teyze ile cümle

teyze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Teyzemi bu yüzden toprađa verdim, amcamý da toprađa verdim ve bir teyzem bu çevrenin içinde yaţamakta..A niekedy sa vyskytnú nehody, vyliatie týchto toxických chemikálií priamo do rieky Athabaska.
Teyzemi bu yüzden toprađa verdim, amcamý da toprađa verdim ve bir teyzem bu çevrenin içinde yaţamakta..게다가 아무 처리되지 않은 유독성 화학물질이 유입되는 사고가
- Teyzemin madalyonuydu.É só um colar velho da minha tia.
- Teyzemin madalyonuydu.Wiem, czym się zajmujesz.
- Teyzemin madalyonuydu.- Медальон, беше на леля ми. -
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Am înregistrat-o pe mătușa mea cântând un cântec în rusă din --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım. Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?Ze zingt een Russisch lied van de -- weet je, kunnen we dat heel even horen?
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Grabé a mi tía, la grabé cantando una canción rusa de
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Ho registrato mia zia, ho registrato mia zia che canta una canzone russa del...
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Ich habe meine Tante aufgenommen, als sie für mich ein Lied auf Russisch gesungen hat --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.J'ai enregistré ma tante, j'ai enregistré ma tante en train de chanter en russe de --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.전 숙모께서 러시아어로 부른 노래를 녹음했습니다.
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Nagrałam moją ciotkę śpiewającą pieśń po rosyjsku z --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Rögzítettem, amint a nagynéném oroszul énekel --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Tôi đã ghi âm người dì của mình, tôi ghi âm bà hát một bài hát tiếng Nga từ --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Записах леля ми, записах леля ми как пее руска песен от...
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.Я записала мою тётю, я записала, как моя тётя поёт песню на русском...
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.אני הקלטתי דודה שלי. אני הקלטתי דודה שלי שרה שיר ברוסית מ --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.لقد سجلت صوت خالتي ، وهي تغني أغنية باللغة الروسية من --
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım.ちょっとかけてもらえますか?
Teyzem ve amcam da yanındaydı.Mit meiner Tante und meinem Onkel.
Teyzem ve amcam da yanındaydı.Z moją ciotką i wujem.
Teyzem ve amcam da yanındaydı.Με τη θεία μου και το θείο μου.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.85세 가량 될 때 까지 매일 바다에서 수영을 하곤 하셨던 숙모의 노래를 제가 녹음했습니다.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Felvettem -- a nagynéném minden nap úszott az óceánban, egészen 85 éves koráig.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Grabé a mi tia, que acostumbraba a nadar en el óceano todos los días de su vida hasta que cumplió 85.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Ho registrato mia - mia zia era solita andare a nuotare nell'oceano tutti i giorni, fino a quasi 85 anni.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Mătușa mea obișnuia să înoate în ocean în fiecare zi a anului până pe la vreo 85 de ani.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Mijn tante zwom altijd in de oceaan, het hele jaar door, elke dag tot ze ongeveer 85 was.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.OK, j'ai enregistré -- ma tante nageait dans l'océan tous les jours de l'année jusqu'à ce qu'elle ait 85 ans.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.OK, nagrałam moja ciotkę, która codziennie pływa w oceanie aż nie skończyła 85 lat.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Tôi ghi âm dì tôi - bà đã từng đi bơi ở biển tất cả hằng ngày trong năm cho tới năm 85 tuổi.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Моя тётя плавала в океане, не пропуская ни одного дня в году, почти до 85 лет.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.Тя плуваше всеки ден в океана всеки ден, докато стана на около 85 години.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.טוב. אני הקלטתי את - דודה שלי נהגה לשחות באוקיינוס כל יום בשנה עד גיל 85.
Teyzem yaklaşık 85 yaşına kadar yılın her günü... ...okyanusta yüzerdi.نعم. سجلت خالتي - خالتي وهي تسبح في المحيط كل يوم من أيام السنة حتى كانت حوالي بلغت عمر 85.
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Bibi Anda memberi saya alamat Anda dan mengatakan kepada saya untuk memastikan dan memanggil Anda. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Dì của bạn đã cho tôi địa chỉ của bạn và nói với tôi được chắc chắn và kêu gọi các bạn. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Din moster gav mig din adress och berättade att vara säker och kallar på dig. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Din tante gav mig din adresse, og fortalte mig at være sikker og kalder på dig. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Ihre Tante hat mir Ihre Adresse und sagte mir, um sicher zu sein, und rufen dich. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Je tante gaf me je adres en vertelde me om zeker te zijn en een beroep op je. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. ""한달에 대하여. 이모는 나에게 주소를주고 하더군요 확실하게 당신에게 전화. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. ""Körülbelül egy hónap alatt. A néni adta meg a címét, és azt mondta nekem, A biztos és hívja rajtad. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Mătuşa mi-a dat adresa dvs. de dvs. şi mi-a spus pentru a fi sigur şi poate apela la tine. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Sinun täti antoi minulle osoitteen ja kertoi olla varma ja kehotamme teitä. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Ta tante m'a donné votre adresse et m'a dit pour être sûr et appelez sur vous. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Tua zia mi ha dato il tuo indirizzo e mi ha detto per essere sicuri e chiamare su di voi. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Tvoja teta mi je dal svoj naslov in mi je povedal da se prepričajte, in klic na vas. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Twoja ciotka dała mi swój adres i powiedział mi, aby upewnić się, i wzywa cię ".
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Vaša teta mi dala adresu a povedal mi pre istotu, a volať na vás. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Vaše teta mi dala adresu a řekl mi pro jistotu, a volat na vás. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Η θεία σου μου έδωσε τη διεύθυνσή σας και μου είπε για να είστε σίγουροι και να καλέσει σε σας. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. ""За един месец. Леля ти ми даде адреса си и ми каза, За да бъдат сигурни и Призовавам ви. "
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Твоя тетя дала мне свой адрес и сказал мне, чтобы убедиться, что и призываю вас ".
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "Твоя тітка дала мені свою адресу і сказав мені, щоб переконатися, що і закликаю вас ".
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. ""نحو شهر. أعطى عمتك لي عنوانك وقال لي للتأكد من وندعو لكم ".
Teyzen bana adresini verdi ve bana emin olun ve çağırıyoruz. "必ず、あなたを呼び出すに。" それは叔母アガサがやって来るし始めていたことを示したように私は、これを聞いて喜んでいた
Teyzeni biraz bekleyemıyor musun?¿No puedes esperar un poquito a tu tía?
Teyzenizin dediği gibi yapacaksınız.- Benjamin ska inte bita på naglarna.

İlgili Sayfalar