tipi ile cümle
tipi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı türlerin vücut şekilleri tipik ahtapot şeklinden farklılık gösterir.Niektóre gatunki różnią się od typowego dla ośmiornic kształtu ciała.
Evlerin çoğu tipik Karadeniz evidir.Większość z pozostałych to typowe ronda osiedlowe.
Eski KRC1 tipi kontrol sistemi VxWorks –tabanlı yazılımı çalıştırmak için Windows95 kullanmaktaydı.Sterowniki dla starego typu KRC1 by uruchomić VxWorks używały systemu operacyjnego Windows 95.
Bu yüzden bu pazarlarda tipik rekabet görülür.Podczas tych imprez rozgrywano konkursy w konkurencjach klasycznych.
Tipik karasal iklim görülür.Jest to typowy klimat pojezierny.
Topluluklarda aynı tipi aynı oyuncu hayat boyu oynardı.W zespole pełnił rolę klawiszowca podczas występów na żywo.
26 Ocak 1947'de KLM'ye ait Douglas DC-3 tipi bir uçak kaza yaptı.1947: 26 stycznia katastrofa samolotu KLM DC-3.
Yedi tipi vardı.Było ich siedmioro.
İlçe iklimi tipik karasaldır.Klimat jest typowo wojenny.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Występują trzy postacie choroby.
Bazı NSAİİ'ler (tipik olarak oksikamlar) çok uzun yarı ömre sahiptirler (örneğin 20-60 saat).Krótsze sekwencje końcowe miały różną długość (od 8 do 20 sekund).
Bu kıyı şekline fiziki coğrafya da dalmaçya kıyı tipi denir.Ten typ wybrzeża nazywa się wybrzeżem dalmatyńskim.
L tipi matris:İki grubun elemanlarını birbiriyle ya da bir grubun elemanlarını kendisiyle ilişkilendirir.Ratlery przywiązują się do jednego, ewentualnie dwóch członków rodziny.
Bunların en açık örneği, Gotik edebiyatta tipik olan kasvetli ve eski şatodur.Ich znakiem jest choćby przygnębiający stary zamek, typowy dla powieści gotyckiej.
Oyunda 100'den fazla çeşit asker tipi vardır.W grze spotkamy ponad 400 modeli samolotów.
Bu, silinme tipi bir mutasyon olarak düşünülebilir.Jest traktowana jako potencjalny mutagen.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Przycięte pędy szybko się odnawiają.
V8 motoru, 8 silindirli v tipi motordur.B8 – silnik typu bokser o ośmiu cylindrach.
Bu Mira değişeni, M-tipi bir kırmızı dev yıldızdır.Obserwacyjnie, gwiazda taka ma postać czerwonego olbrzyma.
Tipik olarak 5-10 bireyden oluşan ve bazen de daha büyük gruplarla dolaşırlar.Tworzą grupy liczące od 10 do 15 osobników, choć czasem spotyka się również grupy liczniejsze.
Cüzzamın en kötü tipidir.Jest to najbardziej klasyczny model dachówki.
16bitlik bayraklar bölümü adres tipini ve NAT yapısını belirtmektedir.AAP-6 Słownik terminów i definicji NATO.
Uluabat Gölü tipik bir sığ göldür.Starzyca jest typowym jeziorem rynnowym.
Daha sonraki teleskobik araştırmalar sonucunda Ida S-tipi asteroit olarak kategorilendirilmiştir.Senare observationer med teleskop har resulterat i att Ida kategoriserats som en asteroid av S-typ.
En tipik örneği, Amerika Birleşik Devletleri'dir.Det främsta exemplet är Förenta staterna.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Normalt roterar stjärnor av typ A snabbt.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.I det interplanetära mediet finns åtminstone två skiv-formade områden med kosmiskt stoft.
Apple I tipik bir hobi ürünüydü.Apple I var i jämförelse en hobbymaskin.
ULF frekans bandındaki dalgaların birçok tipi manyetosfer ve yerde gözlenebilir.Många typer av vågor i ULF-frekvensbandet kan observeras i magnetosfären och på marken.
Kaydedilen en uzun yaşam süresi 13,1 yıldır, ancak tipik yaşam süresi üç yıl civarındadır.Den högsta uppmätta åldern för en pilfink var 13,1 år, men tre år är en normal livslängd.
Hastalığın bu üç tipinin teşhisi de mikroskop altında parazitlerin görülmesiyle konulur.Alla tre typer av infektion kan diagnosticeras direkt genom att man letar efter parasiterna under mikroskop.
