Çilekli tokam.Dad, my strawberry hair tie...
Kapalı yabancının sol eldiven geldi. Jaffers 'yüzünü tokatladı.Off came the stranger's left glove and was slapped in Jaffers' face.
Niall, seni tokada boğacağım!Niall, I will slap you silly!
"Doğa ananın suratına yapıştırın tokadı.""Slap Mother Nature in the face."
Toka ve kancasıyla yürüyor gibi olan insaları çok seviyorum.I love the guy who's like running away with his clasps, his hooks.
Ben de onun yüzünü tokatladım.I slapped on his face.
Yüzünü tokatladım." Annesi de cevaben,Slapped on his face, and then mother said
Yedim tokadı, Suzi çok kızınca bana.She got mad; I took a licking.
Kollarını bir aşağı indi, sonra gitti tokat.His arms went up, then came down with a slap.
Kullanacağımız şeyler; tel toka, tutucu, ince tarak ve fırça.Kullanacağımız şeyler; tel toka, klips, tarak ve fırça
fakat tokaları saçın içine saklamayı unutmayın. 4'ten fazla gerekmez büyük ihtimal.tokaları saçın altına saklamayı unutmuyoruz, muhtemelen 4'ten az kullanmazsınız.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.You get that, and it's like a slap in the face.
Saç tokasından yaptığım küçük bir cımbızı kullandım.I used a little tweezer which I made from a hair clip.
Eğer ben elimi alıp, size tokat atarsam, bunu hissetmesiniz bile.If I take my hand and slap you, you don't even feel it.
Şöyle okkalı bir tokat indirmek istersin!You don't feel. You want to yourself give a good chop!
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.You can see this shrimp is harassing this poor little guy here, and he'll bat it away with his claw.
"Vb onlarla tokalaşıp ve olacak?""You'll shake hands with them and so forth?"
Kendinize sadece bir saç tokası aldınız. Aldığınız her şey başkaları için.You bought just one little hair band for yourself, and you just bought other people things.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Now that finding flew in the face of conventional wisdom.
Bu toka birinden hediye.I got that as a gift.
Ağlayan çocuğa bir tokat da senin atman demek bu.That's like slapping the face of a crying kid.
Benim saçımı da toplar, tokalarla şekil verirsin.You always tie my hair and pin it too.
15.84 [TOKAT cesio]15.84 [TOKAT cesio]
Kaplanlara tokat atan birinin söylediği lafa da bakın.That's fine talk... coming from a fella who just got through slapping tigers in the face.
Sen de, ben de tokat.Second Half I remember. She always came with him until last year.
Benim kocam pýsýrýðýn teki. Bana hiç sevgi tokadý atmadý.My husband's a wimp, not so much as a love tap.
Uzaklaştır üzerimden yumruklarını, Tokadının altında mahvoldum.Remove your scourge away from me. I am overcome by the blow of your hand.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.They kept saying, "Hail, King of the Jews!" and they kept slapping him.
Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?Have We not made the earth a repository
Tokatturkey. kgmTokat
SSL tokalaşması sırasında hata:% 1QNativeSocketEngineError during SSL handshake: %1
Ajami kelimenin tam manasıyla suratınıza tokat indiriyor.It hits you in the face, Scandar Kopti's and Yaron Sheni's movie "Ajami"' bluntly.
Tamamen saftı, işte o an gerçeklik bin tokat gibi üzerime indi.It was so raw,\5 in that moment it hit me like a ton of bricks.
Ancak Pekin yanlısı milletvekillleri parlamentodaki karışıklığa tokat gibi sert bir yanıt verdi.Pro-Beijing lawmakers, however, have slammed the filibustering as destructive.
Kıbrıslı Türk seçmenden ağır tokatTurkish Cypriot voters deliver rebuke
Roman annelerinin üçte birden fazlası -%35'i- çocuklarına tokat atıyor.More than a third -- 35% -- of Roma mothers spank their children.
