ton ile cümle
ton kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Romanın tonu ironik ve kötümserdir.De toon is frivool en ironisch.
Tonyukuk'un emriyle burada ordu mola verdi.Onder het bevel van Timosjenko keerde het tij.
Sonrasında The Tonight Show'u devraldı.Hij nodigde haar nadien niet meer uit voor The Tonight Show.
Bu parçalar George Bush ve Tony Blair hükumetini ciddi bir biçimde eleştirmektedir.Ik deel volledig de gevoelens van mijn collega Tony Blair.
1993 - Toni Morrison, Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı.Een groot talent is Toni Morrison die in 1993 de Nobelprijs voor Literatuur ontving.
Hint yarımadasında konuşulan tonal özellik gösteren bir diğer Hint-Avrupa dili de Punjabi dilidir.In latere tijden heeft van alle Indo-Europese talen alleen het Punjabi dit systeem behouden.
Genel bir değerlendirme için Peshkin ve Tonomura (1989)'ya bakılabilir.Een algemeen overzicht kan gevonden worden in Murry Peshkin en Akira Tonomura (1989).
Bunun dışında Tony ve Barrett arasında bir eşcinsel ilişki olduğuna dair ipucu yoktur.Niets lijkt de terugkeer van Tony en Virginia in de weg te staan.
Dünya ortalaması olarak kişi başına yıllık beton üretimi bir ton civarındadır.Jaarlijks verbruiken de geïndustrialiseerde landen bijna een kubieke meter beton per persoon.
Başka bir tane yazıyordum ve bu da ağır elektronik tonları içeriyordu.Andersch gebruikte ook een typemachine met extra grote letters.
Kıyasla, katı yakıtlı hızlı üretken reaktörlerin reaktör başlatımı için en az 8 ton fissil yakıt gerekir.Uit berekeningen bleek dat voor het opstarten van de reactor vijf ton zwaar water nodig was.
Tony Montana, cephaneliğinden M-16A1 çıkartır ve Sosa'nın adamlarıyla tek başına çatışır.Tony neemt een M16A1 met M203 granaatwerper uit zijn wapenrek, blaast de deur op en maakt de vier soldaten af.
Bu konteynerlerde 28 tona kadar yük taşınabilir.Een container kan ongeveer 20 ton lading bevatten.
Ko Phi Phi Don'un merkezi Ton Sai isimli kasaba.De hoofdstad van An Phú is de gelijknamige stad An Phú.
1992'den 1995'e kadar Tonight Show Band'ın yeni müzik direktörü oldu.Van 1992 tot 1995 was hij muzikaal directeur van de Tonight Show Band.
Tur Rus bisikletçi Pavel Tonkov tarafından kazanıldı.Hij werd gewonnen door Pavel Tonkov.
Sözleri şu şekildedir; O Freunde, nicht diese Töne!Let op: deze dialecten zijn niet hetzelfde!
Daha sonra Japonya'da kapasitesi genişletilerek 120.000 tona çıkarıldı.In 1964 werd het in Japan vergroot tot 120.000 ton.
Şarkı Tony Hatch tarafından yazılmıştır.Zij nam het op in een bewerking van Tony Hatch.
İki katında tavanda çok enteresan tönozlar bulunmaktadır.Aan beide kanten van de toren bevinden zich fors uitstekende gepantserde kijkspleten.
İçeride de bu tonlarda renkleri görmeye devam ediyoruz.Deze vliegen nog steeds in deze kleur.
2007-07-29 tarihinde erişilmiştir. ^ Tony Yayo, in an interview, explains their past.2016 - De 91-jarige Charles Aznavour geeft één van zijn laatste concerten van zijn leven.
Joseph Haydn'ın 104 senfonisinden 20'si bu tondadır.Er zijn minstens 104 symfonieën door Joseph Haydn gecomponeerd.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.De productie bedroeg ongeveer 1 kton steenkool per dag.
2006 yılında The Lieutenant of Inishmore adlı Broadway yapımındaki rolüyle Tony Ödülü'ne aday gösterilmiştir.Ze werd in 2006 genomineerd voor een Tony Award voor haar rol in het toneelstuk The Lieutenant of Inishmore.
Tonkin, Vietnam'ın kuzey bölgelerinin eski adıdır.De soort is genoemd naar Tonkin, een naam voor het noordelijke deel van Vietnam.
Bir hesaplamaya göre, her yıl yaklaşık olarak 40,000 ton kozmik toz dünya yüzeyine ulaşmakta.Elke dag daalt ongeveer 40 ton van dit stof op de aarde neer.
1997 ile 2007 yılları arasında Tony Blair'in hükümetinde Maliye Bakanlığı yaptı.In 1997 kwam Labour onder Tony Blair in de regering.
Kızıl Nehir, Çin'in güneybatısından başlayıp, Vietnam'da Tonkin Körfezi'ne dökülen akarsudur.De Rode Rivier is een rivier die door China en Noord-Vietnam naar de Golf van Tonkin stroomt.
Başbakan Tony Abbott taziyelerini sundu.Er werd een regering gevormd met Tony Abbott als eerste minister.
Açılış maçı Yeni Zelanda ile Tonga arasında olacaktır.Hij floot daarbij de wedstrijd tussen Nieuw-Zeeland en Vanuatu.
1990 yılında kömür üretimi yılda yaklaşık 500.000 ton olarak gerçekleşmiştir.In 1990 steeg de hoeveelheid dat jaar naar boven gebrachte steenkool tot 500.000 ton.
Tonisite, efektif osmolarite veya efektif osmolalitenin bir ölçüsü.De effectieve osmolaliteit of toniciteit wordt bepaald door de hoeveelheid effectieve osmolen.
Vücudunun geri kalan kısmı grinin çeşitli tonlarındadır.De rest van de blauwnekpapegaai is groen in diverse tinten.
Bu iş karşılığında 5000 dolar teklif eder ve Tony bu teklifi kabul eder.Voor $5000,- staat Jones ze daarom bij met alleen adviezen.
Birleşik Amerika'da bu miktar yılda yaklaşık 3 milyar ton civarındadır.In de Verenigde Staten is er sprake van ongeveer 3.000 gevallen per jaar.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Hilton is de tweede van vier kinderen.
Bu akım Tony Cliff'in teorilerini kabul etmektedir.Hier confronteert Johnny Cliff met Nikki's theorie.
En geniş tonozun uzunluğu 8 adımdı.De achtste halswervel is het langst.
Örneğin: Qına (Gına/Kına), Qımız (Gımız/Kımız)… G/K sesi gırtlaktan ve kalın bir tonla söylenir.Een jug is een kruik waarin (meestal lage) tonen en geluiden werden gezongen en geblazen met de mond.
1945 yılında kurulan tesis günde 200 ton petrol işlemekteydi.In het najaar van 1942 waren er militaire plannen voor het vervoer van 1.000 ton goederen per dag over de weg.
2017 yılında yayınlanan Karanlığın Elli Tonu (Fifty Shades of Darker) filminde rol aldı.Het nummer staat op de soundtrack van de film Fifty Shades Darker, die in 2017 werd uitgebracht..
İkinci singleları "Just For Tonight"'tır.Ondertussen bracht de formatie een tweede single uit, 'Tonight's Music' (2001).
Tony iki suikastçiyi de öldürür ancak kolundan yaralanır.Daarop schiet Brian de twee vrouwen dood, maar raakt hierbij zelf gewond.
Sanatçı ses tonuyla "müziğin kıkırdayan kızı" olarak bilinirdi.Het is gebaseerd op zijn novelle "The Boy who Heard Music".
Köprü toplam 887.000 ton ağırlığındadır.Naar schatting weegt de brug in totaal 82 miljoen kilogram.
2002 yılında yaklaşık 14 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.In 2013 werd zo’n 33 miljoen ton lading overgeslagen.
Ayrıca Lara Flynn Boyle, Johnny Knoxville, Rosario Dawson, Tony Shalhoub ve Rip Torn diğer oyunculardır.Andere acteurs die meedoen zijn Lara Flynn Boyle, Johnny Knoxville, Rosario Dawson en Rip Torn.
Tonga'nın doğusunda 10.882 m'lik bir derinliğe sahip olan Tonga Çukuru yer almaktadır.De Tongatrog is een trog in het westen van de Grote Oceaan met een diepte tot 10.882 meter.
Tuvacada t, tonlulaşarak günümüzde d ye dönüşmüştür (6-aldı).Op deze dag verlaat de ziel het lichaam, en zal het met de gedane offer de weg nemen naar puya.
Tony tutsak edilir.Arthur wordt gevangengenomen.
Daha sonraları Elvira'ya beslediği duyguları iyice dışa vuran Tony, Frank ile karşı karşıya gelir.Valentijn, die voor Frank nog altijd gevoelens heeft, besluit om met Frank mee te gaan.
2013 yılında, toplam çelik üretimi 29 milyon ton olmuştur.In 2012 lag de globale productie van roestvast staal op zo’n 25 miljoen ton.
Kariyerinde beş Tony ödülü ve üç Emmy ödülü kazanmıştır.Ze won in haar carrière drie Emmy Awards en drie Tony Awards.
Kent adı zaman zaman "So'ton" veya "Soton" olarak kısaltılarak kullanılır.De naam van de stad wordt wel afgekort tot "W'ton" of "Wolves".
Tonio Marie ile evlenmek için izin ister.Tony wil graag trouwen met Anne.
2013 yılında Rusya'ya 1.500 ton kayısı ihracatı yapılmıştır.In 2011 werden 1300 pompstations van Shell in Afrika overgenomen.
Bu tank en fazla 24 ton ağırlığında ve 35 km/sa'lik hıza sahip olmalıydı.Het gewicht van de tank kwam op 22,5 ton en de maximale snelheid was 45 km/u.
Jeolojik olarak Yeni Zelanda'yı Tonga'ya bağlayan denizaltı yükseltinin bir parçasıdır.De subductie strekt zich uit van Tonga tot Nieuw-Zeeland.
Bunun yaklaşık 6 tonunu çelik zincirler oluşturmaktadır.Het is gemaakt van zevenduizend stukjes aluminium.