Ana içeriğe geç
Sözlük

tip ile cümle

tip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tipik bir üniversite profesörü gibi davranmaz.Tom doesn't act like the typical college professor.
Tom tıpkı senin gibi yüzmeyi seviyor.Tom loves swimming, just like you do.
Tom tıpatıp erkek kardeşine benziyor.Tom looks exactly like his brother.
Bunu yapmak zorundasın, tıpkı hepimizin yaptığı gibi.You have to do it, just like we all do.
Tom bana tıpkı penguen gibi yürüdüğümü söyledi.Tom told me I walked like a penguin.
Bu tip şeyler her zaman olur.This type of thing happens all the time.
Bu kravat tıpkı Tom'un taktığı gibi görünüyor.That tie looks just like the one Tom is wearing.
Tom benim tipim.Tom is my type.
Birçok farklı tipte Alman ekmeği vardır.There are many different types of German bread.
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
O tıp biliyor.He knows about medicine.
Tom tipik bir İngiliz.Tom's a typical Englishman.
Yazı tipini nasıl daha büyük yaparsın?How do you make the font bigger?
Tom tipik bir kişilik.Tom is quite a character.
Tıpkı Tom gibi çılgınsın.You're just as crazy as Tom.
Sen tıpkı bir melek gibisin.You're just like an angel.
Akupunktur Doğu Asya'da popüler olan alternatif bir tıp şeklidir.Acupuncture is a form of alternative medicine that's popular in East Asia.
Tom evlilik tipi değil.Tom isn't the marrying type.
Her nasılsa Tom, Mary'nin tipi gibi gözükmüyor.Somehow Tom doesn't seem to be Mary's type.
Tom bir tıp öğrencisiydi.Tom was a medical student.
Tom bir tıp öğrencisi.Tom is a medical student.
Tom tipik bir lise öğrencisi.Tom is a typical high school student.
Tom tıpkı babası gibi bir araba satıcısı oldu.Tom became a car salesman, just like his dad.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom John'un tıpatıp benzeri.Tom is a dead ringer for John.
Tom tipik bir Kanadalı adam.Tom is a typical Canadian man.
Acil tıp teknisyenleri Tom'u hayata döndürmeye çalışıyor.The EMTs are trying to resuscitate Tom.
Kasadaki Tom'un aldığı şarap şişelerinin yarısı tıpalandı.Half of the bottles of wine in the case that Tom bought were corked.
Tıpkı sizin buyurduğunuz gibi!As you wished!
Bu tipide Tom'u asla bulamayacağız.We'll never find Tom in this blizzard.
Tom gerçekten sinirli bir tip.Tom is a real hothead.
Tom şampanyanın tıpasını açtı.Tom uncorked the champagne.
Tom yıkık bir tip.Tom is a big time loser.
Bir ilk yardım tıp teknisyeni Tom'un kesiğinin üstüne bir bandaj koydu.An EMT put a bandage on Tom's cut.
Tam olarak senin tipin nedir?What is your type exactly?
Tom alıngan bir tip değildir.Tom isn't the squeamish type.
Bu tipik bir blog.This is a typical blog.
Bu tipik.That's typical.
Tıpkı senin gibi, genç ve hırslıydım.I used to be young and ambitious, just like you.
E-tip Jaguar 1960'larda ikonik bir spor otomobildi.The E-type Jaguar was an iconic sports car in the 1960s.
Belki de Tom'un tipi değildim.Maybe I wasn't Tom's type.
Tipin değilim.I'm not your type.
Bilgisayar iki yüz farklı tipteki hatayı tanır.The computer recognises two hundred different types of errors.
Tom yalan söyleyen tip değil.Tom isn't the lying type.
Tom bir şişe şarabını tıpasını çıkardı.Tom uncorked a bottle of wine.
Onun mizah tipik Fransız, çok esprili.His humor is very witty, typically French.
Üç tip güneş tutulması vardır: toplam, kısmi ve halka şeklinde.There are three types of a solar eclipse: total, partial, and annular.
Dan tıp fakültesine kabul edildi.Dan was accepted into medical school.
Tıpkı baban gibi uzun boylusun.You're tall, just like your father.
Hiç kimse, tüm ilgiyi üzerinde toplamaya çalışan tiplerden hoşlanmaz.Nobody likes attention whores.
Kocam kıskanç bir tip.My husband is the jealous type.
Paracelsus tıpta kimyasal ve mineral kullanımının öncülüğünü yaptı.Paracelsus pioneered the use of chemicals and minerals in medicine.
Meiji Üniversitesi'nde tıp fakültesi var mı?Does Meiji University have a medical school?
Biz tıpatıp aynıyız.We're one and the same.
Homeopatik tıpta doz aşımı yapamazsınız.You can't overdose on homeopathic medicine.
Tıpatıp benimki gibi görünüyor.It looks exactly like mine.
Tıp fakülteleri pahalıdır.Medical schools are expensive.
Pazartesi sabahı tipikti.Monday morning was typical.
Bence köpekler tıpkı insanlar gibi acı hissediyorlar.I think dogs feel pain just like people do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod