Ana içeriğe geç
Sözlük

ti ile cümle

ti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Bağlantıyı tıkladım ama bir şey olmadı.I clicked the link, but nothing happened.
Onun tipi nasıl?What does he look like?
O, merdivene tırmandı.He climbed up the ladder.
Tom yediği yemekler konusunda çok titizdir.Tom is so meticulous about the food he eats.
Tom kedinin neden Mary'yi tırmaladığını biliyordu.Tom knew why the cat scratched Mary.
Tom'un tıbbi kayıtlarını gördün mü?Have you seen Tom's medical records?
Titriyorsun. Üşüyor musun?You're shivering. Are you cold?
Tom Mary'nin tipi olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't his type.
Tom ağaçlara tırmanmayı seviyor.Tom likes to climb the trees.
Tom şişenin tıpasını açtı.Tom uncorked the bottle.
Tom tişörtü denedi.Tom tried on the shirt.
Tıkır tıkır çalıştı.It worked like a charm.
Tom'un çantaları tıka basa dolu.Tom's bags are packed.
Drenaj tıkanmıştı.The drain was clogged.
Tıraş olmaya gideceğim.I'm going to go shave.
Ben tıp fakültesine gittim.I went to med school.
Tıraş zaman alır.Shaving takes time.
Tıraş olacağım.I'm going to shave.
Ben biraz titreğim.I'm a little shaky.
Tom titriyordu.Tom was shivering.
Senin tipin nedir?What's your type?
Onun tipi değilim.I'm not her type.
Biz iki haftada bir tiyatroya gideriz.We go biweekly to the theater.
Biz her iki haftada bir kez tiyatroya gideriz.We go to the theater once every two weeks.
Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.A typical Bavarian breakfast consists of white sausage, wheat beer and pretzels.
Irmağın kaynağını bulmak için bütün gün tırmandılar.They climbed all the day to find the source of the river.
Mary bir havuz tipidir ve Tom bir okyanus tipidir.Mary is a pool type, and Tom is an ocean type.
Bir tişört satın aldım.I bought a T-shirt.
En son ne zaman bir internet reklamına tıkladın?When was the last time you clicked on an Internet ad?
Turuncu tişört giyiyorum.I'm wearing an orange T-shirt.
O tıpatıp bana benziyor.She's my doppelgänger.
Tiyatroya başka biri gelirse bize bildir.Let us know if anyone else comes into the theater.
Mary kendi bacaklarını Alice'den daha sık tıraş eder.Mary shaves her legs more often than Alice does.
Sanırım saç tıraşı olmamın zamanı geldi.I think it's about time for me to get a haircut.
Tom bizim ön bahçemizdeki ağaca tırmandı.Tom climbed the tree in our front yard.
Tom kot ve tişört giyiyordu.Tom was wearing jeans and a T-shirt.
Tom bir Harvard geniş tişörtü giyiyor.Tom is wearing a Harvard sweatshirt.
Tom geçen pazartesinden beri tıraş olmadı.Tom hasn't shaved since last Monday.
Tom kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.Tom started shaking uncontrollably.
Tom bir saç tıraşına ihtiyacın olduğunu söyledi.Tom said you needed a haircut.
Tom, John'un tişörtünü giyiyor.Tom is wearing John's T-shirt.
Tom el tırnaklarını çiğniyor.Tom chews on his fingernails.
Tişörtünü ters giymişsin.Your T-shirt's on backwards.
Tom tiyatroya girdi.Tom walked into the theater.
Tom tıbbi yardıma ihtiyaç duyuyor.Tom needs medical attention.
Tom kamyona tırmandı.Tom climbed into the truck.
Tom part-time çalışıyordu.Tom was working part-time.
Tom bir dağ tırmanıcısı.Tom is a mountain climber.
Tom hâlâ tıraş olmadı.Tom still hasn't shaved.
Tom tepeye tırmandı.Tom climbed up the hill.
Sen benim tipim değildin.You were never my type.
Tom kaya tırmanışına gitti.Tom went rock climbing.
Tom merdivenlere tırmandı.Tom climbed the stairs.
Tom şarabın tıpasını açtı.Tom uncorked the wine.
Tom parmaklığı tırmandı.Tom climbed the fence.
Tom yatağa tırmandı.Tom climbed into bed.
Tom senden tiksiniyor.Tom hates your guts.
Tom tırnaklarını ısırıyor.Tom bites his nails.
Tom benim tipim değil.Tom isn't my type.
Bir tıraşa ihtiyacın var.You need a shave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod