toplanmış ile cümle

toplanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Groene berg wortels thee, en de rijstcakes met groenten.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Radacini de ceai verde pe gratar, si prajiturile de orez cu legume.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Radici di tè verde di montagna grigliate e gnocchi di riso con verdure.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Teh hijau bakar dari akar tumbuhan pegunungan, dan kue nasi dengan sayuran.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Trà xanh và bánh gạo với rau cho chị.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Ψητές πράσινες ρίζες τσαγιού βουνού, και κέικ από ρύζι με λαχανικά.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Обжаренные корнеплоды высокогорного зеленого чая и рисовые пирожные с овощами.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.شاي جذور جبل الاخضر المشوي..وكعك الارز مع الخضار
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.鮭を焼いて胡椒をかけずに
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.A doua zi, Pavel a mers cu noi la Iacov, şi toţi presbiterii s'au adunat acolo.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.A drugi dan je šel Pavel z nami k Jakobu, kjer so se sešli vsi starejšine.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Al día siguiente, Pablo entró con nosotros para ver a Jacobo, y todos los ancianos se reunieron
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.A na druhý deň vošiel Pavel s nami k Jakobovi, a prišli ta i všetci starší.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.A nazajutrz wszedł z nami Paweł do Jakóba, gdzie się byli wszyscy starsi zeszli.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Besoknya Paulus pergi bersama-sama kami mengunjungi Yakobus; semua pemimpin-pemimpin jemaat ada di situ juga
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Bữa sau , Phao-lô đi với chúng_ta tới nhà Gia-cơ ; có hết_thảy các trưởng_lão nhóm_họp tại đó .
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Bữa sau, Phao-lô đi với chúng ta tới nhà Gia-cơ; có hết thảy các trưởng lão nhóm họp tại đó.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Dagen därefter gick Paulus med oss andra till Jakob; dit kommo ock alla de äldste.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Den næste dag gikk Paulus med oss til Jakob, og alle de eldste kom dit.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Des andern Tages aber ging Paulus mit uns ein zu Jakobus, und es kamen die Ältesten alle dahin.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.De volgende dag gingen wij met Paulus naar Jakobus. Alle christenleiders uit Jeruzalem waren er ook.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Druhého pak dne všel Pavel s námi k Jakubovi, a tu se byli všickni starší sešli.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.그 이튿날 바울이 우리와 함께 야고보에게로 들어가니 장로들도 다 있더라
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Le lendemain, Paul se rendit avec nous chez Jacques, et tous les anciens s`y réunirent.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.L'indomani Paolo fece visita a Giacomo insieme con noi: c'erano anche tutti gli anziani
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Másnap pedig beméne Pál velünk együtt Jakabhoz; és a vének mindnyájan ott valának.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.No dia seguinte Paulo foi em nossa companhia ter com Tiago, e compareceram todos os anciãos.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Og Dagen efter gik Paulus ind med os til Jakob, og alle de Ældste kom derhen.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Seuraavana päivänä Paavali meni meidän kanssamme Jaakobin tykö, ja kaikki vanhimmat tulivat sinne saapuville.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Την δε ακολουθον ημεραν υπηγεν ο Παυλος μεθ' ημων προς τον Ιακωβον, και ηλθον παντες οι πρεσβυτεροι.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.На другой день Павел пришел с нами к Иакову; пришли и все пресвитеры.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.Назавтра прийшов Павел до Якова, прийшли ж і всі старші.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.וממחרת היום נכנס פולוס עמנו אל יעקב ויבאו שמה כל הזקנים׃
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.‎وفي الغد دخل بولس معنا الى يعقوب وحضر جميع المشايخ‎.
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.第 二 天 、 保 羅 同 我 們 去 見 雅 各 . 長 老 們 也 都 在 那 裡
Ertesi gün Pavlusla birlikte Yakupu görmeye gittik. İhtiyarların hepsi orada toplanmıştı.第二 天 、 保羅 同 我 們去見雅各 . 長老 們 也 都 在 那裡
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A drugo soboto se je skoro vse mesto zbralo, da bi slišali besedo Božjo.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A következõ szombaton aztán majdnem az egész város egybegyûle az Isten ígéjének hallgatására,
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Am folgenden Sabbat aber kam zusammen fast die ganze Stadt, das Wort Gottes zu hören.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A nasledujúcu sobotu sa shromaždilo skoro celé mesto počuť slovo Božie.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.A w drugi sabat niemal wszystko miasto się zgromadziło na słuchanie słowa Bożego.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.De volgende sabbat liep bijna de hele stad te hoop om te horen wat er over Jezus Christus zou worden gezegd.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.El sábado siguiente se reunió casi toda la ciudad para oír la palabra de Dios
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Följande sabbat kom nästan hela staden tillsammans för att höra Guds ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Il sabato seguente quasi tutta la città si radunò per ascoltare la parola di Dio
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.În Sabatul viitor, aproape toată cetatea s'a adunat ca să audă Cuvîntul lui Dumnezeu.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.그 다음 안식일에는 온 성이 거의 다 하나님 말씀을 듣고자 하여 모이니
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Le sabbat suivant, presque toute la ville se rassembla pour entendre la parole de Dieu.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Men på den følgende Sabbat forsamledes næsten hele Byen for at høre Guds Ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Ngày Sa-bát sau, gần hết cả thành đều nhóm lại để nghe đạo Chúa.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Ngày_Sa - bát sau , gần hết cả thành đều nhóm lại để nghe đạo Chúa .
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.No sábado seguinte reuniu-se quase toda a cidade para ouvir a palavra de Deus.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Pada hari Sabat berikutnya, hampir semua orang di kota itu datang mendengar perkataan Tuhan
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.På den næste sabbat samlet da næsten hele byen sig for å høre Herrens ord.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.Seuraavana sapattina kokoontui lähes koko kaupunki kuulemaan Jumalan sanaa.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.V druhou pak sobotu téměř všecko město sešlo se k slyšení slova Božího.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.το δε ερχομενον σαββατον σχεδον ολη η πολις συνηχθη δια να ακουσωσι τον λογον του Θεου.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.А другої суботи мало не ввесь город зібрав ся слухати слово Боже.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.А юдеите като видяха множествата, изпълниха се със завист, опровергаваха това, което говореше Павел, и хулеха.
Ertesi Şabat Günü kent halkının hemen hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı.В следующую субботу почти весь город собрался слушать слово Божие.

İlgili Sayfalar