Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Le peuple se répandit dans tout le pays d`Égypte, pour ramasser du chaume au lieu de paille.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Maka pergilah orang Israel menjelajahi seluruh tanah Mesir untuk mengumpulkan jerami
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Niin kansa hajosi pitkin Egyptin maata keräämään pehkuja olkien asemesta.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Poporul s'a răspîndit în toată ţara Egiptului, ca să strîngă mirişte în loc de paie.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Vtedy sa rozbehol ľud po celej Egyptskej zemi, aby trhal strnište miesto slamy.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Zo ging het volk overal heen om stro te zoeken.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Και διεσπαρη ο λαος καθ' ολην την γην της Αιγυπτου, δια να συναγη καλαμην αντι αχυρου.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.Затова, людете се разпръснаха по цялата Египетска земя да събират слама вместо плява.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.И рассеялся народ по всей земле Египетской собирать жниво вместосоломы.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.ויפץ העם בכל ארץ מצרים לקשש קש לתבן׃
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.فتفرّق الشعب في كل ارض مصر ليجمعوا قشا عوضا عن التبن.
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.於 是 百 姓 散 在 埃 及 遍 地 、 撿 碎 秸 當 作 草
Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.於是 百姓 散 在 埃及 遍地 、 撿碎 秸當 作 草
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.A kňazi pristali na to, aby nebrali peňazí od ľudu ani aby neopravovali trhlín domu.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.a papok beleegyeztek, hogy [többé] semmi pénzt nem vesznek el a néptõl, és nem javítják ki a ház romlásait.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.In duhovniki so privolili, da niso več jemali denarja od ljudstva, a hiše tudi niso popravljali.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Jemuž povolivše kněží, nebrali peněz od lidu, ani neopravovali domu.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.제사장들이 다시는 백성에게 은을 받지도 아니하고 전 퇴락한 것을 수리하지도 아니하기로 응락하니라
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Los sacerdotes consintieron en no tomar dinero del pueblo, ni reparar las grietas del templo
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Những thầy tế lễ ưng không thâu bạc nơi dân sự nữa, và không lãnh sửa sang các nơi hư nứt của đền.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Những thầy tế_lễ ưng không thâu bạc nơi dân_sự nữa , và không lãnh sửa_sang các nơi hư nứt của đền .
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.Und die Priester willigten darein, daß sie nicht vom Volk Geld nähmen und das Baufällige am Hause besserten.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.И согласились священники не брать серебра у народа на исправление повреждений в храме.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.ויאתו הכהנים לבלתי קחת כסף מאת העם ולבלתי חזק את בדק הבית׃
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.فوافق الكهنة على ان لا يأخذوا فضة من الشعب ولا يرمّموا ما تهدّم من البيت.
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.眾 祭 司 答 應 不 再 收 百 姓 的 銀 子 、 也 不 修 理 殿 的 破 壞 之 處
Böylece kâhinler halktan para toplamamayı ve tapınağın onarım işlerine karışmamayı kabul ettiler.眾 祭司 答 應 不 再 收 百姓 的 銀子 、 也不 修理 殿 的 破壞之處
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.2x와 상수 1은 분명 다르지요 그래서 동류항인 x끼리만 계산해야 하는것입니다
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Esses são dois X's esse aqui é somente o número um Então você na verdade só tem que adicionar os X's
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Ez itt 2x, ez pedig csak egy 1-es. Tehát nekünk csak az x-eket kell összeadnunk.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Her er x'er og det andet er bare et tal. Vi kan kun lægge x'erne sammen.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Ici on a deux x, alors que là c'est juste le nombre 1.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Quelle sono due X, questo è solo il numero uno. Così non resta davvero che mettere le X insieme
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Tohle jsou 2x, a tohle je jen číslice 1. Takže můžete sečíst jen ty x.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.To są 2 iksy, a to liczba 1. Można jednak dodać same iksy.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Тези са две хикс, това е просто 1. Така че наистина ще трябва да си добавите хиксовете първо.
Bu 2 x, bu sadece 1 sayısı. x'leri toplamak zorundasınız.Це є 2х, а це просто число 1 Просто потрібно додати х
Bu, altuzayın toplama işlemine göre kapalı olduğu anlamına geliyor. -E o último requisito, você vai se lembrar, é que subespaços são fechados para a multiplicação.
Bu, altuzayın toplama işlemine göre kapalı olduğu anlamına geliyor. -이것은 부분공간들은 더하는 것으로 계산이 가능해집니다
Bu, altuzayın toplama işlemine göre kapalı olduğu anlamına geliyor. -اذاً دعونا نفترض ان الفضاءات الجزئية تغلق اطار الجمع
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.이 도구를 사용하기 위하여 로그인 할 필요도 없으며, 이 자료를 바탕으로 새롭고 흥미로운 발견도 하실 수 있습니다.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.Nemusí se nikam přihlašovat; můžou data hned čerpat a hledat, co je zajímá.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.Ni siquiera deben registrarse para usar esta herramienta para analizar los datos y encontrar algo interesante.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.Non serve registrarsi per usare questo strumento, analizzare i dati e trovare cose interessanti.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.אין צורך אפילו להתחבר כדי להשתמש בכלי זה, לחפור במידע, למצוא עם זה דברים מעניינים.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.بل ليس عليهم حتى التسجيل لإستخدام هذه الأداة ، نقب في تلك المعلومات واحصل على ما تبحث عنه.
Bu aracı kullanmak, veri toplamak, ilginç şeyler keşfetmek için giriş bile yapmaları gerekmiyor.興味あることを発見するのにログインは不要です 次にデータの統合方法をご紹介します
Bu aslında bir üslü sayılar kuralı Bunun adı nedir? Üslü toplama kuralı - Aslında bilmiyorumC'est juste une règle des exposants. comment s'appelle-t-il ? je ne sais pas.
Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -그 두 다항식이 서로 같은 것일 뿐이죠 F.O.I.L을 이용해서 풀어도 되고
- Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -Vi ganger altså to toleddede størrelser sammen, og de to størrelser er ens.
Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -وهما في الواقع نفس العبارة ويمكنك ان تستخدم FOIL
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Aceasta este singura mea şansă de a colecta un trecut, şi am de gând să o fac.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.C'est ma seule chance de recueillir un passé, et je vais le faire.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Das ist meine einzige Chance, eine Vergangenheit zu sammeln, und ich werde es tun.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Đây là cơ hội duy nhất của tôi để thu thập một quá khứ, và tôi sẽ làm điều đó.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Detta är min enda chans att samla in en tidigare, och jag kommer att göra det.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Dette er min eneste chance for at indsamle en fortid, og jeg har tænkt mig at gøre det.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Ez az egyetlen esélye összegyűjteni a múlt, és én fogom csinálni.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Ini adalah satu-satunya kesempatan saya untuk mengumpulkan masa lalu, dan aku akan melakukannya.
Bu, bir geçmiş toplamak için tek şansı, ve bunu yapmak için gidiyorum.Questa è la mia unica possibilità di raccogliere un passato, e ho intenzione di farlo.