Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler."In Him I have put my trust; and in Him let all put their trust who put their trust.'
Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.In Allah, then, let the believers trust.
Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.Verily Allah loveth the trustful.
Allah, tevekkül edenleri sever.Verily Allah loveth the trustful.
Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et.So turn aside from them (do not punish them), and put your trust in Allah.
Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.And in Allah let believers put their trust.
Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et.But if they incline to peace, you also incline to it, and (put your) trust in Allah.
Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler."And in Allah let the believers put their trust.
Ben O'na tevekkül ettim.The decision rests only with Allah.
Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."In him, I put my trust and let all those that trust, put their trust in Him."
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et.And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (till you are ordered).
Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler!And in Allah let believers put their trust.
Eğer barışa eğilim gösterirlerse sen de buna yanaş ve Allah'a tevekkül et.But if they incline to peace, you also incline to it, and (put your) trust in Allah.
İnkârcılara, ikiyüzlülere itaat etme, onların ezalarına aldırma; Allah'a tevekkül et.And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (till you are ordered).
Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."And in Allah let the believers put their trust.
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) da Allah'a tevekkül et.And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (till you are ordered).
Onun için sen suçlarını yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et, Ona tevekkül et.So turn aside from them (do not punish them), and put your trust in Allah.
Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim.The decision rests only with God.
Bir kez azmettin mi de artık Allah'a güvenip dayan! Allah, tevekkül edenleri sever.And when you make a decision, put your trust in God; God loves the trusting.
İnanıp Rablerine tevekkül edenler için Allah katında bulunan ise daha hayırlı, daha kalıcıdır.But what God possesses is better and more lasting for those who believe and rely on their Lord.
Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et.And when thou art resolved, then put thy trust in Allah.
Bir kere de azmettin mi, yalnız Allah’a tevekkül et!And when thou art resolved, then put thy trust in Allah.
Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp-yönelirim.In Him, I have put my trust, and to Him do I turn penitently.
Rabbimiz, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik.For our Lord has embraced everything with knowledge, and in Allah we have put our trust.
Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.In Him let all put their trust'
Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.They are those who put their trust in their Lord.
"Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim?"No reason have we why we should not put our trust on Allah.
Tevekkül Karman Cahide SonkuTawakkol Karman Cahide Sonku
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.Bei Widerruf werde er sie zurückstellen.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Das alte Dorf war ein Haufendorf.
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.Reflexión sobre la conclusión repugnante.
"Tefekkür adamının tevekkülü".«La Promesa del Guerrero».
"Tefekkür adamının tevekkülü".Trattato aureo ... del sig.
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.После суда товарищей и справедливого наказания он возвращается к прежней жизни.
"Tefekkür adamının tevekkülü".«Солист Его Величества».
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.ثم يقنع نفسه بأنه إذا استرجع المنزل فإن آلي ستعود إليه.
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.After the Strike: When Your Favorites Will Return!» (em inglês).
"Tefekkür adamının tevekkülü".«O Despertar de um Homem».
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Het andere dorp was Hoofddorp.
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.Kort nadien verzoenden zij zich en kregen zij hun bezittingen terug.
Evliyanın en büyük özelliği Allah'tan başkasını dost edinmemeleri ve ona tam tevekkül içinde olmalarıdır.Lots hustru ignorerade Guds påbud att inte blicka bakåt, och förvandlades därför till en saltstod.
"Tefekkür adamının tevekkülü".Du nådens mästar-stycke.
"Tefekkür adamının tevekkülü"."Pledoarie pentru OM".
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.Menestystekijöiden tunnistaminen.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Το ένα ήταν ορφανοτροφείο.
"Tefekkür adamının tevekkülü".«Το τιμωρό χέρι του Λαού».
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.Setelah kejadian itu, Muhammad dikembalikan oleh Halimah kepada Aminah.
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.なおこの期間が過ぎれば(多少の自己嫌悪は残るものの)元に戻る。
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.隱語被破解後,眾人的生活才得以回復正常。
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.어두워진 후, 그들은 후방으로 후퇴했다.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Други обаче имали статут на села.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Meema oli küla Valgamaal.
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.Põhjuseks loetakse kehvade asjaolude kokkulangemist.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:Det är bra för mig att nalkas Gud.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:Det er godt for mig at komme nær Gud.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:E 'bene per me di avvicinarsi a Dio.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:Es bueno para mí, el acercarme a Dios.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:Es ist gut für mich, in der Nähe zu Gott zu ziehen.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:Je to dobré pre mňa priblížiť k Bohu.