Oyunda at her zaman kahverengi tonlarında ve beyaz yelelidir.The game horse is always brown or chestnut, with a white mane.
Çiçek başları kırmızı, pembe ve beyaz tonlarında olur.Their flowerheads provide summer colour in shades of red, pink and white.
Çiçek başları kırmızı, pembe ve beyaz tonlarındadır.Its flowerheads provide summer colour in shades of red, pink and white.
Onun daha açık olması için tonlamanın nasıl yapılacağını açıklamak kolay değil.Es ist nicht einfach zu beschreiben, wie man betonen muss, damit er eindeutig wird.
Sarı, yeşil ve kahverengi tonlarının hakim olduğu tabloda, çiftçinin kırmızı gömleği dikkat çekicidir.Die Farbtöne gelb, grün und braun dominieren, auffallend ist jedoch das rote Hemd des Bauern.
Hafif acı tonlarıyla lezzetli bir tadı bulunmaktadır.Sie sind von mild aromatischem Geschmack.
Kaba ve farklı tonladığı gitarıyla müzikal anlamda da yenilikler getirdi.Sie hat in einem Musikgeschäft eine großartige, aber teure Gitarre entdeckt.
Herb Ritts tarafından çekilen videoda, siyah-beyaz tonlar hakimdir.Das Coverfoto, in schwarz und weiß, stammt von Herb Ritts.
Tonlar yazılı bir şekilde belirtilmez.Prägnanter kann es wohl nicht formuliert werden.
Bu tonların etkileri, 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından bulunmuştur.Cet effet a été découvert en 1839 par Heinrich Wilhelm Dove.
Solo Çalgı Morun Sonsuz Tonları, op.La Messe solennelle, op.
Kapaktaki boya daha koyu tonlardadır.Sa peinture reste dans des tons sombres.
Hafif acı tonlarıyla lezzetli bir tadı bulunmaktadır.Elle a un goût sucré acidulé.
Tonlar yazılı bir şekilde belirtilmez.Los tonos no se indican en la forma escrita.
Corriere della Sera'dan Luca Benedetti'ye göre Mengoni, tipik soul ile pop rock tonlarında bir sese sahiptir.Según Luca Benedetti de Il Corriere della Sera, Mengoni tiene una voz típicamente soul, con tonos de pop-rock.
Çince gibi tonlamalı dillerdir.Estas lenguas como el chino.
Solo Çalgı Morun Sonsuz Tonları, op.Para contrabajo solo, Op.
C majör gamı, transpoze edilerek(başka tonlara kaydırılarak aynı şekilde uygulanabilir.IMPLANTAR LAS SOLUCIONES (D) Involucrar en caso necesario a otros departamentos.
Rengi kahverenginin değişik tonlarında olur.El color de fondo varía en tonos de marrón.
Postları siyah, gri veya kahverengi tonlarında olur.Estos residuos se depositan en un contenedor negro, gris o marrón.
Ses tayfı seste oluşan yüksek ve alçak tonları gösterir.Lo que lo hace creíble es el sonido áspero y pobre mezcla de las grabaciones.
Her iki resim de "yeşil sabun" ya da "güzel tozlu bir patates" gibi koyu renk tonlarındadır.Entrambi i dipinti vennero realizzati in colori scuri come il "sapone verde" o una "buona patata polverosa".
Toprak kalitesini zenginleştirmek için verimli toprakların ton ve tonları ithal edildi.Tonnellate e tonnellate di terreno fertile sono state importate per arricchire la qualità del suolo.
Bu tonların etkileri, 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından bulunmuştur.Il fenomeno è stato identificato nel 1839 da Heinrich Wilhelm Dove.
Yetenekli bir zanaatkar şaşırtıcı tonlar elde edebilir.Bravo ragazzo che sa inventare soluzioni sorprendenti.
Yani aynı sesin farklı tonlamalarıyla farklı kelimeler türetilir.Sì, perché parole differenti portano con sé idee diverse.
Daha sonraları da antisemitist tonlar almıştır.Il dibattito assunse presto connotati antisemiti.
Gri Tonlama modu.Varietà grigia.
Japon ve Avrupa versiyonları koyu gri tonlar ve düğmeler ile, daha yuvarlatılmıştır.Японская и европейская версии более округлые с тёмно-серыми кнопками.
Vücudunun geri kalan kısmı grinin çeşitli tonlarındadır.Остальное тело окрашено в различные оттенки серого.
