Tom'un tıbbi yardıma ihtiyacı olacak.Tom will need medical attention.
Tom ayda bir kere saç tıraşı olur.Tom gets a haircut once a month.
Mary tıpkı annesine benziyor.Mary looks just like her mother.
Tom bütün hafta tıraş olmadı.Tom hasn't shaved all week.
Tom tıraş olmuyor.Tom hasn't been shaving.
Sami Kuran tilavet etti.Sami recited the Quran.
Sami'nin Müslüman adı Abdullah'tır.Sami's Muslim name is Abdullah.
Tıpkı filmlerde olduğu gibi.It was just like in the movies.
Tom ve Mary ikisi de tıp fakültesine gidiyor, değil mi?Tom and Mary are both going to med school, aren't they?
Tom Mary'yi onun bahçesini tırmıklamaya ikna etmeye çalıştı.Tom tried to talk Mary into raking his yard.
Tom tıp okumak istemiyor.Tom doesn't want to study medicine.
Tom tıp okumak istemedi.Tom didn't want to study medicine.
Tom tişörtünü dikkatli bir şekilde katladı.Tom folded his T-shirt carefully.
Tom kaya tırmanışından hoşlanırdı.Tom used to enjoy rock climbing.
Tom ağır sigara tiryakisiydi.Tom used to be a heavy smoker.
Tom tıp okumak istedi.Tom wanted to study medicine.
Tom tipik bir genç.Tom is a typical youngster.
Tom tırnaklarını çiğnedi.Tom chewed on his nails.
Bir tirbuşona ihtiyacım var.I need a cork screw.
O sadece bir yavru timsah.It's just a baby crocodile.
Tom okyanusu görebilip göremeyeceğini anlamak için yakındaki bir ağaca tırmandı.Tom climbed a nearby tree to see if he could see the ocean.
Tom küçük bir çocukken ağaçlara tırmanmayı severdi.When Tom was a young boy, he used to love climbing trees.
Park caddesine bir ağaç düştü, trafiği tıkadı.A tree has fallen across Park Street, blocking traffic.
Bu ağacın tepesine tırmanabileceğini düşünüyor musun?Do you think you could climb to the top of this tree?
Neden Tom'un ağaçlara tırmanmaktan o kadar çok hoşlandığını düşünüyor?Why do you think Tom enjoys climbing trees so much?
Tom temiz bir tişört giydi.Tom put on a clean T-shirt.
Tom tipik bir genç çocuk.Tom is a typical teenage boy.
Tom tişörtümün rengini beğendiğini söyledi.Tom said that he liked the color of my T-shirt.
Tom eski tişörtünü maviye boyadı.Tom dyed his old T-shirt blue.
O ağaca tırmanırken herhangi bir zorluk yaşamadım.I didn't have any trouble climbing that tree.
O ağaca tırmanırken hiçbir zorluğum olmadı.I didn't have any trouble climbing that tree.
Tom tıpkı babası gibi bir davulcu.Tom is a drummer, just like his father.
Tom yüzünü sık tıraş etmez.Tom doesn't shave very often.
Tom sık tıraş olmaz.Tom doesn't shave very often.
Tom, ormanda tırmanma merdiveninde arkadaşlarıyla oynuyor.Tom is playing on the jungle gym with his friends.
Tam seninki gibi bir tişörtüm var.I have a T-shirt just like yours.
Tom merdivenin ortasına kadar tırmandı ve sonra döndü ve bize baktı.Tom climbed halfway up the ladder and then turned and looked at us.
Tom'un bu kadar titiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so picky.
Tıp okumak istemiyorum.I don't want to study medicine.
Tıp eğitimi almak istemiyorum.I don't want to study medicine.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar titiz görünmüyor.Tom doesn't seem to be as fussy as Mary seems to be.
Geçen baharda başımı tıraş ettim.I shaved my head last spring.
Migren tipi bir baş ağrım var.I have a migraine headache.
Tom çok tiksindi.Tom became very disgusted.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar titiz görünmüyordu.Tom didn't seem to be as finicky as Mary seemed to be.
Tom tıp fakültesine gitti.Tom went to medical school.
Mary tıp fakültesine gitti.Mary went to med school.
Sami tiyatro derslerine katıldı.Sami attended theater classes.
Sami tiyatroyu sevdi.Sami loved theater.
Sami titriyordu.Sami was jerking.
Sami merdivene tırmanıyordu.Sami was climbing the ladder.
Sami bir tıbbi teknisyendi.Sami was a medical technician.
Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life.
Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar.Sami and Layla arranged to meet at a strip mall.
Sami işi titizlikle planladı.Sami planned the thing meticulously.
Zamirlerden tiksiniyorum.I detest pronouns.
Bir tişört istiyor musun?Do you want a T-shirt?
Tom bir tişört ve beyzbol şapkası giyiyordu.Tom was wearing a T-shirt and a baseball cap.
Sami bu dağa tırmanan ilk iki ayağı kesilmiş kişidir.Sami is the first double-amputee to climb this mountain.
Sami, babasının tıp okulundaki adımlarını takip etmeyi düşündü.Sami thought about following in Dad's footsteps at medical school.