Ana içeriğe geç
Sözlük

top ile cümle

top kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm Panzer IV modellerinden toplamda 297 adet Almanya'nın müttefiklerine teslim edildi.In total, 297 Panzer IVs of all models were delivered to Germany's allies.
Kısa bir süre sonra Sovyet top ve tank atışları Budapeşte'nin her tarafında duyuldu.Soon after, Soviet artillery and tank fire was heard in all districts of Budapest.
Tom toplantıya gitmek zorunda değildi.Tom didn't have to go to the meeting.
Toplantıya geç kaldım.I was late for the meeting.
Toplantıya katılmamıza gerek yok.It is not necessary that we attend the reunion.
Acele etmezsem toplantıya geç kalacağım.I'll be late for the meeting if I don't hurry.
Pazartesi bir toplantı yapacağız.We'll have a meeting on Monday.
Toplantıya başlayalım.Let's get the meeting started.
Bugünkü toplantıda olacağım.I'll be at today's meeting.
Sami'nin ailesi onu hatırlamak için bir araya toplandı.Sami's family gathered to remember him.
Sami, Rocky Dağları'nda yer alan küçük bir toplulukta yaşıyordu.Sami lived in a small community nestled in the Rocky Mountains.
Eşyalarını topla.Gather your things.
Sami, polis şefi ile bir toplantı daha planladı.Sami scheduled another meeting with the police chief.
Lastik top almak istiyor musun?Do you want to buy a rubber ball?
İlk insan top güllesi "Zazel" adlı 14 yaşında bir kızdı.The first human cannonball was a 14-year-old girl called "Zazel".
Dünkü toplantıya katıldım.I attended yesterday's meeting.
Yarınki toplantının nerede olacağını biliyor musun?Do you know where tomorrow's meeting is going to be?
Toplantının hangi odada olacağını biliyor musun?Do you know which room the meeting will be in?
Bugün bir toplantımız var.We have a meeting today.
Tom, Mary'nin valizini toplamasına yardım etti.Tom helped Mary pack her suitcase.
Tom bir toplantıda, değil mi?Tom is in a meeting, isn't he?
İki top dondurma alacağım.I'll take two scoops of ice cream.
Tom veli toplantısına gitti.Tom went to a parent-teacher meeting.
Bana golf topu çarptı.I was hit by a golf ball.
Bilgisayarını kendi topladı.He built his own computer.
Kendine bilgisayar topladı.He built his own computer.
Kendine bilgisayar toplayacak.He is going to build his own computer.
Bilgisayarını kendi toplayacak.He is going to build his own computer.
İkinci ayın yirmi yedinci günü toprak tamamen kurumuştu.In the second month, the seven and twentieth day of the month, the earth was dried.
Enoş toplam dokuz yüz beş yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Enos were nine hundred and five years, and he died.
Kenan toplam dokuz yüz on yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Cainan were nine hundred and ten years, and he died.
Mahalalel toplam sekiz yüz doksan beş yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Malaleel were eight hundred and ninety-five years, and he died.
Yeret toplam dokuz yüz altmış iki yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Jared were nine hundred and sixty-two years, and he died.
Hanok toplam üç yüz altmış beş yıl yaşadı.And all the days of Henoch were three hundred and sixty-five years.
Metuşelah toplam dokuz yüz altmış dokuz yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Mathusala were nine hundred and sixty-nine years, and he died.
Bir grup dazlak caminin yakınında toplandı.A group of skinheads gathered near the mosque.
Apar topar alınmış bir karardı.The decision was taken on the spur of the moment.
Plajda güzel deniz kabukları topladı.He picked up some pretty shells on the beach.
Patronuyla toplantısı çok gergindi.His meeting with his boss was very tense.
Görevleri arasında yaprakları tırmıkla toplamak da var.His duties include raking the leaves.
Seccadesini topladı.He rolled up his prayer rug.
Şeker toplamaya çıkıyorduk.We used to go out to collect candy.
Çomarın biri kafama top attı.Some yob kicked a ball at my head.
Tom'un babası topal.Tom's father has a limp.
Tom ayağa kalkıp topallayarak odadan çıktı.Tom got up and limped out of the room.
Tez vakitte toparlanırım.I'll be back on my feet in no time.
Koca bir ordu toparlaman gerek.You need to raise a great army.
Toplum içinde yellenmek kabalık olarak görülür.Farting in public is viewed as impolite.
Tom oğluna futbol topu aldı.Tom bought a soccer ball for his son.
Bir grup insan toplanarak toprağın temizlenmesini protesto etti.A group of people gathered, protesting the clearing of the land.
"Haziran ayında çıkardığı albümü 'Ben Bazen' ile büyük beğeni toplayan...""Haziran ayında çıkardığı albümü 'Ben Bazen' ile büyük beğeni toplayan..."
"Mavi Sakal dağıldı, toplandı dağıldı, son olarak ikiye bölündü"."Mavi Sakal dağıldı, toplandı dağıldı, son olarak ikiye bölündü".
Sixth Framework Programme (Avrupa Topluluğu).Sixth Framework Programme (European Community).
Erişim tarihi: 19 Kasım 2016. ^ "TV Guide Names the Top Cult Shows Ever"."TV Guide Names the Top Cult Shows Ever".
"Album sales: Kris Allen fails to make Top 10" (İngilizce)."Album sales: Kris Allen fails to make Top 10".
"Telifmetre 2018 RadyoTV Erkek Sanatçı Top10" (Tweet)."Telifmetre 2018 RadyoTV Erkek Sanatçı Top10" (Tweet).
Kısa ama tarihi bir toplantıydı.It was a brief but historic meeting.
"Seyhun Topuz'la Çapa Yalısı'nda bir akşam yemeği"."Seyhun Topuz'la Çapa Yalısı'nda bir akşam yemeği".
Güneydoğu Asya'da, ekonomik gelişme bambu ağının (Çin Milletler Topluluğu) büyümesiyle tetiklendi.In Southeast Asia, economic development was fueled by the growth of the bamboo network.
O günkü öğleden sonra, Berlin ilk defa Sovyet topçuları tarafından bombardımana tutuldu.That afternoon, Berlin was bombarded by Soviet artillery for the first time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod