Ana içeriğe geç
Sözlük

toplamak ile cümle

toplamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.kor pedig összegyûjtitek a gyülekezetet, [egyszerûen] kürtöljetek, és ne fújjatok riadót.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Ko se pa sklicuje zbor, tudi trobite, a ne bučno.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Mas quando se houver de reunir a congregação, tocar-se-á sem retinir:
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.men när församlingen skall sammankallas, skolen I icke blåsa larmsignal, utan stöta i trumpeterna.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Men når Forsamlingen skal sammenkaldes skal I blæse på almindelig Vis, ikke Alarm.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Men når menigheten skal kalles sammen, skal I støte i dem og ikke blåse alarm.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Mutta seurakuntaa kokoonkutsuttaessa puhaltakaa torveen, hälytyssoittoa soittamatta.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Quando deve essere convocata la comunità, suonerete, ma non uno squillo di acclamazione
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.sedangkan bunyi yang panjang berarti umat harus berkumpul
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Sin embargo, cuando se convoque a la asamblea, tocaréis, pero no con estrépito
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Vous sonnerez aussi pour convoquer l`assemblée, mais vous ne sonnerez pas avec éclat.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Wenn aber die Gemeinde zu versammeln ist, sollt ihr schlicht blasen und nicht drommeten.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.Οταν δε συγκαληται η συναγωγη, θελετε σαλπιζει, ουχι ομως αλαλαγμον.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.А когато има да се събере събранието, да свирите, обаче, без да засвирите тревога.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.а когда надобно собрать собрание, трубите, но нетревогу;
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.ובהקהיל את הקהל תתקעו ולא תריעו׃
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.واما عندما تجمعون الجماعة فتضربون ولا تهتفون.
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.但 招 聚 會 眾 的 時 候 、 你 們 要 吹 號 、 卻 不 要 吹 出 大 聲
Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın.但 招聚 會眾 的 時候 、 你 們要 吹號 、 卻 不 要 吹出 大聲
Tüm doğrusal denklemlerde yapmamız gereken ilk şey bütün değişkenleri denklemin bir tarafında toplamak.처음해야 할 것은
Uzun kış gecelerinde. Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Dit is mijn enige kans om een verleden te verzamelen, en ik ga het doen.
Uzun kış gecelerinde. Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.긴 겨울 저녁. 이것은 과거를 수집하는 유일한 기회입니다
Uzun kış gecelerinde. Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.To je moja edina priložnost za zbiranje preteklost, in bom, da to storite.
Uzun kış gecelerinde. Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.في أمسيات الشتاء الطويلة. هذه هي فرصتي الوحيدة لجمع الماضية ،
Uzun kış gecelerinde. Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.そして私はそれを行うつもりです。
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Asta însemna că știa că avea doar o singură șansă pentru colectarea datelor.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.A to znamenalo, a ona to věděla, že má při shromažďování dat pouze jeden pokus.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Dan itu artinya dia hanya memiliki satu kesempatan untuk mengumpulkan data.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.E isso significava que ela sabia que tinha apenas uma oportunidade para recolher os seus dados.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.E questo significava che aveva una sola possibilità per raccogliere i dati.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Et cela signifiait qu'elle savait qu'elle n'avait droit qu'à une seule tentative pour collecter ses données.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Ez pedig azt jelentette, hogy tudta, mindössze egyetlen esélye van arra, hogy az adatokat megszerezze.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.그리고 그것이, 자신에게, 자료를 수집할 '단 한 번의' 기회를 의미한다는 걸 알고 있었습니다.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.lo que implicaba que tendría una única oportunidad para recolectar sus datos.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Och hon visste att detta var hennes enda chans att samla ihop sina data.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Und das hieß, sie wußte, sie hatte nur einen Versuch um ihre Daten zu sammeln.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Và điều đó có nghĩa là cô ấy biết mình chỉ có một cơ hội trong việc thu thập dữ liệu.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Ze had dus maar één kans om haar gegevens te verzamelen.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Ήξερε ότι είχε μόνο μία ευκαιρία να συγκεντρώσει τα δεδομένα της.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Тя знаеше, че това означаваше, че има само един шанс да събере нужните данни.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Це означало, що для збору даних Еліс мала лише одну спробу.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.Это означало, что для сбора данных у Элис была лишь одна попытка.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.פירוש הדבר היה שהיא הבינה שיש לה רק ניסיון אחד לאיסוף נתונים.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.وذلك يعني أنها علمت بأنه لديها فرصة واحدة فقط لجمع البيانات.
Ve bunun veri toplamak için tek şansı olduğu manasına geldiğini biliyordu.一回のみということを意味していました しかし何を探せばいいのかまったくわかりません
Ve bunu yaparken bir sayıyla toplamakAsi už víte výsledek, ale i tak to nakreslím.
Ve bunu yaparken bir sayıyla toplamak이미 답을 아실 수 있겠지만 일단 제가 한번 그려볼게요
Ve bu şekilde yazarsam vektörleri toplamak gerçekten çok kolay olur.И на самом деле, складывать вектора очень просто.
Ve bu şekilde yazarsam vektörleri toplamak gerçekten çok kolay olur.ככה קל לחבר וקטורים.
Ve insanlar şimdi bu dünyadan toplamakla meşgüller, ve infak etmezler.Pero ahora, la gente se mantiene ocupada acumulando riquezas de este mundo y no las gastan.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.A internet je skvělý pro sběr slov, protože internet je plný sběratelů.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.E a Internet é ótima para recolher palavras, porque a Internet está cheia de colecionadores.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.E Internet è perfetto per collezionare le parole, perché Internet è pieno di collezionisti.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.E Internet es maravilloso para juntar palabras, porque Internet está lleno de coleccionistas.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.És az internet nagyszerű hely a szavak gyűjtésére, mert az interneten hemzsegnek a gyűjtők.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.Het internet is fantastisch voor het verzamelen van woorden, want het internet zit vol verzamelaars.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.Internet est génial pour collectionner les mots, parce qu'Internet est rempli de collectionneurs.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.Internet je zelo prikladen za zbiranje besed, saj je poln zbiralcev.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.Jest niezastąpiony w zbieraniu słów, bo pełen jest kolekcjonerów.
Ve İnternet kelimeleri toplamak için mükemmel, çünkü İnternet toplayanlarla dolu.인터넷은 단어 모으기에 굉장히 좋아요. 온갖 단어가 다 있죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod