Ana içeriğe geç
Sözlük

tipik ile cümle

tipik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.Lo studio della prigione,come l esperimento Milgram's,non sono tipici delle ricerche in psicologia sociale.
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.Studi penjara, seperti percobaan Milgram, tidak khas dalam penelitian dalam psikologi sosial.
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.Този експеримент не е традиционен за изследване в областта на социалната психология.
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.これは典型的なものではなく 心理学者たちはこの実験を不当と見なし
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Así, sin importar lo atípico de la situación todos muestran lo mismo.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Deci, indiferent de cât de atipici ar trebui să fie aceşti oameni, toţi demonstrează acelaşi lucru.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Donc, que ces sujets soient atypiques ou pas, ils montrent tous la même chose.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Egal, wie atypisch die Versuchspersonen auch sein mögen, sie zeigen alle das gleiche Verhalten.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Hoe atypisch deze mensen ook zouden moeten zijn, ze vertonen allemaal hetzelfde gedrag.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.그래서 그 실험대상자들이 얼마나 이례적이어야 하는지와 관계없이 모두 동일한 상태를 보입니다.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Mặc dù các đối tượng này không điển hình nhưng họ đều cho chúng ta thấy một thứ.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Namun, bagaimanapun perbedaan orang-orang ini, mereka semua menunjukkan hal yang sama.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Nem számít, mennyire eltérőek az alanyok, ugyanaz történik mindannyiukkal.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Oavsett hur otypiska dessa personer behöver vara, visar de alla upp samma sak.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Por mais atípicos que sejam esses sujeitos, todos mostram a mesma coisa.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Quindi, non importa quanto atipici siano questi soggetti, mostrano tutti la stessa cosa.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Så, uanset hvor atypiske disse testpersoner måtte være, viser de alle den samme ting.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Takže bez ohľadu na to, aké atypické by tieto osoby museli byť, všetky ukazujú to isté.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Takže bez ohledu na to, jak atypické by tyto věci mohli být, všechny ukazují jednu věc.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Tudi, če se ljudje zelo razlikujejo, se pri vseh kaže ista stvar.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Έτσι, δεν έχει σημασία πόσο άτυπα αυτά τα άτομα θα έπρεπε να είναι, όλα δείχνουν το ίδιο πράγμα.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.И не важно, насколько мы отличаемся друг от друга, результаты у всех одинаковы.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Немає значення, наскільки вони відрізняються один від одного, результати завжди однакові.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.Така че, без значение колко необичайни са субектите, всички те показват едно и също нещо.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.אז, למרות שהנבדקים האלה אינם טיפוסיים, כולם מראים את אותו הדבר.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.لذلك، مهما كانت درجة الشذوذ التي تتّسم بها هذه المواضيع، فإنّها جميعا تُظهر الشيء ذاته.
Bu konular ne kadar tipik olmasalarda önemli değil, hepsi aynı şeyi gösteriyor.実際は決まったパターンになります 彼らは毎日ほんの少し 15分ほど遅く起きてきて
Bunlardan ilki tipik olarak sosyal açıdanDet är dock inte möjligt att direkt överföra resultaten av denna studie till Europa.
Bunlardan ilki tipik olarak sosyal açıdanEm termos gerais, é possível identificar
Bunlardan ilki tipik olarak sosyal açıdanOEDT, 2006) e più spesso riferiscono di utilizzare cocaina crack o una combinazione di cocaina ed eroina.
Bunlardan ilki tipik olarak sosyal açıdanTätä tutkimusta ei voida kuitenkaan suoraan yleistää koskemaan Eurooppaa.
Bunlardan ilki tipik olarak sosyal açıdanTuto studii však nelze přímo zevšeobecnit i pro Evropu.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Aceştia sunt adolescenţi, în mod tipic, care stau la colţ de stradă, vânzând drogurile.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Dit zijn normaal gesproken de tieners, die op de hoek van de straat de drugs staan te verkopen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Ezek általában tizenévesek, akik kint állnak az utcasarkon és drogot árulnak.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Jsou typicky teenageři, kteří postávají na rohu a prodávají drogy.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.그들은 대개 십대들입니다. 길 모퉁이에 서서 마약을 파는 아이들이죠.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Le plus souvent, ce sont des jeunes qui passent leur journée debout au coin des rues à vendre de la drogue.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.São os adolescentes, normalmente, que se encontravam ao virar da esquina, a vender droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Sie sind meist Jugendliche, die an der Straßenecke Drogen verkaufen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar. Son derece tehlikeli bir iş.Típicamente son adolescentes parados en una esquina vendiendo las drogas, un trabajo en extremo peligroso.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Tipicamente, sono i ragazzini che stanno all'angolo delle strade, a vendere la droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.To nastolatki. Z narażeniem życia sprzedają towar na ulicy. To nastolatki.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Αυτοί είναι συνήθως οι έφηβοι που στέκονται στη γωνία του δρόμου και πουλούν τα ναρκωτικά.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Това са обикновено тинейджъри, които стоят на уличния ъгъл и продават наркотиците.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Это тинэйджеры, обычно, которые стоят на углах, продают наркотики.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.אלה בדרך כלל נערים, שעומדים בפינת הרחוב ומוכרים את הסמים.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.هم المراهقين عادةً، يقفون في تقاطعات الشوارع، يبيعون المخدرات.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.街角でドラッグを売る-- 大変危険です
Bunu aklınızda tutun çünkü bir sonraki videoda oldukça tipik birkaç problemi çözmek için bunu kullanacağım.Uchovejme toto v paměti a použijeme to na některé typické problémy v dalším videu.
Bunu aklınızda tutun çünkü bir sonraki videoda oldukça tipik birkaç problemi çözmek için bunu kullanacağım.Zapamiętajmy to i wykorzystamy to do rozwiązania kiliku typowych problemów w następnym filmie.
Bunu aklınızda tutun çünkü bir sonraki videoda oldukça tipik birkaç problemi çözmek için bunu kullanacağım.בוא נזכור את זה, ונשתמש בזה כאשר נפתור כמה בעיות טיפוסיות בסרטון הבא.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlar게다가 코스타리카는 서구 사회가 쓰는 자원의 4분의 1만 쓰고 있을 뿐입니다.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarDosahují toho pomocí čtvrtiny zdrojů, které obvykle využívá západní svět - čtvrtiny zdrojů.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarОни живут на четверть тех ресурсов, которые обычно используются в западном мире. Четверть ресурсов.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarהם עושים את זה ברבע מהמשאבים המשמשים בד"כ בעולם המערבי.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarوهم سعيدون باستهلاك ربع ما تستهلكه الدول في العالم الغربي
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlar四分の一の量しか使わずに 実現しています 四分の一ですよ
Bunun çok tipik bir örneği çoğumuzun küçükken oynadığı yoyo.В качестве примера можно назвать игрушку йо-йо.
Bunun çok tipik bir örneği çoğumuzun küçükken oynadığı yoyo.הדוגמה האופיינית ביותר היא משחק שאולי חלקכם שיחקתם בו, כשהייתם ילדים והיה לכם "יו-יו".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod