Ana içeriğe geç
Sözlük

top ile cümle

top kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom eşyalarını topladı ve kapıya doğru yöneldi.Tom gathered his things and headed toward the door.
Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.I wasn't able to attend the meeting due to illness.
Tom düşüncelerini toplamak için bir an durakladı.Tom paused for a moment to collect his thoughts.
Tom biraz kar topladı, bir kartopu yaptı ve Mary'ye fırlattı.Tom picked up some snow, made a snowball and threw it at Mary.
Köpekler atladı ve onun topukları hakkında hırladı.The dogs jumped and growled about his heels.
Tom toplantıda olmayacak tek kişi.Tom is the only one who won't be at the meeting.
Toplantıda söylediklerin hoşuma gitti.I liked what you said at the meeting.
Bu toprak tarım için ideal.This land is ideal for farming.
Ben toplantıya gitmiyorum.I'm not going to the meeting.
Toplantıya katılmasını iste.Ask him to attend the meeting.
Tom toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to community service.
Toplantıya geç kalacak.She'll be late for the meeting.
Artık toplantıya başlamamız gerekmiyor mu?Should we start the meeting now?
Tom zaten dolaptaki topunu aradı mı?Has Tom already looked for his ball in the closet?
Tom Mary'den topu ona atmasını istedi.Tom asked Mary to throw the ball to him.
Hoşlansak ta hoşlanmasak ta o toplantıya katılmak zorundayız.We have to attend that meeting whether we like it or not.
Yaşlı kadın ormanda odun topluyordu.The old woman was collecting firewood in the forest.
Onun davranışı henüz toplumsal olarak kabul edilebilir değildir.Her behaviour just isn't socially acceptable.
Toplantıya katılmamamı mı öneriyorsun?Are you suggesting that I not attend the meeting?
Toptan fiyatlarda bir artış oldu.There's been a an increase in wholesale prices.
Tom bir aile anma toplantısı için Boston'a gitti.Tom went to Boston for a family reunion.
Boston'da sadece bunlardan üçünü topladım.I just picked three of these up in Boston.
Tüm toplumlar kapitalist haline geldi.All societies have become capitalist.
Amerika temel olarak bir tarım toplumuydu.America was a mainly agricultural society.
Parasal değer Amerikan toplumunda egemen değerdir.Monetary value is the dominant value in American society.
Disney filmleri toplumun bir Amerikan vizyonudur.Disney films are an American vision of society.
O, toplum için kendini kurban ediyor.He sacrifies himself for the community.
Biz bütün paramızı havuzda toplayıp Tom'a güzel bir hediye satın almalıyız.We should pool all our money and buy Tom a nice gift.
Ben toptan kırtasiye satın alıyorum.I buy stationery in bulk.
Toptan konserve ürünler alırım.I buy canned goods in bulk.
Birkaç tenis topu aldım.I bought some tennis balls.
Sekizgen'in iç açılarının toplamı 1080°'dir.The internal angles of an octagon total 1080°.
Toplam gizliliği kabul etmek ve bir gizlilik sözleşmesi imzalamak zorundaydık.We had to agree to total confidentiality and sign a non-disclosure agreement.
Eşit bir toplumda şovenizm için yer yoktur.There is no place for chauvinism in an equal society.
Tom yemek için biraz böğürtlen topladı.Tom picked some blackberries to eat.
Bir deniz aslanı burnunda bir topu dengeleyebilir.This sea lion can balance a ball on its nose.
Tom, Mary'nin sofrayı toplamasına yardım ediyor.Tom is helping Mary clear the table.
Tom bavulumu toplamama yardım etti.Tom helped me pack my suitcase.
Bugün 2.30'da bir toplantımız var. Kısa bir toplantı olacak.We have a meeting today at 2:30. It'll be a short one.
O toplantıya bizden biri gitmek zorunda.One of us has to go to that meeting.
Bugünkü toplantıda söylediklerin çok ilham vericiydi.What you said at the meeting today was very inspiring.
Toplantıda söylediklerin çok insanı kızdırdı.What you said at the meeting made a lot of people angry.
Bu sabahki toplantıda söylediğin şeyi takdir ettim.I really appreciated what you said at this morning's meeting.
Yarın öğleden sonra bir toplantımız olabilir.We may have a meeting tomorrow afternoon.
Tom topu tuttu.Tom held the ball.
Ben sadece bu haftaki toplantıya katılamayacağımı sana söylemek için uğradım.I just came by to tell you that I won't be able to attend this week's meeting.
Tom'un bir stres topu var.Tom has a stress ball.
Masamda bir stres topu tutuyorum.I keep a stress ball on my desk.
Stresli olduğumda, topu sıkarım.When I'm stressed, I squeeze the ball.
Stres topları çok etkilidir.Stress balls are very effective.
Biz toplantıda o konuda konuşacağız.We're going to talk about it at the meeting.
Tom Mary'nin toplantıda olmayacağına dair bir şans olduğunu düşünüyor.Tom thinks there's a chance that Mary won't be at the meeting.
Tom Mary'nin toparlamasına yardım etmek için kaldı.Tom stayed to help Mary clean up.
Toplantılardan bıktım.I'm sick of meetings.
Tom geçen hafta sonu bir aile toplantısına gitti.Tom went to a family reunion last weekend.
Tom'a bir toplantıda olduğumu söyle.Tell Tom I'm in a meeting.
Tom'a hâlâ bir toplantıda olduğumu söyle.Tell Tom I'm still in a meeting.
Irkçılık birçok toplumda yaygındır.Racism is common in many societies.
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Tom'a toplantının ne kadar önemli olduğunu söyle.Tell Tom how important the meeting is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod