tir ile cümle

tir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, bir ipe tutunarak tırmandı.She climbed a rope hand over hand.
Tepeden tırnağa sırılsıklam olmuştu.She was soaked from head to foot.
Tırnaklarını yeme alışkanlığı var.She has a habit of biting her nails.
Bir ağaca tırmanmada iyidir.She is good at climbing up a tree.
Uçak 4,000 fite tırmandı.The plane climbed to 4,000 feet.
Ben tıraş oldum.I got a shave and a haircut.
Bir kez daha tırmanırsam Fuji Dağına dört kez tırmanmış olacağım.I will have climbed Mt. Fuji four times if I climb it again.
Benim babam ağır sigara tiryakisi.My father is a heavy smoker.
Fiyatlar sürekli tırmanmaktadır.Prices have been climbing steadily.
Duvara tırmanma.Don't climb up the wall.
Kitadake Dağı'na tırmanacağım.I'm going to climb Mt. Kitadake.
Bir kitap okuyan kız Kate'tir.The girl reading a book is Kate.
Bugünün filmi The Sound of Music'tir.Today's movie is The Sound of Music.
Yaklaşık olarak yarın bu zaman, Fuji dağına tırmanıyor olacağız.About this time tomorrow, we'll be climbing Mt. Fuji.
Yarın hava güzel olursa dağa tırmanacağız.We'll climb the mountain if it is fine tomorrow.
Tırtıl bir kelebeğe dönüştü.The caterpillar turned into a butterfly.
Bir ağaç ne kadar uzun olursa tırmanmak o kadar zor olur.The taller a tree is, the harder it is to climb.
Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.I think it's dangerous to climb a mountain on a day when it's stormy.
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.A barber is a man who shaves and cuts men's hair.
Yolculuğa çıkmadan önce saç tıraşı olmak istiyorum.I want to get a haircut before I go on the trip.
Bir yemek kitabı okuyan kız Kate'tir.The girl reading a cookbook is Kate.
Soğuk Savaş gerginliği tırmandı.Cold-war tension has mounted.
O kız ağaçlara tırmanmayı seviyordu.That girl loved climbing trees.
Fuji Dağına tırmanmak bütün gece sürdü.It took all night to climb Mt Fuji.
Fuji dağına tırmandıktan sonra bir şiir için ilham aldım.After climbing Mt. Fuji, I got the inspiration for a poem.
Sigara içerdim.Oldukça ağır bir tiryakiydim.I used to smoke. I was quite a heavy smoker.
Bu tırtıl harika bir kelebeğe dönüşecek.This catterpillar will turn into a beautiful butterfly.
Ahmet çocukken, yüksek ağaçlara tırmanabiliyordu.When Ahmad was a boy, he could climb tall trees.
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tır, ancak Lions'dan da hoşlanır.His favorite baseball team is the Giants, but he likes the Lions, too.
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'tir ama o, Lions'ı da sever.His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions.
O dağa tırmanmayı planlıyoruz.We plan to climb that mountain.
Bu dağa tırmanmayı planlıyoruz.We plan to climb that mountain.
Tanrı, Kraliçe'yi tıraş etsin!God shave the Queen!
Tırabzana tutunun.Hold on to the handrail.
Yarın, ücretsiz tıraş oluruz.Tomorrow, we shave for free.
Benim takma adım " Itch."tir.My nickname is "Itch."
Her sabah tıraş olurum.I shave every morning.
Ben her sabah tıraş olurum.I shave every morning.
Tıraş olmam gerek.I need to shave.
Biz dik dağa tırmanıyorduk.We were climbing up the steep mountain.
Bu benim öğretmenimdir. Onun adı Bay Haddad' tır.This is my teacher. He is called Mr. Haddad.
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.The name of Marco's car is 'Thunder Giant'.
Tırnak parlatıcı, Budizm kadar ilgi çekicidir.Nail polish is as interesting as Buddhism.
O, çok büyük tirajlı büyük bir gazete için çalışıyor.He works for a big newspaper with a very large circulation.
Bir kedi beni beni tırmaladı.A cat scratched me.
O dağa tırmanması kolaydır.That mountain is easy to climb.
Tırnaklarını ısırmaktan vazgeç.Stop biting your nails.
O bir sigara tiryakisi.He's a chain smoker.
Mohavk tıraşlı insanlar beni korkutur!People with Mohawk haircuts frighten me!
Son kez bir ağaca ne zaman tırmandığımı hatırlamıyorum.I don't remember the last time I climbed a tree.
Playfish'in sahibi, Electronic Arts'tır.The owner of Playfish is Electronic Arts.
Haftada dört kez tıraş olur.He shaves four times a week.
O, çaba harcamadan ağaca tırmandı.He climbed up the tree without effort.
Tepeye kadar tırmandık.We climbed right up to the top.
O, Fuji Dağı'na tırmandı.He climbed Mt. Fuji.
Doğrusu, canım, vız gelir tırıs gider.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Güzellik kısa süreli tiranlıktır.Beauty is a short-lived tyranny.
Saç tıraşına ihtiyacın var.You need a haircut.
Tom kayaya tırmanma girişiminde bulunuyor.Tom is attempting to climb the rock.
Bir çocukken ağaca tırmandın mı?Did you climb trees when you were a child?
İlgili Sayfalar