300 voltun altındaki potansiyeller, insanlar tarafından tipik olarak saptanamamaktadır.Potentialer under 3000 volt är vanligen inte märkbara av människor.
Scooby-Doo Alman tipi evcil Danua'dır ve en iyi arkadaşı Norville "Shaggy" Rogers 'dır.Hans bästa vän är hans husse Norville "Shaggy" Rogers.
Birincil yıldız 55 Cancri A spektral tipi G8V olan bir sarı cüce yıldızdır.Den primära stjärnan, 55 Cancri A, är en gul dvärgstjärna i huvudserien av spektraltyp G8V.
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Typiska fragmentskivor innehåller små korn 1–100 μm i storlek.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
Hastalığın iki tipi vardır.Det finns två former av sjukdomen.
Çuuninler tipik olarak C veya B-seviyesi görevlere gönderilirler.Chunins skickas oftast på C eller B-rankade uppdrag.
Şimdiye dek 100'den fazla HPV tipi saptanmıştır.Numera räknar man över 100 olika typer av HPV.
Yazı tipi 2002 yılından itibaren değiştirilerek daha vurgulu hale getirilmiştir.Denna variant var mycket populär före år 2002.
Kan dolaşımındaki kolesterolun büyük bir kısmı, tipik olarak 24 saatte 1000 mg dolayında, vücutta sentezlenir.Det mesta kolesterolet i blodet produceras av kroppen, uppskattningsvis 1 000 mg per dag.
Calibri, Lucas de Groot tarafından Microsoft için tasarlanan sans-serif yazı tipi.Den utvecklades av Lucas de Groot för Microsoft.
Bock tipi bira ilk olarak 14. yüzyılda Almanya'nın Einbeck kentinde üretilmiştir.Einbecker öl bryggs i Einbeck sedan 1378.
Bu hastalık tipik olarak çocuklarda ve genç erişkinlerde başlar.Den första fasen inträder vanligtvis under barn- och ungdomsåren.
Tipik bir larvanın aksine, bir nimfa genel olarak zaten yetişkin böcek haline benzemektedir.För varje utvecklingsstadium blir dock nymfen allt mer lik den fullbildade insekten.
Bu yapıdaki uzay hala tipik bir Öklit geometrisine sahiptir.Rummet, i denna konstruktion, har fortfarande vanlig euklidisk geometri.
Ayrıca 157 adet nehir tipi hidroelektrik santrali planlanmaktadır.Typ 157 var utrustad för att kunna köra på järnvägsskenor.
Tipik yönetim danışmanı kalıbına hiçbir zaman uymadı.Någon Rådmansleden kom aldrig till stånd.
Hem enjeksiyon tipi hem de oral tip ilaç olarak kullanılabilir.Läkemedlet finns både som oral suspension eller som injektionsform.
Hastalığa Phlebovirus tipi RVF virüsü neden olmaktadır.Sjukdomen orsakas av RVF-viruset, vilket är ett Phlebovirus.
Tipik Anandolu adetleri mevcuttur.Så långt den vanliga dianetikauditeringen.
Tipik bir çöl ikliminin egemen olduğu kentte gece-gündüz sıcaklık farkı çok yüksektir.I öknar får man ett klimat där temperaturskillnaden mellan dag och natt är stor.
"C-4 tipi plastik patlayıcı kullanmışlar".Hexogen används även i plastiska sprängämnen som C-4.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Två Boeing 707-plan följde efter fraktplanen.
Ama şüphesiz Avrupai tesirlerin bulaştığı bu zümreyi asla tipik müslümanlar olarak vasıflandıramayız.Detta är kunskap som vanliga muslimer inte behöver bry sig om.
Glyptodontların her birinin kendine özgü osteoderm desen ve kabuk tipi vardır.Varje art av glyptodont hade ett unikt osteodermt mönster och en unik typ av skal.
Tipik olarak zamanla daha kötüleşir.Vanligen förvärras stenosen över tid.
Semptomlar tipik olarak enfeksiyon başladıktan iki ila üç gün sonra en kötü hallerine ulaşır.Symtomen når vanligtvis sin topp två till tre dagar efter att infektionen börjat.
Tipik Lewis bazları amonyak ve alkik aminler gibi alışılagelmiş aminlerdir.Skarabéer är fortfarande populära som smycken och amuletter.
Tipik bir bozkır medeniyeti yemeğidir.En till synes normal borgerlig familj ska äta middag.