Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Jadi kami menyadari bahwa kami harus membuat sebuah proyek yang akan berbenih, semacam katedral benih.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.우리가 만들어야 했던 프로젝트는 씨앗들에 관한것이어야 하고, 일종의 씨앗을 위한 대성당 말입니다.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Nos dimos cuenta que teníamos que hacer un proyecto con semillas, una especie de Catedral de Semillas.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Nous avons donc compris qu'il fallait faire un projet lié aux graines, une cathédrale des graines.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Spoznali smo, da moramo izvesti projekt s semeni, nekakšno semensko katedralo.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Szóval rájöttünk, hogy egy projektet kell csinálnunk a magoknak, valamiféle magkatedrálist.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Thế là chúng tôi biết là phải làm dự án về những hạt giống, đại loại là cung điện trưng bày những hạt giống.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.We realiseerden ons dat we een project moesten starten met zaden, een soort zadenkathedraal.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Więc zdaliśmy sobie sprawę że musimy stworzyć projekt którym byłyby nasiona, coś w rodzaju katedry nasion.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Wir erkannten also, dass wir dieses Projekt machen mussten, mit Samen, eine Art Samen-Kathedrale.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Ми зрозуміли, що ми повинні зробити проект про насіння, щось на зразок храму насіння.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Мы поняли, что мы должны сделать проект о семенах, что-то вроде собора семян.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.Така че ние осъзнахме, че трябваше да направим проект, който да е от семена, някакъв вид катедрала от семена.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.אז הבנו שעלינו לעשות פרוייקט שיעסוק בזרעים. סוג כלשהו של קתדרלה לזרעים
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.أدركنا ان علينا صنع مشروع من البذور ، ونوع من كاتدرائية البذور.
Böylelikle tohumların olacağı bir proje yapmamız gerektiğini fark ettik, bir çeşit tohum katedrali.プロジェクトがいいと気づきました でも あれだけ小さいので展示の仕方で悩みました
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor.신은 야체와 씨앗을 이야기 하고
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor. Yeşil bitkiler hakkında bir dörtlük daha var.lorsque Dieu parle de légumes et de graines et dans une autre strophe à propos des plantes vertes,
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor.במקום בו אלוהים מדבר על קטניות וזרעים,
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor.عندما يتكلم الله عن البقوليات والبذور ,
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor.緑色植物についてのいくつかの節では
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Acum, grâul este viu, şi când îl recoltam, ne oferă seminţele lui.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Ale pszenica żyje i podczas gdy ją zbieramy, oddaje ona nasiona.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Bây giờ, lúa mỳ còn sống và khi chúng ta thu hoạch, nó cho ta hạt lúa.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.자, 밀은 살아 있습니다. 우리가 추수하면서 밀은 자신의 씨를 내놓습니다.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Le blé est en vie, et lorsqu'on le moissonne, il nous laisse ses graines.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Mivel a búza él, és ahogyan learatjuk, kiadja magából a magvait.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Nun, Weizen ist lebendig, und wenn wir ihn ernten, gibt er seine Samen auf.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Ora, il grano è vivo, e quando lo raccogliamo, rilascia i suoi semi.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Sekarang, gandum itu hidup, ketika kita memanennya, gandum itu memberikan biji-bijinya.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Tarwe leeft, en bij het oogsten offert het zijn zaden.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Пшеница ещё живая, и по мере сборки урожая отдаёт свои зёрна.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.Пшеницата е жива, и след жътвата семената й се отделят.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.אז החיטה חיה, וכשאנו קוצרים אותה, היא נותנת לנו את זרעיה.
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.ان القمح كائن حي ! وعندما نحصده نحن .. ونأخذ بذوره
Buğday canlıdır ve biz hasat ederken, tohumlarını verir.収穫することで その種を手放します 種のままであれば 次の植物になる可能性があります
Bunların tohumları toplamış,36,000坪の農場一帯に植えました
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Dia membiarkannya berbiji lalu dia ambil bijinya, dia tanam di seluruh bagian 12 hektar tanahnya.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Ele deixou-o dar sementes, colheu as sementes, semeou-as nos seus 12 hectares, em toda a volta.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Hän antoi sen siementää, hän otti siemenet, hän istutti sitä kaikkialle 12 hehtaarin tilalleen.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Han lät den fröa, tog fröna, planterade dem på sina 12 hektar, överallt.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Hij liet ze zaad schieten, nam dat zaad en plantte het overal op zijn 12 hectare land.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Megvárta, hogy kimagozzon, fogta a magokat, elvetette 12 hektárnyi saját földjén, mindenütt.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Nechal ji naklíčit, vzal semena, zasel je na jeho 30 akrech kolem dokola.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Pozwolił jej zawiązać nasiona, zebrał je i posadził na swoich 30 akrach.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Το άφησε να κάνει σπόρους, τους πήρε, και τους φύτεψε στα 120 στρέμματα γης του.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Он дождался семян, собрал их, он засеял их на 30 акрах, повсюду.
Bunların tohumları toplamış, Arazisinin 120 dönümlük kısmına ekmiş. ve kazlar acıbaklaya bayılmış.Оставя го да направи семена, взема семената и ги засажда на неговите 30 акра земя.
Bunların tohumları toplamış,Er ließ sie keimen, nahm die Samen,
Bunların tohumları toplamış,Ha lasciato che producessero i semi, poi li ha raccolti,
Bunların tohumları toplamış,Il a pris des graines pour en semer,
Bunların tohumları toplamış,에두아르도는 그 씨를 그의 농장
Bunların tohumları toplamış,L-a lăsat să dea semințe, a luat semințele,
Bunların tohumları toplamış,Lo dejó granar, cogió las semillas,
Bunların tohumları toplamış,הוא הניח לו ליצור זרעים, לקח את הזרעים,
Bunların tohumları toplamış,واخذ هذه النبته وزرع حبوبها
Burada bütün iş burada yapıldı çin scooter ekim tohumlarıItt minden munkát végezte itt
Burada bütün iş burada yapıldı çin scooter ekim tohumlarıJest to kawa narzędzie tutaj regionu
Burada bütün iş burada yapıldı çin scooter ekim tohumları이곳의 모든 작품은 여기에 의해 수행되었다 중국 스쿠터의 파종 종자
Burada bütün iş burada yapıldı çin scooter ekim tohumlarıכל העבודה כאן נעשתה על ידי כאן זריעה זרעים קטנוע סין