Çünkü Rancor Tuzağının üstünde duruyorsun.-Dublaj TOLGAHAN YAVUZ.כי אתה עומד מעל חור ההאכלה של הרנכור.
Don't you understand, I told you she can't work...¿No lo entiendes, te dije que no puede trabajar ...
Don't you understand, I told you she can't work...Δεν καταλαβαίνετε, σας είπα αυτή δεν μπορεί να λειτουργήσει...
Don't you understand, I told you she can't work...את לא מבינה, אמרתי לך שהיא לא יכולה לעבוד...
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Dar aceeaşi schimbare de perspectivă ne face să tolerăm mai puţin ca niciodată nedreptatea.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.하지만 그런 변화가 부당함에 대해 이전보다 덜 관용하게 만듭니다.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Lecz ta zmiana perspektywy sprawia, że mamy mniej tolerancji dla niesprawiedliwości.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Maar dezelfde perspectiefwijziging zorgt ervoor dat we onrecht minder verdragen dan ooit.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Mais ce même changement en perspective nous conduit à avoir moins de tolérance envers l'injustice.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Ma quello stesso cambio di prospettiva ci porta ad essere meno tolleranti nei confronti dell'ingiustizia.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Mas essa mesma mudança na perspetiva leva-nos a ter menos tolerância que nunca para com a injustiça.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Nhưng sự thay đổi trong quan điểm đó khiến chúng ta ít khoan dung hơn đối với sự bất công.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Pero ese mismo cambio de actitud nos lleva a mostrar menos tolerancia ante la injusticia.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Tapi perubahan perspektif tersebut membuat kita memiliki toleransi yang rendah pada ketidakadilan.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Ταυτόχρονα αυτή η αλλαγή προοπτικής μας οδηγεί να είμαστε λιγότερο ανεκτικοί από ποτέ στην αδικία.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Але ця сама зміна поглядів знижує нашу толерантність до несправедливості.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Но същата тази промяна в нашата перспектива ни води към по-малко търпимост към неправдата от всякога.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.אבל אותו שינוי בהשקפה מוביל לפחות סובלנות מאי-פעם כלפי אי-צדק.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.و هذا التغير ذاته في منظورنا يقودنا إلى أن نصبح أقل تسامحا من أي وقت مضى مع الظلم.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.これまでより 不公平に我慢が できなくなります 2015年までには
Fakat yine de adaletsizliği tolere edemem.De még mindig nem tűröm az igazságtalanságot.
Fakat yine de adaletsizliği tolere edemem.Doch, aber ich werde nicht Ungerechtigkeit tolerieren.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Avec un désintérêt tout aussi prononcé pour les modes d'influence alternatifs.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Di pari passo con il disprezzo per le forme di intervento alternative.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.그리고 그만큼씩 다른 방식의 영향력 행사 방법은 기피 대상이 되었습니다.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Mit einer gleichermaßen großen Abscheu für die alternativen Formen von Einflussnahme.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Y de igual disgusto a las maneras alternativas de influencia.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Z równym jej uprzedzeniem dla alternatywnych form wywierania wpływu.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С еднакво отвращение към алтернативните форми на влияние.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С равной нелюбовью к альтернативным формам влияния.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.לצד שאט-נפש זהה כלפי דרכי השפעה חלופיות.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.على قدم المساواة مع نفور لأشكال بديلة من النفوذ.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.同様の嫌悪を伴いました それと同時に 我々の軍事力は 全く無力でした
God knows what that passerby told after me I am not fully awake in this days.Who knows what the other days I circumtance
God knows what that passerby told after me I am not fully awake in this days.Who knows what those who pass by say about me. I went out of my mind nowadays.
God knows what that passerby told after me.Who knows what the other says I circumstance
God knows what that passerby told after me.Who knows what those who pass by say about me.
Good evening. I told you something bad must have happened.אחותי היא כל כך קטנה.
Good for you! I told all my friends about you.Браво на теб!
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Acesta este un portret realizat de un fotograf numit Phil Toledano.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Det här är ett porträtt av en fotograf vid namn Phil Toledano.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Este é um retrato feito pelo fotógrafo Phil Toledano.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.(Nevetés) Igazán.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Tohle je portrét od fotografa jménem Phil Toledano.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Voici un portrait pris par le photographe Phil Toledano.
(Gülüşmeler) Gerçekten. Bu Toldano Phil isimli bir fotoğrafçıya ait bir portredir.Това е портрет от един фотограф на име Фил Толeдано.
Güney is confused. You shouldn't get any false hopes from what he told you.Тогава, защо мина целия този път да говориш с мен?
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.Đây là chiếc Henry J 1953 Tôi rất thích sự thuần túy -- trong một khu dân cư ở Toledo.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.É um Henry J. de 1953 — tenho a mania da autenticidade — num bairro calmo em Toledo.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.Ich bin verrückt nach Authentizität -- in einer ruhigen Wohngegend in Toledo.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.Jestem maniakiem autentyzmu - mieszkam w cichej okolicy Toledo.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.저는 사실성을 굉장히 중요하게 생각합니다.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.--soy un maniático de la autenticidad-- en un tranquilo vecindario de Toledo.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.יש לי שגעון לאותנטיות-- בשכונה שקטה בטולדו.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.للعلم انا شائبة -- في حي هادئ في توليدو.
Hakikiliğe çok düşkünüm - Toledo'da sessiz bir mahallede.ロサンゼルス映画博物館に 寄贈しました
He could have told me that her wife was wrong and defend himself.Csak hallgatott engem... ...
He could have told me that her wife was wrong and defend himself.Απλά, κάθισε και με άκουσε.
He shamelessly told us that.-Efendim, αγάπη μου; -Αγάπη, εγώ συσκευασίας τα πράγματά σας.
He shamelessly told us that.-Efendim, אהובתי? . יקירי, אני אורזת את החפצים שלך.