Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom Mary'nin kestaneleri toplamasına yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary pick up chestnuts.
Tom yeni bir yetimhane için para toplamaya yardım etmeye gönüllüydü.Tom volunteered to help raise money for a new orphanage.
Kimse kayıp şeyleri toplamaz.Nobody collect the lost things.
Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.I have not yet collected sufficient materials to write a book.
Erkek kardeşim pul toplamayı sever.My brother likes to collect stamps.
Jane 20 yaşındayken oyuncak ayı toplamayı durdurdu.Jane stopped collecting teddies at the age of 20.
Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.It took me ages to pack up my suitcases.
Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.He's not smart enough to add numbers in his head.
Birkaç çiçek toplamalıyım.I have to pick some flowers.
Tom zeminden bir şey toplamak için eğildi.Tom bent down to pick up something off the floor.
Bekle. Sadece kafamı toplamama izin ver.Hold on. Just let me collect my thoughts.
Odana gidip eşyalarını toplamanı istiyorum.I want you to go to your room and pack your things.
Çilek toplamak için gittik.We went to gather strawberries.
Toplama doğru ama çıkarmanda bir hata var.The addition is correct, but there is an error in your subtraction.
Hizmetçiye yatakları toplamasını söyle.Tell the maid to make the beds.
Esirler, toplama kampından kaçtı.The prisoners fled from the concentration camp.
Herhangi bir resmi kıyafet toplamadım.I didn't pack any formal clothes.
Çiçekleri toplamayabilirsin.You may not pick the flowers.
Elmalar henüz toplamak için hazır değil.The apples are not ready to pick yet.
O, bağış toplama çabalarından sorumluydu.He was in charge of the fundraising efforts.
Biz şu anda o elmaları toplamalıyız, yoksa çürürler.We have to pick those apples right now, otherwise they'll decay.
Tom birkaç elma toplamak için merdivene çıktı.Tom went up the ladder to pick some apples.
Yahudiler toplama kamplarına ilk ne zaman yollanmıştı?When were Jews first sent to the concentration camps?
Yahudiler toplama kamplarına ilk ne zaman gönderilmişlerdi?When were Jews first sent to the concentration camps?
Cesaretimi toplamama ve Mary'yi bir sinemaya davet etmeme rağmen, o beni atlattı.Even though I summoned my courage and invited Mary to a movie, she gave me the slip.
Çiçeklikten çiçek toplamaya gitmeyin yoksa yakalanacaksınız.Don't go picking the flowers in the flower bed, or else you'll be caught.
Valizimi toplamama yardım eder misin?Will you help me pack my suitcase?
Hayır işin için para toplamana yardımcı olacağım.I'll help you raise money for your charity.
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?Are the cherries ripe enough to pick?
Hobim, saat toplamaktır.My hobby is collecting watches.
Rosmah klozet toplamayı sever.Rosmah likes to collect toilet bowls.
Onun hobisi eski paraları toplamaktı.Her hobby was to collect ancient coins.
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Tom left his bed unmade.
Posta pullarını aramayı ve toplamayı seviyorum.I like looking for and collecting postage stamps.
Tom'un büyükbabası bir toplama kampı kurtulanıydı.Tom's grandfather was a concentration camp survivor.
Şirketimizi toplamak için yeni bir yöneticiye ihtiyacımız var.We need a new director to bring our company together.
Tom düşüncelerini toplamak için bir an durakladı.Tom paused for a moment to collect his thoughts.
Tom, Mary'nin sofrayı toplamasına yardım ediyor.Tom is helping Mary clear the table.
Tom bavulumu toplamama yardım etti.Tom helped me pack my suitcase.
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Onlar taş toplamaya başladılar.They started picking up stones.
Daha fazla veri toplamamız gerek.We need to collect more data.
Tom sırt çantasını toplamaya başladı.Tom started packing his backpack.
Ben bağış toplama etkinliğini iptal ettim.I've canceled the fundraiser.
Tom düşüncelerini toplamak için durakladı.Tom paused to collect his thoughts.
Bavulunu toplamayı bitirdin mi?Have you finished packing your suitcase?
Ben senin bavullarını toplamam.I don't pack your suitcases.
Senin zeytinlerini toplamam.I don't harvest your olives.
Onların zeytinlerini toplamam.I don't harvest their olives.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Dan, Linda'nın, elbiselerini toplamasına bile izin vermedi.Dan didn't even let Linda collect her clothes.
Dan'ın toplama arabalarla dolu bir garajı vardı.Dan had a garage full of collection cars.
Hiç kimse, tüm ilgiyi üzerinde toplamaya çalışan tiplerden hoşlanmaz.Nobody likes attention whores.
Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.Beekeepers remove the honeycomb to collect the honey.
Polis dedektifi DNA testi için numuneler toplamaya çalıştı.The police detective carefully collected samples for DNA testing.
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.They gave me 3 days to pack my bags.
Sadece bana kafamı toplamam için zaman ver.Just let me get my thoughts in order.