Ana içeriğe geç
Sözlük

titrem ile cümle

titrem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Eu digo "mexer-se" porque estava agitado e eles estavam a tentar fazê-lo entrar no ritmo.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Ho detto in movimento perché fremeva, e cercarono di farlo riprendere a battere.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Hovorím v pohybe, pretože sa chvelo a oni sa snažili priniesť rytmus späť doň.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Ich sage in Bewegung, weil es zitterte und sie versuchten, es wieder zum Schlagen zu bringen.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Ik zeg in beweging want mijn hart trilde en ze probeerden het opnieuw te doen kloppen.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Je dis les mouvements, parce qu'il convulsait, et qu'ils essayaient de le forcer à battre de nouveau.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Jeg siger bevægede, fordi det skælvede og de prøvede at sætte det i gang igen.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.심장이 경련을 일으키고 있었으므로, 움직이고 있었다고 말하는거지요 또 심장 박동이 다시 되게 하려고 이것 저것 시도하고 있었지요.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Próbálták működésben tartani és dobogásra késztetni, mert már szinte leállt.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Saya mengatakan bergerak karena jantung itu hanya bergetar dan mereka mencoba membuatnya berdetak kembali.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Spun "în funcţiune" deoarece tremura iar ei încercau să o facă să bată din nou.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Tôi nói động đậy bởi vì nó đang run lẩy bẩy và họ cố gắng làm cho nó đập trở lại.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Λέω "κινείται" γιατί έτρεμε και προσπαθούσαν να της δώσουν ξανά παλμό.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Казвам да продължи да се движи, защото то е потрепвало и те са се опитвали да го задвижат отново.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Я говорю биться, потому что оно дрожало, а они пытались восстановить его биение.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.Я кажу рухалося тому, що воно тремтіло, і люди намагалися примусити його битися.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.אני אומרת "לזוז" מפני שהוא פירפר והם ניסו להכניס אותו לקצב.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.أقول متحركًا لانه كان موشكًا على التوقف. فحاولوا إرجاع النبض إليه.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.再び動くようにしてくれていました。 また他の人は、ボールペンを喉に刺し、
Hiç titremedi.Álmodik.
Hiç titremedi. Hayal görüyorsun.Nikdy jsem husí kůži neměl, to se ti jen zdá.
Hiç titremedi. Hayal görüyorsun.Nu mi-a tremurat niciodată.
Hiç titremedi. Hayal görüyorsun.Sie träumen, sie zitterte noch nie.
Hiç titremedi. Hayal görüyorsun.Вам это приснилось, она никогда не дрожала.
Hiç titremedi. Hayal görüyorsun.Никога не е треперила.
Hiç titremedi.Usted sueña.
Hiç titremedi.Ze heeft nooit gebeefd.
Hiç titremedi.Ποτέ δεν έτρεμε.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.17世紀に 意味が狭くなりました
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı."Creer" originalmente solía significar amar, valorar, tener en gran estima.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Cuvântul "credință" original a însemnat a iubi, a prețui, a fi drag.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Das Wort "Glaube" (engl. 'belief') selbst bedeutete ursprünglich zu lieben, wertzuschätzen, zu ehren.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Het woord "geloven" zelf betekende oorspronkelijk loven, prijzen, koesteren.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Kata "yakin" atau "percaya" itu sendiri memiliki arti dasar mencintai, memuja, menyayangi.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı."믿음"이라는 단어 자체의 원래 의미는 사랑하고 존중하고 소중히 여긴다는 뜻입니다.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.La parola "fede" in origine significava amare, stimare, avere cura.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Le mot "foi" voulait dire, à l'origine, "aimer", "chérir", "tenir à".
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Maga a "hit" szó eredetileg azt jelentette, hogy szeretni, értékelni, becsben tartani.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.O termo "crença" originalmente significava amar, dar valor, apreciar.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Slovo "viera" ako také pôvodne znamenalo ľúbiť, vážiť si, ctiť si.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Słowo "wiara" pierwotnie znaczyło kochać, cenić, szanować.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Η ίδια η λέξη "πίστη" αρχικά σήμαινε αγαπώ, εκτιμώ, έχω κάτι "στην καρδιά μου".
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı."веровать" [beLieVe] первоначально означало любить [LoVe], ценить, дорожить.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.Думата 'вяра' в началото е означавала да обичаш, да цениш, да държиш.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.הפירוש המקורי של המילה "אמונה" היה לאהוב, להוקיר, להעריך.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.وكانت كلمة "معتقد" أو "إيمان" تعني بحد ذاتها أن تحب وتقدر وتعز.
Kanama ve titreme olmadan.Fãrã sângerare sau tremurãturi.
Kanama ve titreme olmadan.Sin pérdida de sangre ni temblores.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.(54:6) страх и трепет нашел на меня, и ужас объял меня.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.(55:6) La crainte et l`épouvante m`assaillent, Et le frisson m`enveloppe.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Aku diliputi kegentaran dan ketakutan, dicekam oleh perasaan seram
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Az én szívem reszket bennem, és a halál félelmei körülvettek engem.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Dentro di me freme il mio cuore, piombano su di me terrori di morte
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Frygt og Angst falder på mig, Gru er over mig.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Furcht und Zittern ist mich angekommen, und Grauen hat mich überfallen.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.두려움과 떨림이 내게 이르고 황공함이 나를 덮었도다
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.mă apucă frica şi groaza, şi mă iau fiorii.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Mijn hart begeeft het bijna; doodsangst overvalt mij.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Mitt hjärta ängslas i mitt bröst, och dödens fasor hava fallit över mig.
Korku ve titreme sardı beni, Ürperti kapladı içimi.Mitt hjerte bever i mitt bryst, og dødens redsler er falt på mig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod