Ana içeriğe geç
Sözlük

tesisatçı ile cümle

tesisatçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tesisatçılara emekleri için iyi ödeme yapılır.Plumbers are well paid for their labor.
Su tesisatçısı suyu borudan dışarı pompaladı.The plumber pumped the water out of the pipe.
Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.The plumber used many tools to fix our sink.
Boruyu tamir edemezsen, bir tesisatçı aramak zorunda kalacağız.If you can't fix the pipe, we'll have to call a plumber.
Tom bir tesisatçı.Tom is a plumber.
Tom'un su tesisatçısında çalışacağını düşündüm.I thought Tom would work on the plumbing.
Bir tesisatçı aradığını duydum.I heard you were looking for a plumber.
Tom'a senin iyi bir tesisatçı olduğunu söyledim.I told Tom you were a good plumber.
Bunu tamir edebilir misin yoksa bir tesisatçı çağırmam mı gerekiyor.Can you fix this or should I call a plumber?
Bir tesisatçı çağırın.Call a plumber.
Ben bir tesisatçı gibi mi görünüyorum?Do I look like a plumber?
Tesisatçı boruyu boşaltmak için suyu dışarı pompaladı.The plumber pumped out the water in order to drain the pipe.
Tom bir tesisatçıydı.Tom was a plumber.
Tom serbest çalışan bir tesisatçıdır.Tom is a self-employed plumber.
Mario bir tesisatçıdır.Mario is a plumber.
Bir su tesisatçısına ihtiyacım var.I need a plumber.
Öğretmen olmadan önce bir tesisatçıydım.I was a plumber before I became a teacher.
Ben bir tesisatçıyım.I'm a plumber.
Tom hâlâ bir tesisatçı mı?Is Tom still a plumber?
Tom üç yıl bir tesisatçı olarak çalıştı.Tom worked as a plumber for three years.
Bir tesisatçı ne kadar para kazanıyor?How much money does a plumber make?
Tesisatçılar ne kadar para kazanıyor?How much money do plumbers make?
Tesisatçı çağırmamız gerekiyor.We need to call a plumber.
Büyükbabalarının her ikisinin de tesisatçı olduğunu duydum.I heard that both of your grandfathers were plumbers.
Tom bir tesisatçı, değil mi?Tom is a plumber, isn't he?
Tom tesisatçıyı çağırdı.Tom called the plumber.
Tom tesisatçıyı aradı.Tom called the plumber.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben and Gwen did not know of this at first, believing him to have been a literal plumber.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.He aspires to be a top Seeker like his father.
Bu konudaki en ünlü vaka Bordeaux kökenli gaz tesisatçısı Jean-Albert Dadas'tır.The most famous case was that of Jean-Albert Dadas, a Bordeaux gas-fitter.
Artık Ben çok usta bir tesisatçı lideri olmuştu.He also was a kickoff specialist.
Örneğin, su tesisatçısı Joe'yu arayabilirsiniz.You could call Joe the Plumber, for example.
Oo, harika tesisatçı geldi.Oh, good the plumbers here.
Tesisatçı, işportacı, kuaför olamaz, onlara borcumu ödedimCan't be the plumber, the peddler, the parlor, cause I've paid those bills
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır.If there's a plumber, he's 300 pounds and he's got a giant butt crack.
Tesisatçılar hep böyle gözükür, di mi?That's what plumbers look like, right?
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.Auch Fragen zu Strom und Gezeiten werden hier gestellt.
Mario ve Luigi Mario, Brooklyn, New York'ta yaşayan iki İtalyan asıllı Amerikalı tesisatçıdır.Les frères Mario, Mario et Luigi, sont deux plombiers italo-américains de Brooklyn.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.En outre des problèmes d’alimentation en eau et en électricité se posaient.
Elektrik tesisatçıları adlarına bir iş yeri açar ve elektrikli cihazlar da satabilirler.Aéropostale dispose de concurrents qui vendent des produits similaires.
Ayrıca elektrik ve su tesisatçılığı işleri de görülür.También pagan las facturas del agua y de la electricidad.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen non sapevano nulla di questo all'inizio, credendo che fosse un idraulico.
Burada 15 yaşında boru tesisatçısı olarak çalışmaya başladı.Iniziò a lavorare come idraulico a tredici anni.
Alan Albright : Pyronite'ye (Ateştopu'nun türüne) dönüşebilen bir tesisatçı çocuğudur.Alan Albright è il figlio adolescente di un Risolutore Pyronita (stessa razza aliena di Inferno).
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.ولد في ميونخ وكان مصلح آلات قبل أن يصبح صانع أقفال في السكك الحديدية في برلين عام 1902.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen não sabia de esta em primeiro lugar, acreditando que ele tenha sido um literal de encanador.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'Se não é um homem, porque procurar fazê-lo cristão?
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max era uma vez no Exército dos Estados Unidos, um astronauta do programa, e era um encanador.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Seu sonho é se tornar policial como seu pai.
Alan Albright : Pyronite'ye (Ateştopu'nun türüne) dönüşebilen bir tesisatçı çocuğudur.Alan Albright – chłopiec, który potrafi zmienić się w Inferno.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Marzy aby być profesjonalnym zapaśnikiem jak jej ojciec.
Artık Ben çok usta bir tesisatçı lideri olmuştu.Han var en rendyrket slalåmspesialist.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max tetap sendirian di padang pasir, sekali lagi menjadi drifter (pengembara).
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Ia bercita-cita ingin menjadi sutradara seperti ayahnya.
Dönünce sıhhi tesisatçılığa başladı.Ya, sampai perawatan dimulai.
Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti.Mẹ ông qua đời vì bệnh lao khi ông mới được 3 tuổi.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'あなたが配管工であるならば、それは、あなたをクリスチャンの配管工にしますか?
Münih'te doğan Drexler, 1902 yılında Berlin'de çilingir olana dek tren makine tesisatçısıydı.뮌헨에서 태어난 드렉슬러는 1902년 베를린에서 철도 자물쇠 제조공이 되기까지 기계 정비공으로 일하였다.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.החלום הגדול ביותר שלו הוא להיות גיבור גדול כמו אביו.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.קית' ואני היינו מסתכלים עליו ואומרים שהוא חנון.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod