Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Возьмём, к примеру, кролика в поле, грызущего траву, и вдруг замечающего лису.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Представете си заек в полето, ядящ трева и изведнъж заекът вижда лисица.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.דמיינו ארנב שאוכל עשב בשדה, והארנב רואה שועל.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.تخيلوا الأرنب في الحقل، يأكل العشب، و سيرى الأرنب ثعلبا.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.そのウサギはキツネを見つけます するとウサギは安全のトレードオフをするでしょう
Bizim işimiz, o dişi tilkiTehtävämme on puolustaa linnoitusta-
Böylece daire akıllıca bir tazı, bir tilki son izi üzerine düşene kadar따라서 그들은 원형 그들이 현명 하운드위한 여우의 최근 오솔길에 가을까지
Böylece daire akıllıca bir tazı, bir tilki son izi üzerine düşene kadarכך הם מעגל עד שהם נופלים על השביל האחרונה של השועל, כי הכלב חכם
Böylece daire akıllıca bir tazı, bir tilki son izi üzerine düşene kadarوهكذا كانت دائرة حتى أنها تقع على درب الأخيرة من الثعلب ، لكلب الحكمة
Böylece daire akıllıca bir tazı, bir tilki son izi üzerine düşene kadarこのための他のすべてを捨てるでしょう。
Böylesine hüzünlenmeni gerektirecek birşey yok Eski tilkinin peşinde harcadığın zamanların dışında.Takže nie je nič čo by ste museli ľutovať okrem toho koľko času trávite držaním sa tej starej líšky.
Burada bile, o tilkinin hala hayatta olduğunu görebiliyorum, bu olduğum yerde.""Ah, ah! Sogar hier sehe ich den ganzen Fuchs, der hier immernoch überlebt."
Burada bile, o tilkinin hala hayatta olduğunu görebiliyorum, bu olduğum yerde.""Ah, ah! Zelfs hier kan ik zien dat de hele Vos is nog steeds overleven in deze plaats."
Burada bile, o tilkinin hala hayatta olduğunu görebiliyorum, bu olduğum yerde.""Aha! Még itt is látom, hogy a "ravaszdi" még mindig életben van.
Burada bile, o tilkinin hala hayatta olduğunu görebiliyorum, bu olduğum yerde."Ακόμα και τώρα μπορώ να δω ότι ολόκληρη η αλεπού εξακολουθεί να επιβιώνει σ' αυτό το μέρος", βλέπεις;
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Die Vossen en honden, douchen-zakken.
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Esos Zorros y Sabuesos son una bolsa de mierda.
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Idioţii ăia de la Vulpea şi Ogarii..
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Những Fox và túi thụt rửa Hounds.
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Ti preklemani cucki in lisice.
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Ty trapáci.
Bu Tilkiler ve Av Köpekleri ilaçlı çantalar.Αυτοί οι σκατιάρηδες.
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerC'est écologique; cela freine l'explosion démographique des renards."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerDa un punto di vista ecologico ha senso: impedisce l'aumento incontrollato del numero delle volpi"
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEcologisch klopt het; het stopt de explosieve groei van vossen."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"É ecológico: acaba com a explosão demográfica das raposas".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerE practic din punct de vedere ecologic; opreste explozia populatiei de vulpi."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEs ecológicamente válido; detiene la explosión demográfica de los zorros".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerEs ist ökologisch vernünftig; es stoppt die Bevölkerungsexplosion der Füchse."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"És ökológiailag is helyes, megelőzi a túlszaporodást."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerJest ekologicznie zasadna, ogranicza populację lisów".
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller이 법은 여우들의 인구 증가를 막는데 효과가 있는 것 같습니다."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerNghe có vẻ tốt cho môi trường; ngừng sự bùng nổ dân số cáo. "
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerSecara ekologi itu masuk akal, menghentikan ledakan populasi serigala."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerΕϊναι οικολογικά λογικό, σταματάει την πληθυσμιακή έκρηξη των αλεπούδων."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЕкологично стабилно е; спира популационната експлозия от лисици."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЭто правильно с точки зрения экологии - охота приостанавливает рост популяции лис
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerיש לזה בסיס אקולוגי, זה מונע את פיצוץ האוכלוסין בקרב השועלים."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"إنّه فعلٌ لا يضرّ البيئة، ويحدّ من تكاثر الثعالب بأعداد كبيرة"
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerしかし 最終的には政府によって潰されました
Çocuklar kutuya bakar bakmaz orada bir tilki olmadığını görecekler.Ich nehme an, nachdem die Kinder im Kasten geschaut haben, wissen sie, dass kein Fuchs darin steht.
Çocuklar kutuya bakar bakmaz orada bir tilki olmadığını görecekler.Смятах, че децата, като погледнат в кутията, ще знаят, че няма лисица.
Çocuklarla sonra konuştuğumda, çoğu hala tilkinin orada olduğundan emindi.Als ich später mit den Kindern sprach, glaubten immer noch viele, dass der Fuchs darin war.
Çocuklarla sonra konuştuğumda, çoğu hala tilkinin orada olduğundan emindi.Cuando hablé con los niños más tarde, muchos estaban aún convencidos de que el zorro estaba allí
Çocuklarla sonra konuştuğumda, çoğu hala tilkinin orada olduğundan emindi.Quando più tardi ho parlato con i bambini,molti di loro erano ancora convinti che la volpe fosse lì.
Çocuklarla sonra konuştuğumda, çoğu hala tilkinin orada olduğundan emindi.Όταν μίλησα με τα παιδιά αργότερα, πολλοί ήταν ακόμα πεπεισμένοι ότι η αλεπού ήταν εκεί.
Çocuklarla sonra konuştuğumda, çoğu hala tilkinin orada olduğundan emindi.По-късно, когато говорих с децата, много от тях все още бяха убедени, че лисицата е била там.
- Eveet! -Orada bir tilki var.- "Si hay un zorro, si hay un zorro, yo lo vi" - "nosotros lo vimos"
"Evet, biliyorum. Ben bir erkek tilki hiç görmedim ve kargalar sevdi."네, 그래요. 나는 소년 여우를 본 적도없고 까마귀 사랑.
"Evet, biliyorum. Ben bir erkek tilki hiç görmedim ve kargalar sevdi."כן, אני יודעת. מעולם לא ראיתי שועלים ועורבים ילד אהוב.
"Evet, biliyorum. Ben bir erkek tilki hiç görmedim ve kargalar sevdi."نعم ، أنا أعمل. لم أر أبدا والثعالب وأحب الصبي الغربان.
"Evet, biliyorum. Ben bir erkek tilki hiç görmedim ve kargalar sevdi.私は非常に彼を見てみたい。"
Fark etmez. Bizim işimiz, o dişi tilki Central'da kaplanlar tarafından kuşatılmışken bu kaleyi tutmak.Tak czy inaczej, mamy utrzymać ten fort w czasie, gdy ta lisica będzie między tygrysami w Central.
Fark etmez. Bizim işimiz, o dişi tilkiVårt jobb är att hålla fortet-
Fark etmez. Bizim işimiz, o dişi tilkiVores opgave er at holde skansen, -
Firefox'un logosu aslında bir kızıl panda, tilki değil.El logo de Firefox no es un zorro en realidad, sino un panda rojo.
Firefox'un logosu aslında bir kızıl panda, tilki değil.Логотипом Firefox на самом деле является не лиса, а красная панда.
Hoşgeldiniz Tilki ve Avköpeklerinin evine.- Bienvenido a Zorros y Sabuesos.
Hoşgeldiniz Tilki ve Avköpeklerinin evine.- Chào mừng đến với ngôi nhà của Fox và Hounds.
Hoşgeldiniz Tilki ve Avköpeklerinin evine. Hoşgeldiniz Tilki ve Avköpeklerinin evine.Bine aţi venit la frăţia Vulpea şi Ogarii.