Ana içeriğe geç
Sözlük

toplama ile cümle

toplama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
II. Dünya Savaşı sırasında Dachau toplama kampının bir alt kabini burada bulundu.Trong thời kỳ thế chiến 2, một trại phục của trại tập trung Dachau nằm ở đây. ^
1) Tam sayılar kümesi ve üzerindeki toplama işlemi, bir Abel grubudur.Figure 9: Pha của bộ khuếch đại phản hồi AFB theo độ và bộ khuếch đại vòng hở tương ứng AOL.
Şarkı ayrıca 1995 yılında yayınlanan ballad toplama albümü Something to Remember'da da yer almıştır.Bài hát cũng xuất hiện trong album tuyệt phẩm ballad của cô, Something to Remember (1995).
Flossenbürg toplama kampındaki bir yan kampı burada yer aldı.Trong đệ nhị thế chiến, một phân trại của trại tập trung Flossenbürg nằm ở đây.
Toplama sembolü "artı" (+) ile ifade edilir.Ký hiệu của phép cộng là "+".
Toplama bir mahalledir.Quận nằm ở Tân Giới.
Büyük büyük dedesinin zırhı alabilmek için sembolleri toplaması gerekmektedir.Có người cho rằng Hồ Quý Ly cần thu đồng để đúc vũ khí.
Ancak arabanın yakıtı yoktur ve etraftan yakıt bidonlarını toplamaları gereklidir.Cơ chế cháy của nhiên liệu phản lực không đòi hỏi nhiên liệu phải có những phẩm chất cao của xăng.
12- Grup, para toplamaya saplantılı bir şekilde önem verir.Nó yêu cầu: là tiền được phân loại đúng không?
Birçok esir sonradan fidye toplamak üzere Kıbrıs'a getirilmişti.Một số nạn nhân đã bị bắt cóc để đòi tiền chuộc.
Baba, kendisini kurtarmanın tek yolu olarak, hayat ağacından su toplamak olduğunu söyler.村の医者は、父を救うための唯一の方法は木から命の水を集めることだと言う。
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.これを集めていくのが醍醐味である。
Üvey anne bir gün çocukları kenger (bir tür yer sebzesi) toplamaları için dağa gönderir.山内尼は為義の孫頼朝の乳母を務める。
Sigurður, "Penis toplamak herhangi bir şey toplamak gibidir.」シグルズールによれば、「陰茎標本をコレクションするのは、他の物をコレクションするのと同じです。
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.だが肝心な証拠を掴めなかった。
Masrafları karşılayabilmek için pek çok para toplama etkinliği, müzayede ve yardım konserleri düzenlenir.そのため多くの募金、オークション、コンサートがその費用を助けるために開催された。
A Collection of Great Dance Songs, 1981'de yayınlanan bir Pink Floyd toplamasıdır.『時空の舞踏』 (A Collection Of Great Dance Songs) は、1981年に発表されたピンク・フロイドのアルバム。
Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.全てを手に入れた者は、この世界を統べることができるという。
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.ゴミの持ち込みが難しい高齢者には2ヶ月に1度ゴミの回収を行っている。
Ancak, hemen kendine gelip gücünü toplaması gerekecektir, çünkü arkadaşları büyük bir tehlike içindedir.今は当たってすぐ懐に入ろうとするから、大きな相手には引っ張り込まれてしまう。
Bu ateş toplamaları, ileri doğru kaydırılarak ilerleyen kuvvetleri destekleyecektir.これにより、穢れを祓う白銀の炎を自在に操れるようになる。
Vergi toplama yetkileri de bulunur.税理士資格も有する。
Her türlü bilgi ve haberi toplamakla görevlidir.各ニュースや情報のリサーチを担当している。
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.公安調査庁 - 公安調査庁による情報収集の対象団体とされている。
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.資金集めの方法などを考えた。
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.国旗は実在のイタリアの国旗から赤地を太くしたもの。
Lost Change, Amerikalı müzisyen Will.i.am'ın ilk toplama albümü.ロスト・チェンジ(Lost Change)は、ウィル・アイ・アムのファーストアルバムである。
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.アウシュヴィッツだけでも400万人のユダヤ人が虐殺されています。
Erkekler de taraftar toplamaya başladı./(25,1,6-8).門人たちが集い労わる。
Ancak arabanın yakıtı yoktur ve etraftan yakıt bidonlarını toplamaları gereklidir.こうした車種では燃料コックがなく、代わって燃料計が装備されるのが一般的となった。
Üçüncü evre, 2020'den önce Ay'dan toprak numunelerini toplamayı içermektedir.第二段階は2010年までに着陸機を送り込み、第三段階は2020年までに月の土壌サンプルを地球に持ち帰る予定とされた。
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.しかしこれら一連の計画を完了するための資金を十分に調達することはできなかった。
Kısa süre sonra ise "Parka" toplaması yayınlandı.それから程なく、『鏡の影』は絶版にされた。
Japon asıllı ABD vatandaşları ve ABD'de ikamet eden Japonlar toplama kamplarına sevkedilmişlerdir.日本の民間人や、市内に下宿していた日本軍人も拘束の対象となった。
Birçok Belçika Yahudisi başta Auschwitz olmak üzere toplama kamplarına gönderildi.ほとんどのユダヤ人がアウシュヴィッツ強制収容所へ送られることになるのを彼は知っていた。
Daha sonra bu toplamadaki 3 CD yeni kapaklarıyla tekrar piyasaya sürüldü.後に3枚のCDにまとめられて発売された。
Bahçelerde çiçek toplamayı sever.花を植えたり、庭の手入れをするのが好きである。
Mal toplamaya düşkündü.金を集めることに執着している。
Görevi henüz yeni kurulmuş olan Alman İşçi Partisi (DAP) hakkında bilgi toplamaktır.彼に割り当てられた任務は革命政権を支持する兵士達への政治宣伝と、その一方で台頭しつつあったドイツ労働者党 (DAP) の調査であった。
2012 yılında GOOD Music toplama albümü Cruel Summer'da yer aldı.そして2012年には自身のレコードレーベルGOOD Musicのコンピレーションアルバム、『Cruel Summer』をリリースした。
Gerçeğe ulaşmanın tek bir yolu vardı: Yeni kanıtlar toplamak.自分が頼んだ唯一の事は、事実関係を調査するコミッションを開くことだった。
Sonunda 3000'in üzerinde nesne ve 60 sözlü öykü toplamayı başarmıştır.3000の種を同定し、300にのぼる論文を執筆した。
Sistova Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu, Sırplara yerel vergileri toplama hakları verdi .戦後、オスマン帝国はセルビア人に現地での徴税権を与えた。
Mantar toplama da köylüler için zevkli bir uğraştır.藁人形は農民の喜びの象徴である。
Örneğin; 7'nin toplamaya göre tersi -7'dir.再生をする場合 7#を押す。
Octopus - Best Of Syd Barrett, 29 Mayıs 1992'de çıkan bir Syd Barrett toplamasıdır.(2019年1月) 《Octopus: The Best of Syd Barrett》是1992年5月29日发行的西德·巴雷特创作的单曲汇编的精选集。
Warped Tour 2008 sırasında, Keep A Breast Foundation'a para toplamak için göğüslerinin kalıbını çıkarttı.2008年Warped巡回期间,她用她的双乳做了一个模具,为保住乳房基金会(英语:Keep A Breast Foundation)筹集资金。
Cesàro, 1887'de (C, n) toplamasını tanımlamaya çok yaklaşmış ama sınırlı sayıda örnekler vermiştir.在1887年,切萨罗已经接近于陈述出(C, n)求和的定义了,但是他只给出了少量的例子。
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.强化学习主体的目标,是得到尽可能多的奖励。
Doğrudan vergi toplama Antik Yunanistan'da yaygınlaşmiş bir olgu değildi.在古希臘,直接稅並不是相當發達。
İnsan kaynaklı (HUMINT) ham istihbarat bilgilerini toplamaktadır.以舉人納貲為知縣,累官至知府。
İmha kampları sık sık Dachau ve Belsen’deki toplama kamplarıyla karıştırılır.灭绝营常常与集中营相混淆,如达豪集中营和贝尔森集中营。
Yüzey toplamalarına göre tek tabakadan oluşan bir yerleşmeden söz edilmektedir.例如,假設一個彈珠被約束地只能移動於一個直立的圓圈。
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.联合情报处(JIB),负责收集政治情报。
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.我需要做的只是把它们结合在一起。
Özellikle iki bölüm tarafından yönetilir: Toplama ve Prodüksiyon.通常分为两类:延伸和复制。
Yerel otoritelerin yardımıyla toplama kamplarını kurup yargı dışı mahkûmiyetlere, muhaliflerle başladılar.他们与地方当局一道设立法外集中营,关押异议人士。
Kyhber aslında Ben 10'in uzaylı avcılarının DNA'larını toplamaktadır.巴托洛若鰺會吃飛旋海豚的排出物。
Doktor Aribert Heim, Mauthausen toplama kampı'nda benzer tıbbi deneylerde bulundu.軍醫艾瑞伯特·海姆在茅特豪森-古森集中營進行了類似的醫學實驗。
Cinayetin haraç toplamak isteyen bir gasp çetesi tarafından işlendiği ortaya çıkarıldı.為了找回一連串的殺人事件的兇器而追捕兇手。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod