CVS teslim etme işi tamamlandıCommentTrabajo de envío al CVS terminadoComment
CVS teslim etme işi tamamlandıCommentWysyłanie do repozytorium CVS zakończoneComment
CVS teslim etme işi tamamlandıCommentΗ υποβολή στο CVS ολοκληρώθηκεComment
CVS teslim etme işi tamamlandıCommentЗавдання передачі CVS виконанеComment
CVS teslim etme işi tamamlandıCommentПередача CVS выполненаComment
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.23:16 Du sollst den Knecht nicht seinem Herrn überantworten, der von ihm zu dir sich entwandt hat.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Älä luovuta orjaa, joka on paennut isäntänsä luota sinun luoksesi, hänen isännällensä.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Du må ikke udlevere en Træl til hans Herre, når han er flygtet fra sin Herre og søger Tilflugt hos dig.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Du skal ikke sende en træl tilbake til hans herre når han er rømt fra sin herre og har flyktet til dig.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.En träl som har flytt till dig från sin herre skall du icke utlämna till hans herre.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Khi tôi tớ trốn khỏi chủ mình chạy đến nhà ngươi, chớ nộp nó lại cho chủ;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Khi tôi_tớ trốn khỏi chủ mình chạy đến nhà_ngươi , chớ nộp nó lại cho chủ ;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.종이 그 주인을 피하여 네게로 도망하거든 너는 그 주인에게로 돌리지 말고
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Não entregarás a seu senhor o servo que, fugindo dele, se tiver acolhido a ti;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne add ki a szolgát az õ urának, a ki az õ urától hozzád menekült.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne daj njegovemu gospodarju nazaj hlapca, ki je k tebi pribežal od njega.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš sluhu jeho pánovi, ktorý sa utečie k tebe od svojho pána.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš služebníka pánu jeho, kterýž k tobě utekl od pána svého.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz."No entregarás a su amo el esclavo que acude a ti escapándose de su amo
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Să nu dai înapoi stăpînului său pe un rob care va fugi la tine dupăce l -a părăsit.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Tu ne livreras point à son maître un esclave qui se réfugiera chez toi, après l`avoir quitté.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Δεν θελεις παραδωσει δουλον εις τον κυριον αυτου, οστις κατεφυγεν απο του κυριου αυτου προς σε
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Да не предадеш на господаря му слуга, който е избягал при тебе от господаря си.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Не выдавай раба господину его, когда он прибежит к тебе от господина своего;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.לא תסגיר עבד אל אדניו אשר ינצל אליך מעם אדניו׃
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.عبدا ابق اليك من مولاه لا تسلم الى مولاه.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若 有 奴 僕 脫 了 主 人 的 手 、 逃 到 你 那 裡 、 你 不 可 將 他 交 付 他 的 主 人
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若有 奴僕脫 了 主人 的 手 、 逃到 你 那裡 、 你 不 可 將 他 交付 他 的 主人
Egonu teslim etmen demektir.Musíš odevzdat své ego
Elijah Mohamad, Malcolm'a, kendini Allah'a teslim etmesini söyledi.Ο Ελάιζα Μοχάμεντ είπε στον Μάλκολμ να πιστέψει στον Αλλάχ.
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››그러하온즉 왕은 내려오시기를 원하시는 대로 내려 오소서 그를 왕의 손에 붙일 것이 우리의 의무니이다
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Niin tule nyt sinne, kuningas, milloin vain haluat tulla; me kyllä luovutamme hänet kuninkaan käsiin."
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Ora, atteso il tuo desiderio di scendere, o re, scendi e sapremo metterlo nelle mani del re»
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Så kom nu herned, Konge, som du længe har ønsket; det skal da være vor Sag at overgive ham til Kongen!"
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Sedaj torej, o kralj, pridi doli po vsej želji srca svojega, in na nas je, da ga izdamo kralju v roko.
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Vậy , hỡi vua , hãy xuống , y theo lòng sở ước của vua ; chúng_tôi chịu lo nộp hắn vào tay vua .
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››Vậy, hỡi vua, hãy xuống, y theo lòng sở ước của vua; chúng tôi chịu lo nộp hắn vào tay vua.
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››итак по желанию души твоей, царь, иди; а наше дело будет предать его в руки царя.
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››ועתה לכל אות נפשך המלך לרדת רד ולנו הסגירו ביד המלך׃
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››فالآن حسب كل شهوة نفسك ايها الملك في النزول انزل وعلينا ان نسلمه ليد الملك.
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››王 阿 、 請 你 隨 你 的 心 願 下 來 、 我 們 必 親 自 將 他 交 在 王 的 手 裡
Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davutu kralın eline teslim etmeyi ise bize bırak.››王阿 、 請 你 隨 你 的 心願 下來 、 我們必親自將 他 交在王 的 手裡
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.시각은 소리를 표상하기 위해 동원되기도 합니다. 그리고 이 두 가지의 공통점을 이해하고 공통적으로 야기하는 효과를 위해 쓰이죠.
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.Wzrok jest używany do przedstawiania dźwięku i do pokazania ich wspólnych właściwości, wspólnego dziedzictwa.
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.Zicht kan ook geluid oproepen en gemeenschappelijke kenmerken van beiden en een gemeenschappelijke oorsprong.
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.Изображение используется для отображения звука и отображает общие черты между этими двумя и их общее наследие.
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.הראייה נדרשת גם לייצג צלילים וכדי להבין את המאפיינים המשותפים של שניהם כמו את המורשת המשותפת שלהם.
Görme, sesi teslim etmek ve ikisinin ortak özelliklerini ve mirasını anlamak için çağrılır.يستدعى النظر ليعبر عن الصوت وأيضا لفهم الخصائص المعتادة لذلك الصوت وكذلك موروثاته.
Gücü farklı ellere teslim etmekten.Нужно поместить власть в другие руки.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Am oferit vecinii noştri o mână, şi le-am oferit răniţii noştri de sânge.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.영웅적인 국민의 행동이 더 많은 고통과 파괴를 덜어주었다.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Le jour du 11 septembre 2001, lors de notre deuil, le peuple américan s'est réuni.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Reafirmamos nuestros vínculos mutuos y nuestro amor por nuestra comunidad y nuestro país.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Vahvistuimme keskinäisissä suhteissamme sekä yhteisöä ja maatamme kohtaan tuntemassamme rakkaudessa.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.黒い煙を立ち上げたことは、私たちにさらなる悲痛と打撃を与えました。
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Ce n'est pas de fuir les deuils, mais d'entrer dans la peine, de s'abandonner au chagrin.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Het kan niet worden gekocht of geregeld of met bommen gemaakt. Het is dieper. Het is een proces.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Không chạy trốn khỏi mất mát, nhưng tiếp nhận đau buồn, đầu hàng sự đau khổ.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.상실을 피하는 것이 아니고, 슬픔을 체험하고, 그것을 받아들이는 것입니다
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Não é fugir da perda, é aceitar a dor, é entregar-se ao sofrimento.