Bazıları bezeksiz, kırmızının çeşitli tonlarında boyalıdır.Некоторые озёра окрашены в различные оттенки красноватого цвета.
Tonlar yazılı bir şekilde belirtilmez.Тоны никак не обозначаются на письме.
Fakat bu onarım sırasında resmin renklerinin tonları koyulaştı.لكن أثناء هذا التصليح صار حده لون اللوحة داكن.
Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tonlarına sahiptir.وكل المتعلقات في الغرف والأبهاء الهامة، لها نفس درجة اللون.
Dişlerin kenarlarında - buralarda minenin altında dentin bulunmaz - renk bazen mavi tonlarında olabilir.عند حواف الأسنان لا يوجد أي عاج مُبطّن للمينا، و يكون اللون عادةً مائلاً إلى الأزرق قليلاً.
Tonlama: Sen Brunswik’ten mi geliyorsun?قلت: يا !، أنت من فيروزأباد.
Japon ve Avrupa versiyonları koyu gri tonlar ve düğmeler ile, daha yuvarlatılmıştır.As versões europeia e japonesa são mais arredondadas, com interruptores e botões cinza.
Tonlar yazılı bir şekilde belirtilmez.Os tons não são indicados graficamente.
Dişlerin kenarlarında - buralarda minenin altında dentin bulunmaz - renk bazen mavi tonlarında olabilir.Nas bordas dentárias, onde não há dentina subjacente ao esmalte, a cor às vezes pode ser levemente azulada.
Rihanna'nın vokal tonları bir oktavda en düşük nota C♯4'ten en yüksek nota C♯5'e kadardır.O alcance de vocal de Rihanna vai de uma nota baixa E3 para uma nota alta de C♯5.
Sürekli artan bir tonlamayla bir ifade cümlesinin cümledeki yeri.Sempre tem uma resposta na ponta da língua.
Gri Tonlama modu.O Caminhante Cinzento.
Frekansları aynı olan seslerin tonlarıda aynı olur.A programação nessas freqüências é a mesma da OM.
Bu tonlar cabaça, yani kullanılan kabağın boyuna göre belirlenir.É comum levar cebolas, dependendo da região onde é feita.
Bu tonların etkileri, 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından bulunmuştur.Het effect werd ontdekt in 1839 door Heinrich Wilhelm Dove.
Başka bir tane yazıyordum ve bu da ağır elektronik tonları içeriyordu.Andersch gebruikte ook een typemachine met extra grote letters.
İçeride de bu tonlarda renkleri görmeye devam ediyoruz.Deze vliegen nog steeds in deze kleur.
Vücudunun geri kalan kısmı grinin çeşitli tonlarındadır.De rest van de blauwnekpapegaai is groen in diverse tinten.
Örneğin: Qına (Gına/Kına), Qımız (Gımız/Kımız)… G/K sesi gırtlaktan ve kalın bir tonla söylenir.Een jug is een kruik waarin (meestal lage) tonen en geluiden werden gezongen en geblazen met de mond.
Aksesuarları ise yeşil tonlarındaydı.Obiekty rozmieszczone były wśród zieleni.
Renk değişimi 4,5-8,3 pH aralığında menekşe tonlarında olur (25 °C'de).Färgförändringen sker vid pH 4,5–8,3 (vid 25 °C).
Kanatları örten tüyler gümüş tonlarındadır.Många smyckefynd är i silver.
Türkiye ve dünya pazarlarına her yıl tonlarca elma Afşar köyü ve çevresinden sağlanmaktadır.Miljontals ton grönsaker exporteras till Europa och andra delar av världen varje år.
Biçimine göre borazanla değişik notalar ve tonlar elde edilebilir.En gitarrist kan på flera olika sätt välja noter och ackord.
Türkler genellikle bayraklarında mavi ve mavinin tonlarını kullanmışlardır.Зазвичай мусульмани забарвлюють (хідаб) бороду хною .
Çekli bira üreticileri açık, kızılımsı ya da koyu tonlarda märzen bira üretmektedirler.Радлери можуть вироблятися як зі світлих, так й з темних сортів пива.
Renk değişimi 4,5-8,3 pH aralığında menekşe tonlarında olur (25 °C'de).Změna barvy probíhá v rozsahu 4,5 - 8,3 pH (při 25 °C).
Solo Çalgı Morun Sonsuz Tonları, op.O věčném tichu, op.
Resimlerinde pastel tonlar kullanır.K fotkám pak domalovával koláže.
Çince gibi tonlamalı dillerdir.Příkladem tónového jazyka je čínština.