Ana içeriğe geç
Sözlük

topa ile cümle

topa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rocky ise birkaç defa yere düşsede tekrar toparlanmıştır.Nicméně i následně byl viklan ještě několikrát ze svého lůžka shozen a opětovně umístěn zpět.
2003 yılında Mäenpää, 1995'ten beri üzerinde çalıştığı şarkıları toparlamaya başladı.În 2003, Mäenpää a început să strângă compozițiile la care lucra din 1995.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a sărit împingând mingea în poartă pe lângă portarul lui Espanyol Carlos Kameni.
Deveci ve deve oyunu, topal oyunu oynanır.Tuco și Joe joacă un joc periculos.
Tekrar toparlanan 6. Ordu Stalingrad'a girmeye başladı.După aceasta, Armata a 6-a a înaintat spre Stalingrad.
Bir müddet sonra Mustafa Topaloğlu firmadan ayrıldı.Cu mult mai înainte Pompei fugise în tabără.
Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.Ambele părți au vrut prilejul de a-și reface forțele și de a se reorganiza.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.El își ia familia și pleacă în căutarea unei noi case și a unui nou început.
Uluslararası ticaret yasağı sayesinde Afrika'nın bazı bölgelerinde fil popülasyonu toparlanmıştır.Interdicția a permis ca efectivele de elefanți să-și revină în anumite părți ale Africii.
Topa yalnızca ayak teması serbesttir ve bir kişi istediği kadar topa vurabilir.Vede mingea ca nimeni altul și o trimite unde vrea.
İnsan başı iki ana hacimden oluşur:Kafatası toparlağı ve suratın silindir şekli.Are două fascicule de origine numite capete: capul oblic și capul transvers.
Topal Ali kurnazlığı ve zekâsı ile öne çıkar.Uimind preoții cu inteligența și înțelepciunea lui.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.El se îndreaptă cu spatele ca țintă, iar Charlie îl lovește cu bucurie aruncându-l în iaz.
Başakşehir'in tek golü ise Mehmet Topal'dan geldi.Singurul gol al lui Bașakșehir a venit de la Mehmet Topal .
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a labdáért ugrott, és kézzel ütötte el azt a kapus, Carlos Kameni mellett.
Yeni bir topa ihtiyaç duyulduğu açıktı.Egy labdára van szükség.
17 Mayıs 2011'de, The CW bir dizi için toparladıklarını duyurdu.A The CW 2011. május 17-én jelentette be, hogy megrendelte a sorozatot.
Stauffenberg ve yandaşları 21 Temmuz 1944 günü apar topar ofisinde tutuklandılar.Stauffenberget és társait 1944. július 21-én kivégezték.
Bunun üzerine yüzyıllar boyunca Yunan toplumları toparlanamadı.Erről azonban a görögök néhány évszázad múlva már nem tudtak.
Inside the Actors Studio'da bu konu hakkında "sadece kendimi toparlamak için iyi oldu" diye açıklama yaptı."Az Inside the Actors Studio című műsorban nyilatkoztaː azért, hogy „összeszedje magát”.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Előbb eltalálta védőnk lábát, majd a labdát a hálóba lőtte.
Hüsniye topal kardeşine düşünmektedir.Hippelt a testvérének tekintette.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Labdaérintés: A labdát a test bármely részével meg szabad érinteni.
Fakat Haziran ayında toparlanarak geri döndüler.Visszatérte után júniusban leérettségizett.
7 Eylül 1915 tarihinde, dört adet Monitor tipi savaş gemisi, tersaneyi topa tuttu.1915 decemberére az osztály másik három csatahajóját is felszerelték ilyen irányító központtal.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Annie hazamegy a lakásukba hogy összeszedjen pár cuccot.
Bununla birlikte, o zamandan beri çift haneli yıllık büyüme oranları ile toparlanabildi.Ezen időtől kezdve, a nagyobb szabású műőrlésre berendezett malmok évről évre szaporodtak.
2006 yılı Ekim'inde Topalov bütün zamanların en yüksek ikinci ELO reytingine 2813 ile sahip olmuştur.2006. júliusban az addig minden idők második legmagasabb Élő-pontszámával, 2813 ponttal rendelkezett.
Topaz, yönetmenliğini Alfred Hitchcock'un yaptığı 1969 yapımı bir filmdir.A Topáz (Topaz) egy 1969-ben készült színes amerikai film Alfred Hitchcock rendezésében.
Karısını yakın zamanda kaybetmiştir ve kendisini bir türlü toparlayamamıştır.Nővel már régóta nem volt, de nem nagyon hiányzik neki.
Jozefina Çoba Topalli (d.Jozefina Çoba Topalli (s.
Kaleci topa vurulana kadar kale çizgisi üzerinde kalmalıdır.Maalivahdin on oltava maaliviivalla, kunnes pallo laukaistaan liikkeelle.
Kendimizi toparladık ve müziğimizi yapmaya devam ettik.Hän oli sekä remixannut että tuottanut itse musiikkia.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.Isolla rahalla hän pyrkii ostamaan tarvitsemansa tuen.
Bir daha toparlanamaz.Sitä ei voi kehrätä.
Raşit topallayarak yürüyen bir gençtir.Nuoralla kävelevä koomikko VR.
Bunda sonra "Psiadia'da Antıoch" hiç kendini toparlayamadı.Hän ei omien sanojensa mukaan ole koskaan ollut psykoosissa.
1946 - Fransız Donanması, Vietnam'ın Hải Phòng kentini topa tuttu; 6.000 sivil öldü.Ranskan laivasto avasi tulen kaupunkia kohti ja arviolta 6 000 vietnamilaista kuoli.
Eser çabucak toparlandı.Saha pystytettiin nopeasti.
İnşaat, baraj inşaatının müteahhit firması Topaktaş İnşaat A.Ş tarafından yürütüldü.Tapulin rakennusurakasta vastasi rakennusmestari Th.
Buraya kadar hiçbir Alman oyuncu henüz topa dokunamamıştı.Ουδείς Δυτικογερμανός είχε προλάβει να ακουμπήσει την μπάλα.
Ekinler yakılmış; sürüler nüfusla beraber toparlanıp kıyıya sürülmüştür.Οι καλλιέργειες κάηκαν και τα κοπάδια συνελήφθηκαν και μαζί με τον πληθυσμό οδηγήθηκαν στην ακτή.
Kuvvetler 950 tank, 1,100 ZPT ve 1,000'den fazla topa sahipti.Αυτές οι δυνάμεις είχαν 950 άρματα μάχης, 1 100 ΤΟΜΠ και περισσότερα από 1 000 πυροβόλα.
Topal Osman, yaralı olarak ele geçirildi.Ο τοπικός βουλευτής Σαμίμ Οσμάν τραυματίστηκε στην επίθεση.
Eser çabucak toparlandı.Γρήγορα ξεχάστηκε.
Topalov, FIDE Dünya Satranç Şampiyonası 2005'i kazanarak FIDE Dünya Satranç Şampiyonu oldu.Ο Βέσελιν Τοπάλοφ έγινε Παγκόσμιος πρωταθλητής σκακιού της FIDE το 2005.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Αυτό μπορεί να το αισθανθεί κάποιος βάζοντας το δάκτυλο σε μια ώριμη fistula.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.Το 1962 μαζί με τον Ρόλαντ Τόπορ και τον Φερνάντο Αρραμπάλ δημιούργησε το Κίνημα Πανικού.
1946 - Fransız Donanması, Vietnam'ın Hải Phòng kentini topa tuttu; 6.000 sivil öldü.1946 - Το γαλλικό ναυτικό βομβαρδίζει το Χάι Φονγκ στο Βιετνάμ, σκοτώνοντας χιλιάδες πολίτες.
Buna karşın takım tekrar toparlanarak ilk senesinde tekrar lige çıktı.Όμως, στη διάρκεια μιας προπόνησης, ξαναέσπασε το ίδιο χέρι.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Αργαλειέ μου, όταν χτυπάς, την καρδούλα μου χτυπάς.
Bir daha toparlanamaz.Δεν ξαναπολιτεύθηκε.
Tot çevirme: Bildiğimiz Topaç yerine kullanılan isimdir.Το ψευδώνυμο είναι ένα ψεύτικο όνομα, που χρησιμοποιεί κανείς αντί για το πραγματικό του.
Mihrabın iki yanında dev mumlar ve harimin ortasına inen topaç avizesi vardır.Στην κορυφή του εμβλήματος υπάρχουν δύο κέρατα με καλαμπόκι στο εσωτερικό και και γεμισμένα με άμμο.
Koca bir ordu toparlaman gerek.Πρέπει να μαζέψεις μεγάλο στρατό.
Ona tikler, topallık, veya senin istediğin hiçbir şeyi vermeyeceğim," dedi.Læs bagfra: ”I Show not your face but your hearts desire”.
Topalov,2005 satranç Oskarı ile ödüllendirildi.I 2006 hædredes Topalov med skakkens Oscar for 2005.
Topalov, 1994 yılndan beri Bulgar ulusal satranç takımı lideridir.Topalov har spillet på førstebrættet på Bulgariens skaklandshold siden 1994.
Ben de topa ters bir vuruş yaptım.Eksempler: Jeg ramte bolden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod