tişört ile cümle
tişört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.Wisi w każdym laboratorium chemicznym na świecie, widać go na koszulkach, kubkach czy zasłonkach pod prysznic.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.היא לא רק בכל מעבדת כימיה בעולם, היא נמצאת על חולצות, ספלי קפה, ווילונות אמבטיה.
Sarı ya da siyah renkli tişörtler giyiyorlar.노란 셔츠나 검은 셔츠를 입고 있습니다.
Sarı ya da siyah renkli tişörtler giyiyorlar.Majú na sebe žlté alebo čierne tričká.
Sarı ya da siyah renkli tişörtler giyiyorlar.Ze dragen een geel of een zwart shirt.
Sarı ya da siyah renkli tişörtler giyiyorlar.הם לבושים בחולצות צהובות או בחולצות שחורות.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Acel tricou nepurtat de ani de zile? E timpul să-i fac vânt.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.A póló, amit évek óta nem vettem fel? Itt az ideje, hogy kidobjam.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.A to tričko, čo som na sebe nemal už roky? Je čas zahodiť ho.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Co ta košile, kterou jsem na sebe nevzal celé roky? Je na čase ji vyhodit.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Dat T-shirt dat ik al jaren niet meer had gedragen? Het is tijd om los te laten.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.E aquela camisa que não usamos há anos? É altura de a pormos de lado.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Et ce t-shirt que je ne porte plus depuis des années ? Il est temps de le laisser partir.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.In ta majica, ki je ne nosim že leta? Čas je, da se ločiva.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Ja tuo paita, jota et ole käyttänyt vuosiin? On aika luopua siitä.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Kemeja yang tidak pernah saya pakai bertahun-tahun? Saatnya untuk membuangnya.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.제가 수년동안 입지 않았던 그 셔츠 말이에요? 이젠 제가 그걸 버릴 시간이죠.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Koszulka, której nie nosiłem od lat? Czas najwyższy się jej pozbyć.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Och den där skjortan som jag inte burit på år? Den är det tid för mig att släppa.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Og den trøje, som jeg ikke havde gået med i årevis? Det er på tide, jeg slipper den.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.¿Qué hacer con la camisa que no he usado en años? Es hora de dejarla partir.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Quella maglietta che non ho più messo da anni? È ora di buttarla.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Và cái áo tôi đã không mặc trong nhiều năm? Đã tới lúc tôi phải vứt nó đi.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Was ist mit diesem Hemd, das ich jahrelang nicht getragen hatte? Es ist Zeit, dass ich mich davon trenne.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Και αυτό το μπλουζάκι που δεν είχα φορέσει για χρόνια; Ώρα να το πετάξω.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.А тази риза, която не бях носил от години? Време е да я оставя.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.А та сорочка, яку я не вдягав роками? - Час мені її відпустити.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Эта рубашка, которую я не надевал уже несколько лет? Пришло время с ней расстаться.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.והחולצה ההיא שלא לבשתי שנים? הגיע הזמן שאפטר ממנה.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.فالتيشرت الذي لم ترتديه منذ سنوات.. حان وقت التخلص منه
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.「やっぱり もう捨てようかな」 生活に不必要なモノは削りながら
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.好似個件我好多年都無著過嘅衫? 係時候處理左佢。
Şimdi çalışanları görüyorsunuz, tişörtlerinde sarı kartlar olanlar.A teraz vidíte zamestnancov, sú to tí, čo majú na tričkách žlté značky.
Şimdi çalışanları görüyorsunuz, tişörtlerinde sarı kartlar olanlar.Je kan de gewone werknemers herkennen aan hun gele naamkaartje.
Şimdi çalışanları görüyorsunuz, tişörtlerinde sarı kartlar olanlar.상점 직원들이 보이죠. 셔츠에 노란 태그가 있는 분들 옆에 있습니다.
Şimdi çalışanları görüyorsunuz, tişörtlerinde sarı kartlar olanlar.תוכלו לראות את העובדים הרגילים הם אלו שיש להם תג צהוב על החולצה שלהם.
Sol elinizle tişörtün "A" noktasından tutun.Commencez en pinçant la chemise au point "A" avec votre main gauche,
Sol elinizle tişörtün "A" noktasından tutun.Inizia pizzicando la maglia al punto "A" con la mano sinistra,
Sol elinizle tişörtün "A" noktasından tutun.Starten Sie durch Kneifen das Hemd am Punkt "A" mit der linken hand,
Sol elinizle tişörtün "A" noktasından tutun.تبدأ من خلال معسر قميص في نقطة "A" مع يدك اليسرى،
Sol elinizle tişörtün "A" noktasından tutun.右手でポイント "B"をピックアップし、ポイント "C"をピックアップしてあなたの右手を渡る
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.그래서, 앙갚음으로, 각각 99마리 개의 초상화 시리즈를
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Alors on a créé cette série de 99 portraits sur des T-shirts.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Also haben wir diese Serie gemacht mit 99 Portraits auf T-Shirts.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Aşa că am creat această serie de 99 de portrete pe tricouri.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Así que creamos esta serie de 99 retratos en camisetas.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Creammo quindi questa serie di 99 ritratti su magliette.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Dus maakten we deze reeks van 99 portretten op T-shirts.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Foi então que criei esta série de 99 retratos em T-shirts.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Jadi kami menciptakan satu seri 99 foto di kaos oblong.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Joten loimme 99 muotokuvan sarjan t-paitoihin.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Så vi gjorde den här serien med nittionio porträtt på t-shirts.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Tehát létrehoztunk egy 99 portréval ellátott póló sorozatot.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Thế là chúng tôi tạo ra loạt ảnh 99 tấm trên áo sơ mi
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Więc stworzyliśmy serię 99 T-shirtów z nadrukami.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Затова създадохме тази серия от 99 портрета върху фланелки.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.Так мы создали серию из 99 портретов на футболках.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.ואז הייתי זקוק לאיזו דרך להחזיר לכל כלבי הפרא שהקיפו את הבית שלי,
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.لذلك أنشأنا هذه السلسلة من 99 صورة على القمصان.
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.全ての犬をTシャツにデザインした