toplantıda ile cümle

toplantıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Jeźli się też o czem inszem pytacie, to się może w porządnem zgromadzeniu odprawić.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.만일 그 외에 무엇을 원하거든 정식으로 민회에서 결단할지라
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Men har I noget å kreve i andre saker, da skal det bli avgjort i lovlig tingmøte.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Men have I noget Forlangende om andre Sager, så vil det blive afgjort i den lovlige Forsamling.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Och haven I något att andraga som går därutöver, så må sådant avgöras i den lagliga folkförsamlingen.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Pakli čeho jiného hledáte, i toť můž v pořádném svolání obce skoncováno býti.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Se poi desiderate qualche altra cosa, si deciderà nell'assemblea ordinaria
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Ví bằng các ngươi có nài việc khác nữa, thì khác quyết định việc đó ở trong hội đồng theo phép.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Ví_bằng các ngươi có nài việc khác nữa , thì khác quyết_định việc đó ở trong hội_đồng theo phép .
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Wollt ihr aber etwas anderes handeln, so mag man es ausrichten in einer ordentlichen Gemeinde.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Y si buscáis alguna otra cosa, será deliberado en legítima asamblea
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.Εαν δε ζητητε τι περι αλλων πραγματων, εν τη νομιμω συνελευσει θελει διαλυθη.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.А если вы ищете чего-нибудь другого, то это будет решено в законном собрании.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.А коли чого иншого допевняєтесь, то у законному зборі розсудить ся.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.И като рече това, разпусна събранието.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.ואם תבקשו דבר אחר שפוט ישפט בקהל כפי החק׃
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.‎وان كنتم تطلبون شيئا من جهة امور أخر فانه يقضى في محفل شرعي.
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.你 們 若 問 別 的 事 、 就 可 以 照 常 例 聚 集 斷 定
Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda çözümlenmesi gerekir.你 們若問別 的 事 、 就 可以 照常 例 聚集 斷定
Şu an toplantıdayım.Acum sunt la adunare.
Şu an toplantıdayım.Con đang ở buổi tiệc ạ.
Şu an toplantıdayım.Ich bin jetzt beim Zusammentreffen.
Şu an toplantıdayım.Ik ben nu bij de bijeenkomst.
Şu an toplantıdayım.Jag är i firandet nu.
Şu an toplantıdayım.Jeg er til samlingen nu
Şu an toplantıdayım.Jestem teraz na zebraniu klasy.
Şu an toplantıdayım.Je suis à la fête là.
Şu an toplantıdayım.Saya ada di acara perpisahan sekarang.
Şu an toplantıdayım.Som na stretnutí.
Şu an toplantıdayım.Sto al raduno ora.
Şu an toplantıdayım.Είμαι στη συγκέντρωση τώρα.
Şu an toplantıdayım.На купона за завършването съм.
Şu an toplantıdayım.Я сейчас на вечеринке.
Şu an toplantıdayım..אני במסיבת הסיום עכשיו
Şu an toplantıdayım.انا في الاجتماع الان
Şu an toplantıdayım.そうなんですか? よかったですね!
Tekrar Kadir Allah'a, bana bu toplantıda yer alma şansı verdiği için teşekkür ederim.Je remercie Dieu tout-puissant d'avoir encore une fois la chance de participer à cette réunion.
Tekrar Kadir Allah'a, bana bu toplantıda yer alma şansı verdiği için teşekkür ederim.我々は、全人類の地域と、国家の生活を向上するために
Toplantıdan bir kaç ay sonra,Mais c'était le début de quelquechose. Quelques mois apres notre rencontre, il m'a dit :
Toplantıdan bir kaç ay sonra,Μερικούς μήνες μετά την συνάντηση είπε:
Toplantıdan bir kaç ay sonra,Через декілька місяців після зустрічі він сказав:
Toplantıdan bir kaç ay sonra,بعد عدت أشهر بعد المقابلة قال" نيت سبارك فن
Toplantıdan çıkabilirsin.Vous pouvez sortir de la réunion.
Toplantıdan çıkan sonuçlarConclusions de la réunion
Toplantıdan çıkan sonuçlarKromě formálních opatření je
Toplantıdan çıkan sonuçlarПълна готовност за бъдещето
Toplantıdan çıkıp gittim.Egy megbeszélésről jöttem ki.
Toplantıdan çıkıp gittim.Je viens juste de sortir au milieu d'une réunion.
Toplantıdan çıkıp gittim.Ε;
Toplantıdan çıkıp gittim.لقد خرجت للتو من الاجتماع
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Chcieliśmy po prostu przedstawić cokolwiek na spotkaniu.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Cơ bản chúng tôi ghép một vài thứ lại để vượt qua buổi họp.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Di fatto abbiamo messo assieme qualcosa per superare quell'appuntamento.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.기본적으로 일단 그 결과보고를 통과하기 위해서 모든 노력을 다 쏟은 겁니다.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Lo que logramos fue para pasar la prueba.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Practic, am încropit ceva pentru a trece cu bine de întalnire.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik. Şimdi sizin için durumu biraz toparlayacağım.בעצם חיברנו משהו יחדיו כדי לעבור את הפגישה.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.We moesten iets voor elkaar krijgen voor de vergadering.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Βασικά συναρμολογήσαμε ένα υλικό για να παρουσιάσουμε στη σύσκεψη.
Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik.Ми просто склали щось докупи, щоб пережити цю зустріч.
İlgili Sayfalar