Ana içeriğe geç
Sözlük

ti ile cümle

ti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kızıl Haç kurbanlara yiyecek ve tıbbi malzemeler dağıttı.The Red Cross dispensed food and medical supplies to the victims.
Eğer kar olmasa dağa tırmanabiliriz.If it were not for the snow, we could climb the mountain.
Kar tireni kaçırmama neden oldu.The snow caused me to miss the train.
Geçen Cumartesi tiyatroda mıydın?Were you at the theater last Saturday?
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Oğlum tıp öğrenimi için Amerika'ya gitti.My son has gone to America to study medicine.
Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.Many young people make use of their summer vacation to climb Mt. Fuji.
Bugünkü Tigers-Giants beyzbol maçı şiddetli yağmurdan dolayı iptal edildi.Today's Tigers-Giants baseball game was called off due to heavy rain.
Osaka, Japonya'daki ticaret merkezidir.Osaka is the center of commerce in Japan.
Yoğun kar yağışı yolları tıkadı.The heavy snowfall blocked the roads.
Deprem evin tıkırdamasına neden oldu.The earthquake caused the house to rattle.
Deprem vurduğunda masanın üstündeki her şey tıkırdamaya başladı.Everything on top of the table started rattling when the earthquake hit.
Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.The black and white bears living in the mountains in China and Tibet are called 'pandas'.
Solucanlar bile tıbbi araştırma için satın alındı.Even worms are bought for medical research.
Bir kelebek olgun bir tırtıldır.A butterfly is a mature caterpillar.
Zirveye tırmanış altı saat sürdü.The climb to the summit took six hours.
Cadde trafikten tıkandı.The street is clogged with traffic.
Tipik bir İngiliz akşam yemeği nedir?What is a typical British dinner?
Kötü bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb a mountain in bad weather.
Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.Electronic commerce began to spread rapidly.
Ona tırmanma planımızdan vazgeçelim.Let's give up our plan to climb it.
Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.You had better not climb such high mountains in winter.
Bazı hayvanlar tırmanmada çok iyidirler.Some animals are very good at climbing.
Birdenbire, tiz bir çığlık duydum.All at once, I heard a shrill cry.
İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.Trade between the two countries has been steadily growing.
Bir kasap et ticareti yapar.A butcher deals in meat.
Tokyo ile birlikte, Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Tokyo'nun yanı sıra Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Japonya'da ticari bir otelde kalmak daha az pahalıdır.In Japan it is less expensive to stay in a Business hotel.
Japonya dünyadaki birçok ülkeyle ticaret yapar.Japan trades with lots of countries in the world.
Japonya İngiltere ile çok ticaret yapar.Japan does a lot of trade with Britain.
Japonya Kanada ile çok ticaret yapar.Japan does a lot of trade with Canada.
Japonya'nın Kanada ile çok ticareti var.Japan has a lot of trade with Canada.
Japonya birçok yabancı ülkeyle ticaret yapar.Japan trades with many foreign countries.
Japonya büyük miktarda ipek ticareti yapardı.Japan used to trade silk in large quantities.
Japonya ABD ile çok ticaret yapar.Japan does a lot of trade with the United States.
Japonya dış ticarete bağlıdır.Japan depends on foreign trade.
Bir kedinin pencereyi tırmaladığını duyabiliyorum.I can hear a cat scratching at the window.
Ben bir kedi tarafından tırmalandım.I was scratched by a cat.
Kedi halıyı tırmalamaya başladı.The cat started to scratch the carpet.
Kedi elimi tırmaladı.The cat scratched my hand.
Kediler ağaçlara tırmanabilir, ancak köpekler tırmanamaz.Cats can climb trees, but dogs can't.
Kedi ağaca tırmandı.The cat ran up the tree.
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky.
O benim tipim.He is my type!
Onun tipindeki insanları sevmem.I don't go for men of his type.
Erkek kardeşi bir ticaret şirketinde çalışır.His brother works for a trading company.
Titreyen elleri onun sakin davranışını yalanladı.His trembling hands belied his calm attitude.
Oğlu korkuyla titredi.His son trembled with fear.
Bacağı bir timsah tarafından ısırıldı.His leg was bitten by a crocodile.
Onun saç tıraşına gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at his haircut.
Onun hikayesi beni korkudan titretti.His story thrilled me with horror.
O, Titanik'in enkazını tanıttı.He identified the wreck of the Titanic.
O viski ticareti yapar.He deals in whiskey.
Everest Dağı'na tırmanan ilk insandı.He was the first man that climbed Mount Everest.
O, Everest dağına tırmanan araştırma ekibinin bir üyesiydi.He was a member of the expedition which climbed Mount Everest.
O tıpa tıp babasına benziyor.He's a carbon copy of his father.
O tırnağı ile kolunu tırmaladı.He scratched his arm with the nail.
O, dağa tırmanmakta başarılı oldu.He succeeded in climbing the mountain.
Dağa tırmanabileceğini düşünüyordu.He thought that he could climb the mountain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod