Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Chciałem stworzyć poruszające się ławki w głównej hali wystawowej.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.E l'idea era di creare delle panchine che si muovessero da sole nella sala principale della mostra.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Et l'idée était de créer des bancs auto-moteurs dans la salle principale d'exposition.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Iar ideea a fost să creez câteva bănci mobile în sala principală a expoziţiei.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.주 전시실에 스스로 움직이는 벤치를 만들자는 아이디어였습니다.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Mi intención era crear algunos escaños vivientes en la sala principal de la exposición.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Wir wollten ein paar Bänke bauen, die sich im Hauptraum der Ausstellung von allein bewegten.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Η ιδέα ήταν να δημιουργήσω μερικούς αυτοκινούμενους καναπέδες στο κύριο δωμάτιο της έκθεσης.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Для этого я решил поставить в зале несколько самодвижущихся скамей.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.Идеята беше да се създадат няколко самодвижещи се пейки в главната изложбена зала.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.והרעיון היה ליצור מספר ספסלים שזזים מעצמם בחדר התצוגה הראשי.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.والفكره أن ابتدع بعض المقاعد ذاتيه الحركه في غرفه العرض الرئيسيه.
Ve fikir kendi kendine hareket eden bir kaç tezgah tasarlamaktı ana fuar odasında olacak.設置するのです 動くベンチがゲームの玉になります
Ve tezgâhtarA predavač vraví:
Ve tezgâhtarA prodavač řekl:
Ve tezgâhtarA sprzedawca na to,
Ve tezgâhtarButiksbiträdet svarade:
Ve tezgâhtarEn de winkelier zei:
Ve tezgâhtarE o vendedor disse:
Ve tezgâhtarÉs a bolti eladó azt mondta:
Ve tezgâhtarIl commesso mi disse:
Ve tezgâhtarJa myyjä kysyi,
Ve tezgâhtar점원이 말하기를
Ve tezgâhtarLe vendeur m'a dit:
Ve tezgâhtarOg butiksindehaveren sagde,
Ve tezgâhtarPramuniaganya bilang,
Ve tezgâhtarȘi vânzătorul a spus
Ve tezgâhtarTrgovec je rekel:
Ve tezgâhtarUnd der Verkäufer sagte,
Ve tezgâhtarVà người bán hàng nói,
Ve tezgâhtarY el vendedor de la tienda dice:
Ve tezgâhtarΚαι εκείνος με ρωτάει,
Ve tezgâhtarА продавачът ми казва:
Ve tezgâhtarА продавець мене і питає:
Ve tezgâhtarПродавец спросил меня:
Ve tezgâhtarוהמוכר אמר,
Ve tezgâhtarوقال لي البائع،
Ve tezgâhtar「スリムとストレートとリラックスと どれにしますか?
Ve "yağsız süt getirebilir misiniz?" dersin. Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Bạn hỏi,"Này, anh có thể lấy sữa gầy chứ?" và anh ta ra khỏi quầy mà không có quần dài trên người.
Ve "yağsız süt getirebilir misiniz?" dersin. Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Pytacie czy można prosić o mleczko, on wychodzi zza lady, ale jest bez gaci.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Astfel, băncile mobile ar fi exact ca şi mingea.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Die lebenden Bänke sollten genau wie der Ball sein.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Et donc les bancs vivants seraient exactement comme la boule.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.움직이는 벤치들이 바로 공의 역할을 한다는 거죠.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Por lo tanto los escaños vivientes debían ser igual que la pelota.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Quindi le panchine viventi sarebbero dovute essere identiche alla palla.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Żywe ławki miały być dokładnie takie jak piłka.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Οι κινούμενοι καναπέδες θα έπαιζαν τον ρόλο της μπάλας.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.Така че движещите се пейки щяха да са точно като топката.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.То есть эти "живые" тумбы были бы как мяч в игре.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.כך שהספסלים הנעים יהיו בדיוק כמו הכדור.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.إذن المقاعد الحيه ستكون بالضبط كالكره.
Yani yaşayan tezgahlar aynı top gibi olacaktı.ジョンはこのアイデアに興奮し 私に言いました「よし やろう」
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.음식은 주방 두고 한접시 분량을 가져와 상에 놓고 먹는 스타일이 보편적입니다.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.Sirven la comida en una barra, alejan la comida, para luego llevarla a la mesa.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.Вместо этого они сервируют еду за стойкой и только затем подают ее к столу.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.הם מגישים על הדלפק, מרחיקים את האוכל, ואז מביאים את הצלחות לשולחן.
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.يحضرونه على المنضده , يضعون الطعام بعيدا , ثم يحملونه الى الطاوله .
Yemekleri tezgahda sunuyorlar ve oradan masaya getiriyorlar.食卓まで持ってきます 彼らには3000年前からの古い格言があり
Ýnsanlar dolarlarýný kasa tezgahlarýna veriyorlar.- Ich selbst sehe keinen Nutzen in großen, institutionalisieren Umweltorganisationen;