Tipik olarak Osmanlı'nın güvenilmez posta sistemi tarafından motive ediliyorlardı.Het kleinood is sterk door de oude Ottomaanse Medijeh-Orde geïnspireerd.
1947 yılına dek Türk Zırhlı Birlikleri muayyen bir tank tipine sahip olamadı.In 1940 was nog niet alle cavalerie van het Duitse leger met tanks uitgerust.
Tipi: 4x2 çekiş sistemine sahip kamyon.Het onderstel had een 4x2 aandrijving met dubbele achterwielen.
Dizi, tipik bir Amerikan kasabasında yaşayan bir ailenin ve aile üyelerinin yaşamı üzerine kurulmuştur.De reeks stond erom bekend een typisch Amerikaanse familie weer te beelden in een typisch Amerikaanse dorp.
Bu ilk cilt lezyonu tipik olarak 3 ila 6 ayda iyileşir.Meestal is deze botbreuk binnen de 3 tot 6 maanden genezen.
Springfield İlköğretim Okulu'nun müdürüdür ve tipik eğitim bürokratıdır.Skinner is het schoolhoofd van de lagere school van Springfield, en een stereotiepe bureaucraat.
Bu incilin el yazmalarındaki yazı tipi, 2. yüzyıl veya sonrasında kaleme alındığını göstermektedir.Op grond van schrifttype is het handschrift gedateerd laat in de tweede of vroeg in de derde eeuw.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.De tegenpool van Liza: ze is een typisch meisje.
Got, Gotik yazı tipi ile konuşturulmuşlardır.Hij is geschreven in een gotische textura.
Im tipi bir Im sınıfı yıldız kümesidir.IIe Klasse met Gouden Ster.
Vexillifer ya da Vexillarius, Roma Lejyonlarında görevli bir signiferi tipi.De vexillarius was een van de signiferi in een Romeins legioen.
Şehrin iklimi İç Anadolu Bölgesi tipi Karasal iklim'dir.De benaming van het klimaattype in de stad is tropisch maritiem.
Mahallenin iklimi tipik kuzeydoğu Karadeniz iklim özelliklerini gösterir.Het klimaat in het zuidelijke gedeelte van de regio heeft de regenval die typerend is voor de Soedan.
En tipik örneği, Amerika Birleşik Devletleri'dir.Charakterystycznym przykładem są Stany Zjednoczone.
Salgın hastalık ise insan yaşamının ve ölümlülüğün tipik özelliği olarak öne çıkar.Zaraza może być rozumiana w kontekście typowych atrybutów ludzkiego życia i moralności.
Çete tipi: Suç Örgütü.Osobny artykuł: Kryminalni.
HIV' in iki tipi mevcuttur.Oboje są zarażeni wirusem HIV.
Tipik örneği .Gatunek typowy.
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.Materia międzyplanetarna jest miejscem występowania co najmniej dwóch dyskowatych obszarów pyłu kosmicznego.
Gelişmekte olan ülkelerde basit bir köy tuvaletinin maliyeti tipik olarak 25 ila 60 Amerikan Dolarıdır.W krajach rozwijających się koszt prostej latryny waha się od 25 do 60 USD.
The Times gazetesi, Times New Roman'ı 40 yıl boyunca kullandı, fakat 1972 yılında yazı tipini değiştirdi.The Times zlecił zaprojektowanie czcionki Times New Roman, której używał od 1932.
Tek meclis tipi uygulanır.Jedyny przedstawiciel rodzaju Giuris.
Üçüncüsü, bu uçak itici uçak tipindedir.Trzecia, ostatnia litera oznacza kolejny samolot w danym typie.
Yine, "türlerin tipik" tanısal özelliği.Inne informacje: Gatunek typowy.
Hastalığın iki tipi vardır.Wyróżnia się dwie postaci choroby.
Yeni KRC2 tipi kontrol sistemi WindowsXP işletim sistemini kullanmaktadır.Sterowniki dla nowszego typu KRC2 używają systemu operacyjnego Windows XP.
Daha uzun ortak altdiziler tipik olarak daha yakın bir ilişkiyi yansıtır.Dłuższe zazwyczaj odzwierciedlają bliższe pokrewieństwo.
Centaur kelimesi şu mânâlara gelir: Centaur, bir grup küçük gezegen Centaur, mitoloji Centaur, bir yazı tipiGwiazdozbiór symbolizuje centaura – mitycznego pół człowieka, pół konia.
Karamürsel çektiri sınıfında tarihî bir gemi tipi.Gatunek charakterystyczny klasy Cakiletea maritimae.
Im tipi bir Im sınıfı yıldız kümesidir.Jednością jest klasa bordyzmów jednego punktu.
Ama tipik bir İngiliz ismidir.Z drugiej strony, Oslac to też typowo angielskie imię.
3.5 L motor tipi vardır.Samochód był napędzany przez silnik o pojemności 3,5 l.
Segmentçiklerin (ki bunlar gerçek segment değildir) şekline göre birçok duyarga tipi ayırt edilir.Zawierają od kilku do (najczęściej) wielu nasion.
Bazı firmalar yolcuların el tipi GPS alıcılarını kullanmalarına izin vermemektedir.Inne podmioty nie mają możliwości używania wojskowych odbiorników GPS.
Avni tipik bir gecekondu mahallesi çocuğudur.Ich szef Frank to typowa męska świnia.
Calibri, Lucas de Groot tarafından Microsoft için tasarlanan sans-serif yazı tipi.Calibri zostało zaprojektowane przez Lucas de Groot specjalnie dla korporacji Microsoft.
İlk Boeing 777-200 tipi uçaklar, 15 Mayıs 1995'te United Airlines'a satıldı.Boeing dostarczył pierwszego 777 do United Airlines 15 maja 1995 roku.
Tipik bir ev kadınıdır.Typowa gospodyni domowa.
İl genelinde iki çeşit iklim tipi hüküm sürmektedir.W kraju wstępują dwa typy klimatu.
Araçta 3 çeşit motor tipi bulunmaktadır.Są trzy warianty silników z tej serii.
Progressivizm Amerika'nın tipik felsefesi olan pragmatizmin eğitime uygulanmasıdır.Teoria ta wywodzi się z amerykańskiego pragmatyzmu filozoficznego.
Bir sınıf dağılım tipi isteğe göre çarpıklık gösterebilir.Aby uzyskać pożądany poziom okazało się że mamy zniekształcenia.
Bu yüzden saldırı tipinden git gide savunma tipine dönüştü.Autoagresja staje się tu formą obrony.
Bazı türlerin vücut şekilleri tipik ahtapot şeklinden farklılık gösterir.Niektóre gatunki różnią się od typowego dla ośmiornic kształtu ciała.
Evlerin çoğu tipik Karadeniz evidir.Większość z pozostałych to typowe ronda osiedlowe.
Eski KRC1 tipi kontrol sistemi VxWorks –tabanlı yazılımı çalıştırmak için Windows95 kullanmaktaydı.Sterowniki dla starego typu KRC1 by uruchomić VxWorks używały systemu operacyjnego Windows 95.
Bu yüzden bu pazarlarda tipik rekabet görülür.Podczas tych imprez rozgrywano konkursy w konkurencjach klasycznych.
Tipik karasal iklim görülür.Jest to typowy klimat pojezierny.
Topluluklarda aynı tipi aynı oyuncu hayat boyu oynardı.W zespole pełnił rolę klawiszowca podczas występów na żywo.
26 Ocak 1947'de KLM'ye ait Douglas DC-3 tipi bir uçak kaza yaptı.1947: 26 stycznia katastrofa samolotu KLM DC-3.
Yedi tipi vardı.Było ich siedmioro.
İlçe iklimi tipik karasaldır.Klimat jest typowo wojenny.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Występują trzy postacie choroby.
Bu kıyı şekline fiziki coğrafya da dalmaçya kıyı tipi denir.Ten typ wybrzeża nazywa się wybrzeżem dalmatyńskim.
L tipi matris:İki grubun elemanlarını birbiriyle ya da bir grubun elemanlarını kendisiyle ilişkilendirir.Ratlery przywiązują się do jednego, ewentualnie dwóch członków rodziny.
Bunların en açık örneği, Gotik edebiyatta tipik olan kasvetli ve eski şatodur.Ich znakiem jest choćby przygnębiający stary zamek, typowy dla powieści gotyckiej.
Oyunda 100'den fazla çeşit asker tipi vardır.W grze spotkamy ponad 400 modeli samolotów.
Bu, silinme tipi bir mutasyon olarak düşünülebilir.Jest traktowana jako potencjalny mutagen.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Przycięte pędy szybko się odnawiają.
V8 motoru, 8 silindirli v tipi motordur.B8 – silnik typu bokser o ośmiu cylindrach.