Avrupa Komisyonu'ndan Romanya ve Bulgaristan'a üst düzey yolsuzluk tokadıEuropean Commission slams Romania and Bulgaria over high-level corruption
Tokaca, "Çok yalan söylendi, çok manipülasyon yapıldı."There have been so many lies and so much manipulation.
Tokaca, "Bu bölgede sivil toplum kuruluşları çok güçsüz."Institutions of civil society are very weak in all of this region," he said.
Ressam Özen Tokatlı ikinci sergisini Türkiye'nin Ankara kentindeki Anatolia Sanat Galerisi'nde açtı.Painter Ozen Tokatli opened her second exhibition at the Anatolia Art Gallery in Ankara, Turkey.
Ormanların kesilmesine çevrecilerden tokatForest shortcut slammed by greens
Tokaca'ya göre bu iş, Norveç'ten gelen maddi yardımla bir STK tarafından yapılmak zorunda kaldı.Instead, he said, it had to be done by an NGO with financial assistance from Norway.
Heyetler odaya zıt yönlerden girdiler ve tokalaşma olmadı.The delegations entered from opposite sides of the room, and there were no handshakes.
Tokat kebabıTokat Kebab
Serbest bırakıldıktan sonra avukat olarak Tokat'ta staj yaptı.After his released he was interned in Tokat in north-eastern Anatolia where he worked as a lawyer.
Dmitri Medvedev ve Barack Obama, Prag'da New START anlaşmasını imzaladıktan sonra tokalaşırken, 2010Dmitry Medvedev with Barack Obama after signing the New START treaty in Prague, 2010
Bu teknik, tokamak plazmalarının ısıtılmasında yaygın olarak kullanılmaktadır.[1][2][3][4][5]This technique is commonly used in the heating of tokamak plasmas.[3][4][5][6]
Tokai Üniversitesi'nin solar arabası "Tokai Challenger" ve üyeleriTokai University's solar car "Tokai Challenger" and members
Tokai Challenger, Japon Tokai Üniversitesi'nden solar (güneş enerjili) arabasıdır.Tokai Challenger is a solar car from the Japanese Tokai University.
Dhol sopalarla, tokalarla veya ellerin avuç içi ve parmaklarla çalınabilmektedir.The dhol may be played with sticks, mallets, or with the palms of the hands and the fingers.
Arrietty, ona hatıra olarak saç tokasını verir.Arrietty gives him her hair clip as a token of remembrance.
Tokat'ta toprak buzullu alüvyal yelpaze ve Yeşilırmak dere yatağıdır.In Tokat, the soil is glaciated alluvial fan and Yeşilırmak river bed.
THDO'nın son fiili başkomutanı Salçak Toka'nın askeri geçit töreni üniforması.The military parade uniform of Salchak Toka, the last de facto commander-in-chief of the TNRA.
Ayrıca, bir conta veya bir toka ile kıvrılarak elle de birleştirilebilir.It may also be joined manually by crimping a seal or via a buckle.
Meine Ehre heißt Treue sloganını içeren SS kemer tokası.SS belt buckle featuring the motto Meine Ehre heißt Treue.
Nasır, el-Bizri ile tokalaşırkenNasser shaking hands with al-Bizri
Uygurlar, ana yemekler hazır olmadan önce misafirlere çay, tokaş ve meyve ikram etmeyi severler.Uyghurs like to treat guests with tea, nan and fruit before the main dishes are ready.
Daha sonra 2011 yılına kadar Sakaryaspor, Alanyaspor ve Tokatspor'da forma giydi [1]He then played in lower divisions for Sakaryaspor, Alanyaspor and Tokatspor until 2011.[1]
Ali çocuğa okkalı bir tokat attı.Ali verpasste dem Kind eine saftige Ohrfeige.
Ali bir Osmanlı tokadıyla adamı yere yıktı.Ali brachte den Mann mit einer osmanischen Backpfeife zu Boden.