toplama kampı ile cümle
toplama kampı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Aile 1944 yılında tutuklandı ve Anne Frank, Bergen-Belsen toplama kampında tifüsten öldü.Keluarganya ditangkap pada 1944, dan Anne Frank meninggal karena tifus di kamp konsentrasi Bergen-Belsen.
Doktor Aribert Heim, Mauthausen toplama kampı'nda benzer tıbbi deneylerde bulundu.Dr. Aribert Heim juga melakukan eksperimen medis serupa di kamp konsentrasi Mauthausen-Gusen.
Hoeryong toplama kampı (Kwalliso No. 22) şehrin 20 km uzağındadır.Kamp konsentrasi Hoeryŏng (Kwalliso No. 22) terletak 20 kilometer (12 mi)* dari kota.
Manzanar Toplama Kampı, 10 toplama kampın ilki olarak kuruldu.Manzanar adalah kamp konsentrasi pertama dari 10 kamp konsentrasi yang pernah dibuat.
1933 - İlk düzenli toplama kampı olan Dachau Toplama Kampı kuruldu.1933 - Kamp konsentrasi Nazi yang pertama di Dachau selesai dibangun.
Şehirde 1938 yılından 1945 yılına kadar varlığını sürdüren Flossenbürg toplama kampı vardı.Di kota ini terdapat kamp konsentrasi Flossenburg yang berdiri antara tahun 1938-1945.
Joachim Peiper Dachau Toplama Kampına gönderildi.Ia kemudian dijebloskan ke Kamp Konsentrasi Dachau.
Jasenovac Toplama Kampı'nda ise 70.000 kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor.Khoảng 80,000 đã bị giết hại tại trại Jasenovac gồm 7,000 trẻ em.
Höss, karısı ve beş çocuğu ile birlikte Auschwitz toplama kampının yanında bir villada yaşadı.Trong thời gian phục vụ ở Auschwitz, ông đã sống cùng vợ và 5 người con trong một căn biệt thự gần đó.
15 İyar - (1945) Dachau toplama kampındaki esirler kurtarıldı.1945 – Holocaust: Quân Mỹ giải phóng trại tập trung Dachau.
II. Dünya Savaşı sırasında Dachau toplama kampının bir alt kabini burada bulundu.Trong thời kỳ thế chiến 2, một trại phục của trại tập trung Dachau nằm ở đây. ^
Flossenbürg toplama kampındaki bir yan kampı burada yer aldı.Trong đệ nhị thế chiến, một phân trại của trại tập trung Flossenbürg nằm ở đây.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.アウシュヴィッツだけでも400万人のユダヤ人が虐殺されています。
Doktor Aribert Heim, Mauthausen toplama kampı'nda benzer tıbbi deneylerde bulundu.軍醫艾瑞伯特·海姆在茅特豪森-古森集中營進行了類似的醫學實驗。
Komando biriminin bir kısmı Salaspils toplama kampında muhafız olarak görev yapıyordu.突擊隊的部分隊員也在薩拉斯皮爾斯集中營(英语:Salaspils concentration camp)內擔任守衛。
1945'te toplama kampında öldü.1944年在集中營被殺害。
Guido, Eliseo Amca ve Giosue zorla trene bindirilip Giosue'nin doğum gününde toplama kampına götürülür.중간 부분에서, 귀도와 그의 삼촌, 조슈아는 조슈아의 생일에 유대인 수용소로 끌려가게 된다.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.בפולין, במחנה ההשמדה אושוויץ לבדו, נרצחו למעלה ממיליון יהודים בתאי הגזים.
Komando biriminin bir kısmı Salaspils toplama kampında muhafız olarak görev yapıyordu.חלק מאנשי הקומנדו אף שימשו כשומרים במחנה הריכוז סלספילס.
Kısa süre sonra, 2 Mayıs 1945'te, Yahudi toplama kampından tutuklu bulunan bir tren Traunstein'dan geçti.זמן קצר לאחר מכן, ב-2 במאי, חלפה רכבת עם עצירים יהודים ממחנות הריכוז דרך טראונשטיין.
Toplama Kampı - 2000 ^יקיר בני ברית – 2000.
Asıl ismi Almanca olarak Lublin toplama kampıdır.שמו הגרמני המקורי של המחנה היה Konzentrationslager Lublin (מחנה ריכוז לובלין).
Belsen toplama kampında Gaz odalarından sorumlu subay olarak atandı.בסוביבור היה אחראי על תאי הגזים שבמחנה.
Ziyareti sırasında azılı Nazi toplama kampı doktoru ve savaş suçlusu Josef Mengele ile tanıştı.Там се запознава и става приятел на нацисткия доктор и военнопрестъпник Йозеф Менгеле.
Önce cezaevine konuldu, ardından Oropo toplama kampına götürüldü.Най-напред е хвърлен в затвора Павяк, а после е пратен в концлагера Аушвиц.
Dachau toplama kampı, Nazi Almanyası'nda açılan ilk toplama kampı.В Дахау е открит първият концентрационен лагер в Германия.
II. Dünya Savaşı sırasında Dachau toplama kampının bir alt kabini burada bulundu.През Втората световна война в града се намира звено от концентрационния лагер Дахау.
Aile 1944 yılında tutuklandı ve Anne Frank, Bergen-Belsen toplama kampında tifüsten öldü.Obitelj je uhićena 1944., a Anne Frank umire od tifusa u koncentracijskom logoru Bergen-Belsen 1945.
1939'un Eylül ayında, Dachau Toplama Kampı'ndan Flossenbürg'a 1.000 siyasi mahkûm transfer edildi.V septembri 1939, tu SS transportovala 1 000 politických väzňov z tábora Dachau.
Temmuz 1941'de, SS muhafızları Flossenbürg toplama kampının dışında 40 Polonyalı mahkûmu vurdu.V júli 1941, zastrelili stráže SS 40 poľských väzňov a to na strelnici za táborom.
9 Nisan 1945 tarihinde Flossenbürg Toplama Kampı'nda asıldı.5. apríla 1945 bol odsúdený na trest smrti, ktorý sa mal vykonať v koncentračnom tábore Flossenbürg.
Flossenbürg toplama kampındaki bir yan kampı burada yer aldı.Zomrel v koncentračnom tábore Flossenbürg.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.V plynových komorách v tábore Auschwitz I bolo zavraždených asi 60 000 ľudí.
Uçakla Viyana'ya, oradan da Mauthausen toplama kampına götürüldü.Zabaleného v koberci ho lietadlom previezli do Viedne a neskôr do koncentračného tábora Mauthausen.
19 Nisan 1944'te Naziler tarafından ailesiyle beraber Auschwitz-Birkenau toplama kampına gönderildi.23. októbra 1944 ju transportovali do koncentračného tábora Auschwitz-Birkenau.
1945 başında, Dachau toplama kampına transfer edildi.Leta 1944 je bil poslan v koncentracijsko taborišče Dachau.
Şubat ve Mart 1936 yılında, Dachau Toplama Kampında daha fazla eğitime katıldı.Med januarjem in marcem 1943 pa so v Tennesseeju opravili še zimsko urjenje.
Flossenbürg toplama kampındaki bir yan kampı burada yer aldı.Tukaj je bila tudi podružnica koncentracijskega taborišča Flossenburg.
Bu yapı Buchenwald Toplama Kampında çalıştırılan birçok mahkûmun hayatına mal oldu.Pogrešata očeta, ki je umrl v koncentracijskem taborišču Buchenwald.
Ayrıca, ele geçirilip tutsakların kurtarıldığı bir toplama kampına giren ilk askerler arasında yer aldı.Jis buvo tarp pirmųjų kareivių, įžengusių į išlaisvintas koncentracijos stovyklas.
Eşi Tola bu yıllarda Majdanek toplama kampında Yahudi Soykırımında can verdi.Egzekucijos ir toliau tęsėsi su likusiais žydais Majdaneko stovykloje.
Dachau Toplama Kampı ile meşhur olmuştur.Miestas garsėja tekilos pramone.
Bu yapı Buchenwald Toplama Kampında çalıştırılan birçok mahkûmun hayatına mal oldu.See ehitus maksis elu Buchenwaldi koonduslaagri paljudele kinnipeetavatele.
Slogan, birçok Nazi toplama kampının girişinde yer almasıyla ün kazanmıştır.Fraas oli kirjas paljude Natsi-Saksamaa koonduslaagrite sissepääsul.
1973'te, Ulusal Stadyum bir toplama kampına dönüştülürdü<1973-ban a nemzeti stadiont koncentrációs táborrá változtatták a katonai puccs alatt, amit az USA támogatott.
1973'te, Ulusal Stadyum bir toplama kampına dönüştülürdü<Em 1973, o Estádio Nacional... ...transformou-se num campo de concentração.
1973'te, Ulusal Stadyum bir toplama kampına dönüştülürdü<Leta 1973 je bil nacioalni stadion spremenjen v koncetracijsko taborišče.
1973'te, Ulusal Stadyum bir toplama kampına dönüştülürdü<בשנת 1973 האיצטדיון הלאומי ,הפך למחנה ריכוז
1973'te, Ulusal Stadyum bir toplama kampına dönüştülürdü<米国に支援された 軍事クーデターによるものです
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Aşa cǎ tatǎl şi mama mea au ajuns într-un fel de lagǎr de concentrare, de muncǎ.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.De tal manera, mi padre y mi madre acabaron en una especie de campo de concentración, de trabajos forzados.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Dus mijn vader en moeder kwamen terecht in een soort concentratiekamp, een werkkamp.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.I tak moi rodzice wylądowali w czymś w rodzaju obozu koncentracyjnego, obozu pracy.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Jadi ayah dan ibu saya akhirnya tinggal di semacam kamp tawanan, kamp kerja paksa.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.그래서 저의 부모님은 강제 수용소 같은 노동 수용소에 가게 되셨습니다.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Môj otec a mama skončili v akomsi koncentračnom tábore, v pracovnom tábore.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Mon père et ma mère se sont retrouvés dans une sorte de camp de concentration, de camp de travail.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Můj otec a matka skončili v jakémsi koncentračním táboře, pracovním táboře.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Per cui mio padre e mia madre finirono in una sorta di campo di concentramento, un campo di lavoro.
Bu yüzden, annem ve babam bir çeşit toplama kampında, işçi kampında kendini buldu.Portanto o meus pai e a minha mãe acabaram numa espécie de campo de concentração, um campo de trabalho.