toplantıda ile cümle
toplantıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Maka aku akan bersyukur kepada-Mu di tengah umat-Mu, dan memuji nama-Mu dalam pertemuan mereka
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Niin minä kiitän sinua suuressa seurakunnassa, ylistän sinua paljon kansan keskellä.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Şi eu Te voi lăuda în adunarea cea mare, şi Te voi slăvi în mijlocul unui popor mare la număr.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Slavil te bom v velikem zboru, med ljudstvom obilim bom te hvalil.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Te confesaré en la gran congregación; te alabaré en medio de un pueblo numeroso
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Ti loderò nella grande assemblea, ti celebrerò in mezzo a un popolo numeroso
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Tôi sẽ cảm tạ Chúa trong hội lớn, Ngợi khen Ngài giữa dân đông.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Tôi sẽ cảm_tạ Chúa trong hội lớn , Ngợi_khen Ngài giữa dân đông .
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Εγω θελω σε υμνει εν μεγαλη συναξει μεταξυ πολυαριθμου λαου θελω σε υμνει.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Аз ще те славословя в голямо събрание, Ще Те хваля между многочислени люде.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.אודך בקהל רב בעם עצום אהללך׃
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.احمدك في الجماعة الكثيرة في شعب عظيم اسبحك.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.我 在 大 會 中 要 稱 謝 你 、 在 眾 民 中 要 讚 美 你
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.我 在 大會 中 要 稱謝 你 、 在 眾民 中 要讚 美 你
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Al final de una reunión bastante exasperante, lo que dijo el director de NIH es,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,A nagyon ingerült hangulatú megbeszélésünk végén, a NIH igazgatója csak ennyit mondott,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,A na koniec veľmi popudlivého stretnutia, čo riaditeľ NIH povedal, bolo
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,E alla fine di una riunione molto impegnativa, quello che il direttore di NIH ha detto è
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,En aan het einde van een erg kritische bijeenkomst is dit wat de NIH directeur zei:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Et à la fin de cette réunion houleuse, ce que le directeur du NIH a dit est,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,I na koniec bardzo drażliwego spotkania, dyrektor NIZ powiedział:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,I slutet av ett väldigt kämpigt möte, sa NIH-chefen följande,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Koettelevan tapaamisen päätteeksi NIH:n johtaja sanoi:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,La finalul unei întâlniri destul de încordare, directorul Institutului a spus că
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Na konci rozhádané schůze ředitel NIH řekl,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,매우 짜증스러웠던 회의 끝에, NIH 책임자가 했던 말은,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,No fim de um encontro muito exasperante, o diretor do NIH disse:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Und am Ende eines sehr gereizten Meetings, sagte der NIH Dirketor:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Và vào cuối buổi gặp gỡ cáu kỉnh đó vị giám đốc NIH nói
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,Και στο τέλος μιας πολύ δύσκολης συνάντησης, αυτό που είπε ο διευθυντής το ΕΙΥ είναι,
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,В края на една много сприхава среща, ето какво каза директорът на Националния здравен институт:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,И в конце этой очень раздражительной встречи, Директор института сказал:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,בסופה של ישיבה עצבנית מאד מה שמנהל ה NIH אמר הוא
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,وفي نهاية تلك المقابلة المثيرة للأعصاب كان ما قاله المدير هو:
Çok aksi bir toplantıdan sonra, bize söylediği,所長が言いました "君の話は壮大すぎて気が進まない"
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.En ole koskaan ollut tällaisessa tapahtumassa.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Ich war noch nie bei so einem Treffen.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Ik ben nog nooit bij een samenkomst zoals deze geweest.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Io non ho mai visto un convegno come questo.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Jag har aldrig varit på en sån här sammankomst.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Jeg har aldrig været til en sammenkomst som denne.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Je ne m'étais jamais retrouvé au sein d'une telle assemblée,
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.이는 제게 대단한 겁니다. 저는 이런 모임에 와 본 적이 없습니다.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nie byłem nigdy wcześniej na takim spotkaniu.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nikdy jsem nebyl na takovém shromáždění jako je toto.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nikoli nisem bil vklučen v podobno srečanje kot je to.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nu am mai fost într-o asemenea întrunire.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nunca he estado con un grupo de personas así.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Saya belum pernah berada dalam pertemuan seperti ini.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Sosem voltam még hasonló összejövetelen.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Δεν έχω ξαναβρεθεί σε άλλη παρόμοια συνάθροιση.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Никога не съм бил на такова събиране.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Я ніколи не брав участь у таких зборах.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.וזה היה מדהים בשבילי. מעולם לא הייתי בכינוס כזה.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.و هذا أمرا مذهلا بالنسبة لي. فلم يسبق لى أبدا التواجد فى تجمع كهذا.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.こんなにも自分の可能性を広げる講演者を見たのは初めてで
Eğer toplantıda 10 kişi varsa, bu 10 saatlik bir toplantıdır, bir saatlik değil.회의 참석자가 10명이라면, 그 회의는 1시간 짜리가 아니라 10시간 짜리입니다.
Eğer toplantıda 10 kişi varsa, bu 10 saatlik bir toplantıdır, bir saatlik değil.1時間の会議を一回開くために効率いい仕事を
Eğer toplantıda 10 kişi varsa, bu 10 saatlik bir toplantıdır, bir saatlik değil.Ak tam máme 10 ľudí, tak to je 10 hodinový míting, a nie jednohodinový.
Eğer toplantıda 10 kişi varsa, bu 10 saatlik bir toplantıdır, bir saatlik değil.Als er 10 mensen deelnemen, is het een tien-uurs-meeting, geen één-uurs.
İlgili Sayfalar