tişört ile cümle

tişört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Als je een hemd koopt in een winkel, probeer je ze dan allemaal, wil je ze allemaal?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Când vă duceţi la magazin să cumpăraţi un tricou, probați fiecare tricou şi vă doriți fiecare tricou?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Ha áruházba mennek inget vásárolni, minden egyes inget felpróbálnak, és mindegyiket akarják?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Když přijdete do obchodu koupit tričko, vyzkoušíte si všechna trička, a všechna se vám budou líbit?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Kiedy idziemy do sklepu kupić koszulę, czy przymierzamy każdą i chcemy każdą z nich?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?셔츠 한장 사려고 백화점에 가서는 모든 셔츠를 일일이 입어보고 셔츠를 다 갖고 싶어하나요?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Nếu bạn ra cửa hàng mua một chiếc sơ mi, Chẳng lẽ bạn sẽ mặc thử mọi chiếc áo và muốn mua tất cả chúng?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Om du går in i en butik för att köpa en skjorta, kommer du prova varenda skjorta och vilja ha varenda skjorta?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Si vas a una tienda por departamentos a comprar una camisa, ¿te vas a probar cada una y vas a quererlas todas?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Если вы идёте в магазин купить рубашку, разве вы будете примерять каждую рубашку или купите их все?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?Чи коли ви йдете в магазин, щоб купити сорочку, невже ви будете приміряти кожну з них, чи купите усі?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?אם אתם נכנסים לחנות כלבו כדי לקנות חולצה, האם תמדדו כל חולצה וחולצה ותרצו לקנות את כולן?
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?عندما تذهب إلى محل ملابس لشراء قميص هل ستقوم بتجربة جميع القمصان في ذاك المحل وتريدها جميعًا؟
Tişört almak icin bir alışveriş merkezine gittiğinizde bütün tişörtleri dener, ya da hepsini ister misiniz?そこにあるシャツ全部試着して 全部買おうと思いますか? そんなことはないですね 選ぶのが当然のことなんです
"tişört katlama" 'ya bakın.'티셔츠 개는 법' 으로 검색하세요.
"tişört katlama" 'ya bakın."T-shirt vouwen".
"tişört katlama" 'ya bakın.YouTube, skriv: "folding t-shirt".
"tişört katlama" 'ya bakın.ותמצאו את זה תחת "לקפל טִי שֶׁרְט".
"tişört katlama" 'ya bakın.ابحثوا عنها بواسطة العبارة "folding T-shirt."
"tişört katlama" 'ya bakın.あれが低賃金の若者の T シャツのたたみ方です
Tişörtüne bir göz atın.Bien, observen su camisa.
Tişörtüne bir göz atın.Coba lihat kaosnya.
Tişörtüne bir göz atın.Dobrze, spójrzcie na jego koszulę.
Tişörtüne bir göz atın.Et bien, jetez un oeil à sa chemise.
Tişörtüne bir göz atın.Guardate la sua maglietta.
Tişörtüne bir göz atın.Hãy nhìn vào áo anh ấy
Tişörtüne bir göz atın.좋습니다, 그의 셔츠를 보시죠.
Tişörtüne bir göz atın.Oké, kijk naar zijn hemd.
Tişörtüne bir göz atın.Oké, vessenek egy pillantást a pólójára.
Tişörtüne bir göz atın.OK, olhem para a camisa dele.
Tişörtüne bir göz atın.Ok, priviţi un pic la cămaşa lui.
Tişörtüne bir göz atın.OK, sehen Sie sich sein Hemd an.
Tişörtüne bir göz atın.OK, se på hans skjorte.
Tişörtüne bir göz atın.Ta en titt på hans tröja.
Tişörtüne bir göz atın.Е, добре - погледнете фланелката му.
Tişörtüne bir göz atın.Посмотрите на его рубашку.
Tişörtüne bir göz atın.אוקיי, הביטו בחולצה הזו.
Tişörtüne bir göz atın.حسناً، انظروا إلى قميصه.
Tişörtüne bir göz atın.顔も見てください
Tişörtün nerede? şört!¿Dónde está tu camisa? ¡ misa !
Tişörtün nerede? şört!Gdzie jest twoja koszulka? Koszulka!
Tişörtün nerede? şört!Kde máš tričko? Ičko!
Tişörtün nerede? şört!Où est ta chemise ? La chemise !
Tişörtün nerede? şört!Wo ist dein Hemd? Hemd
Tişörtün nerede? şört!איפה החולצה שלך? חולצה!
Tişörtün nerede? şört!おべべ! にゃんこはなんて言うの?
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Alla fine mi ha offerto persino la sua camicia per pulirmi i piedi e gentilmente mi ha accompagnato fuori.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Dan saat saya selesai, dia menawarkan bajunya untuk menyeka kaki saya dan dengan ramah mengantar saya keluar.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.És amikor végeztem, felajánlotta az ingét, hogy töröljem le vele a lábamat, és aztán kedvesen kikísért.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Iar când am terminat, mi-a oferit bluza lui ca să mă șterg pe picioare și m-a însoțit amabil spre ieșire.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Khi tôi đã xọng, ông ấy đã đưa áo cho tôi để lau chân và dẫn tôi ra.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.제가 작업을 마치자 어쩐 일인지 그 분은 자기 옷을 제게 권했어요. 제 발을 닦으라고요. 그리고는 친절하게 절 지나가셨죠.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Quando acabei, ele ofereceu-me a camisa para limpar os meus pés e acompanhou-me amavelmente à saída.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Toen ik klaar was, bood hij me zijn shirt aan om mijn voeten af te vegen en begeleidde me naar buiten.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Y cuando terminé, me ofreció su camisa para limpiarme los pies y amablemente me acompañó hasta la salida.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Когато свърших, той ми предложи ризата си, за да избърша краката си и любезно ме съпроводи навън.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.וכשסיימתי, הוא למעשה הציע לי את החולצה שלו כדי לנגב את כפות הרגליים והוליך אותי באדיבות החוצה.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.وعندما إنتهيت، عرض علي قميصه لمسح الوحل من أقدامي وبلطف إصطحبني إلى الخارج.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.足を拭いていいと言い 親切に送り出してくれました 私のようなお客さんが来ることはないでしょうね
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.6개의 똑같은 형태로 나누어져서

İlgili Sayfalar