.
Bu toplantıda yeni sadrazamın kim olacağı görüşüldü.Otázkou ale bylo, kdo se tímto nástupcem má stát.
Valter toplantıdaki üyelere tanıtılır.Valčík je přijat do skupiny.
Her ayki toplantıda üyelerden biri bir öykü sunacaktı.La fiecare reuniune lunară, un membru urma să prezinte o poveste.
Bu toplantıda grup dağılmıştır.Această adunare a fost dizolvată.
Bu ifadelere karşın o günkü toplantıda bu konu üzerinde bir görüşme açılmamıştır.Dați-mi voie însă de la început să vă spun că această întrunire nu a fost convocată într-un astfel de scop.
Toplantıda Stalin başkanlığında GKO'nun kurulmasına karar verildi.La întâlnirea Președinților GUAM a fost aprobată Declarația de la Washington.
1950’de düzenlenen yedinci toplantıda ilk kez ‘Grup 47 Ödülü’ verilmiştir.A fost acordat prima dată în 1935, la a șaptea gală a premiilor.
Toplantıdan sonra o doğrudan masasına doğru yöneldi.După întâlnire el s-a îndreptat direct spre biroul lui.
Toplantıdan önce kişiler toplantı konusu hakkında bilgilendirilmelidir.A döntés előtt az érintettet tájékoztatni kell.
1955 yılında Meksiko'da bir toplantıda Guevara, Fidel Castro (Demián Bichir) ile ilk kez tanışır.1955-ben egy összejövetelen Mexikóvárosban, Che Cguevara első ízben találkozik Fidel Castróval.
Toplantıdan ejderha yuvasını bulmak için sefer yapma kararı çıkar.Elhatározzák, hogy megkérdezik az egyik sárkányt.
Bu toplantıda alınan kararların üçte iki çoğunlukla alınması gerekiyordu.A határozatot kétharmados többséggel fogadták el.
Toplantıda kurul Sculley’ye destek verdi ve Jobs’ın yönetim yetkileri elinden alındı.A fő befektetőkből álló igazgatótanács támogatta Sculley döntését és Jobs időt kért az átállásra.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Minden gyűlésen írnak jelenléti ívet.
Fakat toplantıdan sonuç alınamadı.Kokouksesta ei tullut mitään.
Son iki yılda yüz tane toplantıdan daha fazla toplantı yapıldı.Sitä esitettiin kahden vuoden aikana lähes sata kertaa.
İkinci Budist Konsey olarak adlandırılan bu toplantıda Sangha'nın ilk ayrımları ortaya çıkmıştır.Sarnathissa perustettiin myös ensimmäinen buddhalainen Sangha.
Toplantıda savunma ve dış ilişkiler konusunda daha etkili ve yoğun bir işbirliğine gidilmesi kararlaştırıldı.Lisäksi sopimuksessa päätettiin tehostaa yhteistyötä oikeus- ja sisäasioissa.
Ayrıca ilk Avrupa ödülleri bu toplantıda verildi .Ensimmäinen eurooppalainen joka on palkittu tällä.
Bu toplantıda alınan kararların üçte iki çoğunlukla alınması gerekiyordu.Sopimuksen hyväksymiseksi piti olla 2/3 enemmistö.
Ayrıca ilk Avrupa ödülleri bu toplantıda verildi .Επιπλέον, βραβεύτηκε για πρώτη φορά το Ευρωπαϊκό Κρατικό Βραβείο κατά τη διάρκεια αυτής της εκδήλωσης.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Ιδρύθηκε το 1864 σε μία συνέλευση εργατών στην αίθουσα του Saint Martin στο Λονδίνο.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Αυτό γινόταν σε κάθε μνημόσυνο.
Bunlar bir sonraki toplantıda genellikle kongre tarafından onaylanırdı.Το Συνέδριο, συνήθως μετά, ενέκρινε αυτά τα διατάγματα κατά την επόμενη συνεδρίασή του.
Toplantıda üç silahlı kuvvetten 18 subay bulunuyordu.Στη διοργάνωση συμμετείχαν 18 ομάδες.
Oteldeki toplantıda sesinizi duydum.Άκουσα τη φωνή σας στη συνάντηση στο ξενοδοχείο.
Ayrıca ilk Avrupa ödülleri bu toplantıda verildi .Det var samtidigt stykkets europæiske premiere.
Aynı gün gerçekleşen toplantıda meclis adının "Türkiye Büyük Millet Meclisi" olmasına karar verildi.Ved oprettelsen i december samme år blev organet døbt ”Det Europæiske Konvent”.
İşte bu toplantıda 12 Mart günü hükümete muhtıra verilmesi kararı alındı.17. marts afholdt Sikkerhedsrådet en afstemning over forslaget.
Hermann Göring ve Heinrich Himmler toplantıda yoktu.Ernst Röhm, Heinrich Himmler og Hermann Göring meldte sig ind.
İkinci Budist Konsey olarak adlandırılan bu toplantıda Sangha'nın ilk ayrımları ortaya çıkmıştır.Det var i Sarnath som det første buddhistiske sangha (fellesskap) ble dannet.
Fakat toplantıdan sonuç alınamadı.Det kom ikke noe ut av møtet.
Toplantıdan sonra kışlasına döndü.Men han var på vei hjem etter korstoget.
Toplantıdan, Maarif Vekâletinin mevlevihaneyi yenilemesi çalışmalarına başlaması kararı çıktı.Konferansen behandlet spørsmålet om å sette verftet i gang igjen.
Bu nedenle toplantıda kullanılan asıl kelimeler bilinmemekte.Dengan demikian, kata-kata yang tepatnya digunakan dalam pertemuan tersebut tidak diketahui.
Beş yıl önce, bir grup ücretsiz asker Philadelphia'da Kongre üyeleri toplantıdayken kongreyi kuşattı.Lima tahun sebelumnya, sekelompok prajurit yang tidak dibayar mengepung Kongres di Philadelphia.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Didirikan tahun 1864 pada pertemuan pekerja yang diselenggarakan di St Martin Hall, London.
Sığınakta 22 Nisan öğleden sonraki toplantıda Hitler, General Steiner'in taarruzundan umudu kesti.Pada konferensi militer tanggal 22 April, Hitler mempertanyakan serangan Steiner.
Bir gün toplantıdayken annesinin rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığını öğrenir.Belum sempat menjawab, Safina mendapat kabar kalau ibunya masuk rumah sakit.
Hermann Göring ve Heinrich Himmler toplantıda yoktu.Hermann Göring và Heinrich Himmler cùng liên kết với nhau để chống lại Röhm.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.この全ての大会で監督を務めた。
İlgili Sayfalar