Bu kitap Tony'nindir.This book is Tony's.
Bu kutuyu Tony yaptı.This box was made by Tony.
Bu kutu Tony tarafından yapılmıştır.This box was made by Tony.
Bu kutu bir ton. İçinde ne var.This box weighs a ton. What's inside?
Bu taş beş ton çeker.This stone weighs five tons.
Bu araba 4 ton yük taşıyabilir.This car can carry a load of 4 tons.
Bu masa Tony tarafından kırıldı.This desk was broken by Tony.
Bay Wood, Tony için baba gibiydi.Mr Wood was like a father to Tony.
Bir votka ve tonik istiyorum.I'd like a vodka and tonic.
Şu çocuk Tony, değil mi?That boy is Tony, isn't he?
Onüçüncü doğum gününden birkaç gün sonra Tony de okulu bıraktı.A few days after his thirteenth birthday, Tony left school, too.
Kim daha hızlı koşar, Ken mi Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Kim daha hızlı koşar? Ken mi, Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.Subtle differences in tone discriminate the original from the copy.
Çelik üretiminin bu yıl 100 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to reach 100 million tons this year.
Geçen yıl çelik üretiminin 100 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir.Steel production is estimated to have reached 100 million tons last year.
Çelik üretimi geçen yıl tahmini olarak 100 milyon tona ulaştı.Steel production reached an estimated 100 million tons last year.
Yardım ettiğim çocuk Tony'dir.The boy I helped is Tony.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.I have an American friend named Tony.
Tony'yi buldum.I found Tony.
Tony'yi sevdim.I liked Tony.
Ben Tony'yi sevdim.I liked Tony.
Tony ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk with Tony.
Ben Tony'yi görmek için Tokyo'ya gittim.I went to Tokyo to see Tony.
Ben Tony'ye bir soru sordum.I asked Tony a question.
Ben Tony'ye yardımcı oldum.I helped Tony.
Ben okuldan eve giderken Tony ile karşılaştım.I met Tony on my way home from school.
Bu sabah okula giderken Tony ile karşılaştım.I met Tony on my way school this morning.
Kansai International Airport'ta Tony'yi yolcu ettim.I saw Tony off at Kansai International Airport.
Dün Tony ile oynadım.I played with Tony yesterday.
Dün Tony'nin evine uğradım.I called at Tony's house yesterday.
Dün Tony'yi ziyaret ettim.I visited Tony yesterday.
Dün evime giderken Tony ile karşılaştım.I met Tony on my way home yesterday.
Bir tahmine göre, bu yıl çelik üretimi 100 milyon tona ulaşacak.According to an estimate, steel production will reach 100 million tons this year.
Ses tonu öfke ve ince alayı gösterebilir.Tone of voice can indicate anger and irony.
Keşke bir zamanlar sahip olduğum tonu ve atikliği geri alabilsem.I wish I could get back the tone and nimbleness I once had.
Tony'yi kim seviyor?Who likes Tony?
Onun tonu çok kızgındı.His tone was very annoyed.
Onun konuşma şeklinde tonlama bulunmamaktadır.Intonation is absent in his way of speaking.
O, Tony'dir.He is Tony.
O, eşsiz ses tonunu kullanarak bir konuşma yaptı.He made a speech using his unique tone of voice.
O, Tony'ye söyledi.She told Tony.
Onun adı Linda idi ve o, Tony'den bir yaş daha gençti.Her name was Linda, and she was a year younger than Tony.
Toni benden daha iyi İngilizce konuşur.Toni speaks English better than me.
Bu kitap Tony'ye ait.This book belongs to Tony.
Lütfen bir kilo ton balığı filetosu alabilir miyim?Can I get a kilo of tuna fish fillets please?
Tonbalığın var mı?Do you have tuna fish?
Tony, "ben bunu seviyorum" dedi.Tony said, "I like it."
13. doğum gününden birkaç gün sonra, Tony de okuldan mezun oldu.A few days after his thirteenth birthday, Tony, too, graduated from school.
Her ay tonlarca atık katı atık sahasına gider.Many tons of waste go into the landfill each month.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
O Tony'nin kitabı.That's Tony's book.
"Bunun ne olduğunu merak ediyorum", Tony sordu."I wonder what this is", asked Tony.
"Bunun ne olduğunu merak ediyorum." dedi Tony."I wonder what this is," said Tony.
Tonlama çok önemlidir. Anlamı tamamen değiştirebilir.Intonation is very important. It can completely change the meaning.
Tony senin kadar iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English as well as you do.
Ton otuzlu yaşlarına kadar evlenmek istemiyor.Tom doesn't want to get married until he's in his thirties.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tonio Evans adında bir çocuk gördüm.I saw a child called Tonio Evans.
Ton sorunu derhal halletti.Tom tackled the problem immediately.