Ana içeriğe geç
Sözlük

titreyen ile cümle

titreyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sakin görünmeye çalıştı ama titreyen elleri onu ele verdi.He tried to seem calm but his trembling hands betrayed him.
Titreyen elleri onun sakin davranışını yalanladı.His trembling hands belied his calm attitude.
Bu titreyen gölgeler.")The plot thickens.").
Buradan titreyen ellerimle çizelim.Let's draw it right there with my shaky hand.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı.You ought to have gone to the hills two weeks ago."
Jim, omzunun üzerinden titreyen yaşlı anne taşıyan, ikinci geldi ve George veJim came second, bearing his trembling old mother over his shoulder, and George and
Kum torbalarının üzerine oturmuş titreyen, çığlık atan askerleri...Soldiers sitting in the corner of a sandbag wall, shaking and screaming.
'Kararı düşünün' diye düşük, titreyen bir sesle, jüri söyledi.'Consider your verdict,' he said to the jury, in a low, trembling voice.
Sevgi dolu, öğrenci benim için değil, insanın üzerine titreyen için Friar.FRlAR For doting, not for loving, pupil mine.
Savunan arkadaşlar ve üzerine titreyen bir kız kardeşti.It was advocating friends and a doting sister.
Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin.Your words have supported him who was falling, You have made firm the feeble knees.
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,Surely those who live in awe of their Lord,
Titreyen İmleçBlinking Cursor
İlk Model Tler, manyetoyu yalnızca titreyen bobin ateşlemesi için kullandı.The first Model Ts used the magneto solely for the trembler coil ignition.
Titreyen her sistem, tahrik edildiğinde titreşeceği bir veya daha fazla doğal frekansa sahiptir.Ogni sistema in vibrazione ha una o più frequenze naturali che si manifestano quando viene disturbato.
Bu titreyen gölgeler.")De joden zijn luizen.")
Bu titreyen gölgeler.")O cronică a țipțerilor.)
Bu titreyen gölgeler.")Szépirodalmi Közlöny.)
Hatta heyecandan eli titreyen cellâda: "Oğulum ne titreyip duruyorsun?Gúnyosan annyit fűzött hozzá: „Ejnye, fiacskáim, mit csináltok?”
Bu titreyen gölgeler.")Suomentanut Tuuja Jänicke.)
Bu titreyen gölgeler.")Tiga Jenjang Sakramen Tahbisan").
Bu titreyen gölgeler.")ゆめキラドリーム』)。
Hatta heyecandan eli titreyen cellâda: "Oğulum ne titreyip duruyorsun?廣告標語為「怎麼了大叔,你在發抖啊。
Bu titreyen gölgeler.")장수현감 등을 지냈다.)
Hatta heyecandan eli titreyen cellâda: "Oğulum ne titreyip duruyorsun?채충순 등이 놀란 체하며, “태조의 후손이 어디 계시오?”
Bu titreyen gölgeler.")וכך נחשפה התרמית.)
En sonunda ışığa geldiğinde askerin titreyen ve ağlamak üzere olan gencecik bir delikanlı olduğunu görür.Ja niipea kui ma sisse astusin, nägin ma värisevat ja nutvat last.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Eu vi este homem abrir um pacote de cigarros com as mãos a tremer, e oferecer-lhe um.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Ich beobachtete, wie der Mann mit zitternden Händen eine Packung Zigaretten öffnete und ihr eine anbot.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Ik zag de man een pak sigaretten openen, met trillende handen, en er haar een aanbieden
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Jag såg denna man öppna ett paket cigaretter med darrande händer och erbjuda henne en.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.J'ai observé l'homme ouvrir un paquet de cigarettes les mains tremblantes, et lui en offrir une.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.전 그 노인이 떨리는 손으로 담배갑을 열어 한 개피를 그녀에게 건네는 걸 봤어요.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.L-am văzut pe bătrân deschizând un pachet de ţigări cu mâini tremurătoare şi oferindu-i una.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Láttam, ahogy az öregember kinyitott egy csomag cigarettát, mindezt remegő kézzel, és megkínálta egy szállal.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Oglądałąm jak pan otworzył paczkę papierosów z trzęsącymi się rękoma i poczęstował ją.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Vi al hombre abrir un paquete de cigarrillos con manos temblorosas y ofrecerle uno a ella.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Viděla jsem, jak ten muž třesoucíma rukama otvírá balíček cigaret a jednu mu nabízí.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Vidi l'uomo aprire un pacchetto di sigarette con le mani tremanti e offrirgliene una.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Είδα τον άντρα να ανοίγει ένα πακέτο τσιγάρα με τρεμάμενα χέρια και να της προσφέρει.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Гледах дядото да отваря кутия цигари с треперещи ръце и й предлагаше една.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Я видела, как мужчина открыл пачку сигарет трясущимися руками и предложил одну ей.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.Я побачила, як продавець відкрив пачку цигарок тремтячими руками і пригостив трансвестита.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.ראיתי את האיש פותח חבילת סיגריות בידיים רועדות ומציע לה אחד.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.شاهدت البقال يفتح علبة سجائر بيدين مرتعشتين ويعرض سيجارة للمتخنث.
Adamın sigara paketini açıp titreyen elleriyle bir tane de ona uzatmasını seyrettim.彼女にふるまう店主の姿が いまだに私の脳裏に 焼きついています
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Awfully," de jonge man antwoordde in een trillende stem.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Awfully," den unge mannen svarade med darrande röst.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Awfully," ο νεαρός απάντησε σε μια τρεμάμενη φωνή.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı.Dovresti essere andato verso le colline due settimane fa. "
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı.Du skulle have gået til bakkerne to uger siden. "
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Furchtbar", antwortete der junge Mann mit zitternder Stimme.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Groaznic", tânărul a răspuns într-un glas tremurat.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Hết sức," người đàn ông trẻ trả lời bằng một giọng run rẩy.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."끔찍히도,"젊은 남자가 떨면서 목소리로 대답했다.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Rettenetesen", a fiatalember válaszolt remegő hangon.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Sekali," jawab pemuda itu dengan suara gemetar.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı.Sinun olisi pitänyt menneet kukkuloille kaksi viikkoa sitten. "
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Strašne," odpovedal mladý muž trasúcim sa hlasom.
"Awfully," genç adam, titreyen bir sesle yanıtladı."Strasznie" młody człowiek odpowiedział drżącym głosem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod