Ana içeriğe geç
Sözlük

titrem ile cümle

titrem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Khi nào tôi nhớ lại, tôi bèn bị kinh hoảng, Rởn óc cả và thịt tôi.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.내가 추억하기만 하여도 답답하고 두려움이 내 몸을 잡는구나
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Kommer jeg det i hu, så forferdes jeg, og mitt kjød gripes av skjelving.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Kun käyn ajattelemaan, niin kauhistun, ja vavistus valtaa ruumiini:
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Quand j`y pense, cela m`épouvante, Et un tremblement saisit mon corps.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Quando me lembro disto, me perturbo, e a minha carne estremece de horror.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Res, kadar se tega spomnim, se prestrašim in trepet prešine meso moje.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Se io ci penso, ne sono turbato e la mia carne è presa da un brivido
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Wenn ich daran denke, so erschrecke ich, und Zittern kommt mein Fleisch an.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Zelf word ik bang als ik hier diep over nadenk. De angst krijgt mij dan in zijn greep en ik begin te beven.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Μονον να ενθυμηθω, ταραττομαι, και τρομος κυριευει την σαρκα μου.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Лишь только я вспомню, – содрогаюсь, и трепет объемлет тело мое.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Само да си наумя тия въпроси ужасявам се, И трепет обзема снагата ми.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.ואם זכרתי ונבהלתי ואחז בשרי פלצות׃
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.عندما اتذكر ارتاع واخذت بشري رعدة.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.我 每 逢 思 想 、 心 就 驚 惶 、 渾 身 戰 兢
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.我 每逢 思想 、 心 就 驚惶 、 渾身戰兢
Bunu için titremeyen bir el lazım.Dit vereist een stabiele hand.
Bunu için titremeyen bir el lazım.안정적인 손이 필요하기 때문에,
Bunu için titremeyen bir el lazım.אבל זה דורש יד יציבה,
Bunu için titremeyen bir el lazım.وهذا يتطلب يدا ثابتة،
Bunu için titremeyen bir el lazım.ステージで大勢の人たちを前にしてやれるか
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.그래서 손떨림의 영향이 미치지 않는 방법 중에서, 분산된 이미지를 이용해 작품을 만들 수 있는 방법을 찾아 보았어요.
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.Zacząłem eksperymentować z innymi sposobami fragmentacji obrazu, gdzie drżenie nie wpływałoby na jakość pracy.
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.אז התחלתי לנסות דרכים אחרות להרכיב תמונות ממקטעים דרכים שבהן הרעד לא ישפיע על העבודה,
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.لذا بدأت تجريب طرق أخرى لتجزئة الصور حيث يصبح الاهتزاز دون تأثير على العمل
Bu sebeple resimleri parçalamanın başka yollarını denemeye başladım, titremenin işimi etkilemeyeceği yolları.震えの影響がない方法です 絵の具に足を突っ込んで キャンバス上を歩いたり
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Daar kreeg iedereen in de zaal rillingen van.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Điều này khiến cả căn phòng rùng mình.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.És ebbe az összes teremben lévő, mind beleborzongott.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Eso hizo estremecer a la sala.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Et ça a vraiment fait frémir la salle.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.E un brivido è passato per la stanza.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Isso lançou um calafrio pela sala.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.정말로 강의실 전체에 전율이 흘렀습니다.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Şi asta chiar a trimis un fior în cameră.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Und das ließ die Anwesenden erschaudern.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.V místnosti zavládlo zděšení.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Wtedy dreszcz dosłownie przeszedł po sali.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Και αυτό έστειλε πραγματικά μία ανατριχίλα μέσα στο δωμάτιο.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.Від цих слів у присутніх побігли мурашки по тілу.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.И това наистина предизвика изтръпване в стаята.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.И эти слова действительно бросили в дрожь присутствующих.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.וזה ממש הרעיד את כל האולם.
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.هذه المقولة أحدثت هزة عبر أرجاء الغرفة .
Bu son söz odada herkesin titremesine neden oldu.私がここで話すことは
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Weil die Einschränkung zu akzeptieren war für mich mehr als nur Kunst oder künstlerische Fähigkeiten.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.W tej akceptacji nie chodziło tylko o sztukę i artystyczne zdolności.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Acceptarea tremorului n-a însemnat doar artă şi abilităţi artistice.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Bởi vì chiều theo chúng đối với tôi không chỉ là về nghệ thuật và có kỹ năng nghệ thuật
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Car cette décision n'était pas liée seulement à l'art et à mes compétences en tant qu'artiste.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Elfogadtam, és felhasználtam a remegést, és ez nem csak a művészetről szólt.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.떨리는 손을 받아들인다는 것은 단지 제 작품과 작품을 만드는 실력에 관한 것만은 아니었으니까요.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Perché accettare il tremore per me non significava solo arte e avere talento artistico.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Porque para mí acoger el temblor no era solo arte y habilidades artísticas.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Porque, para mim, aceitar o tremor não se tratou só da arte e da capacidade artística.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Protože přijetí třesu pro mě nebylo jenom o umění a určitých uměleckých dovednostech.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Want het getril omarmen ging voor mij over meer dan kunst of het hebben van kunstvaardigheden.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Адже для мене це стосувалося не лише мистецтва та художніх навичок.
Çünkü titremeyi kabullenmek benim için sadece sanatla ve sanat yetenekleriyle ilgili değildi.Защото приемането на тремора за мен не беше само въпрос за изкуство и за рисуването.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
titrem ile cümle - Sayfa 5 - titrem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App