tir ile cümle

tir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tırmandığın en yüksek dağ hangisi?What's the tallest mountain you've climbed?
Tom dağlara tırmanmayı sever.Tom loves to climb mountains.
Tepelere tırmanmak iyi egzersizdir.It's good exercise to climb hills.
Hiç kayalara tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone climbing on rocks?
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.Tom's face feels rough because he needs to shave.
Tom tepeye tırmanmak için çabaladı.Tom struggled to climb to the top.
Bir gün bu tırtıl güzel bir kelebeğe dönüşecek .One day this caterpillar will turn into a beautiful butterfly.
O, dağa tırmanmayı başardı.He managed to climb the mountain.
O boşuna çite tırmanmaya kalkıştı.He attempted to climb the fence to no avail.
Fiyatlar tırmanmaya devam ediyor.Prices continue to climb.
Biz şu dağa tırmanmak istiyoruz.We'd like to climb that mountain.
Şu dağa tırmanmak istiyoruz.We'd like to climb that mountain.
Dünyadaki en yaygın isim Muhammet'tir.The most common name in the world is Mohammed.
Onun tırnakları kırmızıdır.Her nails are red.
Favori web sitem Kylie Konnect'tir ve Facebook'tan daha iyidir.My favorite website is Kylie Konnect and it's better than Facebook.
Erkek kardeşim Fuji dağına hiç tırmanmadı.My brother has never climbed Mt. Fuji.
Saç tıraşın iyiydi.Your haircut was fine.
Komşumun adı Deng Daping'tir.My neighbour's name is Deng Daping.
Uzayan tırnak çekiçlenir.The nail that sticks out gets hammered down.
İngilizler tepeye tırmandı.The British climbed the hill.
O tıraş oldu.He shaved.
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
Onun en sevdiği grup Warpaint'tir.Her favourite band is Warpaint.
Benim adım Ludwig'tir.My name is Ludwig.
O her gün kendini tıraş eder.He shaves himself every day.
O, onunla birlikte dağa tırmanmaya giderdi.She used to go mountain climbing with him.
Kışın o dağa tırmanmak aptalca olurdu.It would be stupid to climb that mountain in the winter.
Kışın böyle yüksek bir dağa tırmanmamalısın.You shouldn't climb such a high mountain in the winter.
Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.It would be better if you didn't climb such a high mountain in the winter.
Favori tırnak cilan nedir?What's your favorite nail polish?
Her gün tıraş olurken ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend shaving every day?
Babamın adı Robert'tir.My father's name is Robert.
O günlük olarak tıraş olur.He shaves daily.
Ayak tırnaklarını kesmek için tırnak makası kullanıyor musun?Do you use fingernail clippers to cut your toenails?
Bir saç tıraşı ol.Get a haircut.
Tek berberi olan bir kasabada, berberi kim tıraş eder?In a town with only one barber, who shaves the barber?
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
Her zaman Fuji Dağı'na tırmanmak istedim.I've always wanted to climb Mt. Fuji.
Buna tırmanma!Don't climb on this!
Bu gece oynayan iki takım Yomiuri Devleri ve Hanshin Tigers'tir.The two teams playing tonight are the Yomiuri Giants and the Hanshin Tigers.
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
At yolun aşağısına doğru tırıs gitti.The horse trotted down the road.
Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.Tom went for three weeks without shaving before his wife complained.
Tom kedinin kapıyı tırmaladığını duyabiliyordu.Tom could hear the cat scratching the door.
Tom tavana giden merdivenlere tırmandı.Tom climbed the stairs up to the attic.
Tom çitin üzerine tırmandı.Tom climbed over the fence.
Tom birkaç yıl önce Fuji Dağı'na tırmandı.Tom climbed Mt. Fuji a few years ago.
Tom'un saç tıraşı olduğu yaz mevsimini hatırlayabiliyor musun?Can you remember the summer Tom shaved his head?
Tom Mary ile birlikte dağa tırmanmaya giderdi.Tom used to go mountain climbing with Mary.
Tom ve Mary gelecek yaz Fuji Dağı'na tırmanacaklar.Tom and Mary are going to climb Mt. Fuji next summer.
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.Mary changes her nail color almost every day.
Tom bir hafta içinde tıraş olmamış gibi görünüyordu.Tom looked like he hadn't shaved in a week.
Tom dairesine giden merdivenleri tırmandı.Tom climbed up the stairs to his apartment.
Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.
Tırabzanı sıkıca tutun.Hold on firmly to the handrail.
O dağa tırmanmak çok kolaydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
O dağa tırmanmak çok oyuncağıydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
Bazı erkekler bacaklarını tıraş ederler.Some men shave their legs.
Ayılar ağaçlara tırmanabilir.Bears can climb trees.
İlgili Sayfalar