Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Con trẻ ấy sẽ ăn mỡ sữa và mật, cho đến chừng nào biết bỏ điều dữ và chọn điều lành.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Con_trẻ ấy sẽ ăn mỡ sữa và mật , cho_đến chừng nào biết bỏ điều dữ và chọn điều lành .
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Egli mangerà panna e miele finché non imparerà a rigettare il male e a scegliere il bene
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Él comerá leche cuajada y miel, hasta que sepa desechar lo malo y escoger lo bueno
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.El va mînca smîntînă şi miere, pînă va şti să lepede răul şi să aleagă binele.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Il mangera de la crème et du miel, Jusqu`à ce qu`il sache rejeter le mal et choisir le bien.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Ki vajat és mézet eszik, míg megtanulja a gonoszt megvetni, és a jót választani;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.그가 악을 버리며 선을 택할 줄 알 때에 미쳐 뻐터와 꿀을 먹을 것이라
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Manteiga e mel comerá, quando ele souber rejeitar o mal e escolher o bem.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Maslo a med bude jesť, dokiaľ nebude vedieť zavrhnúť zlé a vyvoliť dobré.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Máslo a med jísti bude, až by uměl zavrci zlé, a vyvoliti dobré.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Masło i miód jeść będzie, ażby umiał odrzucać złe, a obierać dobre. -
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Pada waktu ia cukup besar untuk dapat mengambil keputusan sendiri, negeri itu akan makmur
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Smetano in med bo jedel, ko bo vedel zametati hudo in voliti dobro.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Surmælk og Vildhonning skal være hans Føde, ved den Tid han ved at vrage det onde og vælge det gode;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Voita ja hunajaa hän syö siinä iässä, jolloin hän oppii hylkäämään pahan ja valitsemaan hyvän;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Βουτυρον και μελι θελει φαγει, εωσου μαθη να απορριπτη το κακον και να εκλεγη το αγαθον.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Он будет питаться молоком и медом, доколе не будет разуметь отвергать худое и избирать доброе;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.Сгъстено мляко и мед ще яде, Когато се научи да отхвърля лошото и да избира доброто;
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.חמאה ודבש יאכל לדעתו מאוס ברע ובחור בטוב׃
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.زبدا وعسلا ياكل متى عرف ان يرفض الشر ويختار الخير.
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.到 他 曉 得 棄 惡 擇 善 的 時 候 、 他 必 喫 奶 油 與 蜂 蜜
Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.到 他 曉得棄惡擇 善 的 時候 、 他 必 喫 奶油 與 蜂蜜
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››\30:32\Thi Tryk på Mælk giver Ost, Tryk på Næsen Blod og Tryk på Vrede Trætte.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››căci baterea laptelui dă smîntînă, scărpinarea nasului dă sînge, şi stoarcerea mîniei dă certuri.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kajti stiskanje mleka da maslo in nos stiskan izpusti kri: draženje pa rodi prepir.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kdo tluče smetanu, stlouká máslo, a stiskání nosu vyvodí krev, tak popouzení k hněvu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››대저 젖을 저으면 뻐터가 되고 코를 비틀면 피가 나는 것 같이 노를 격동하면 다툼이 남이니라
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››lebo tlak na smotanu vyvodí maslo, a tlak na nos vyvodí krv, a tlak do hnevu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Sillä maitoa pusertamalla saa voin, nenää pusertamalla saa veren, ja vihoja pusertamalla saa riidan.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Ty såsom ost pressas ut ur mjölk, och såsom blod pressas ut ur näsan, så utpressas kiv ur vrede. ----
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››כי מיץ חלב יוציא חמאה ומיץ אף יוציא דם ומיץ אפים יוציא ריב׃
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››لان عصر اللبن يخرج جبنا وعصر الانف يخرج دما وعصر الغضب يخرج خصاما
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛 奶 必 成 奶 油 . 扭 鼻 子 必 出 血 . 照 樣 、 激 動 怒 氣 必 起 爭 端
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛奶 必 成 奶油 . 扭鼻子 必 出血 . 照樣 、 激動 怒 氣必 起 爭端
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.이전, 마른 빵 한 조각과 소금 빵 한 조각 버터를 발랐습.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.קודם לכן, פרוסת לחם יבש, פרוסת לחם מרוחה בחמאה מלוחה.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.في وقت سابق ، طخت شريحة من الخبز الجاف ، وشريحة من الخبز مع الزبد المملح.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.おそらく一度に指定し、すべてのために - すべてこれに加えて、彼女はボールを下に置く
Hagbart, ekmeği uzat. O kadar tereyağı alma.Vem har lärt dig att bre smör på rätsidan av brödet?
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.A început ca o trudã pentru o bucatã de pâine ºi s-a sfârºit ca o dragoste pentru ºtiinþã.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Comenzó con una lucha por ganarme el pan... y termina con un amor a la ciencia.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Det började som slit för brödfödan och slutade som kärlek till en vetenskap.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Une lutte continuelle pour le pain quotidien qui devint une passion pour la science.
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Was als Bemühungen um den Broterwerb begann,,, endete in einer Leidenschaft für die Wissenschaft,
(Hayatım)Ekmek ve tereyağı için yorulmadan çalışmakla başladı ve bilim aşkıyla sona erdi.Was als Bemühungen um den Broterwerb begann,,, endete in einer Leidenschaft für die Wissenschaft,
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Ada lasagna, ada casseroles, ada brownies, ada kue tart mentega, dan ada banyak pie, begitu banyak pie.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Boli tam lasagne a zapekané jedlá, boli tam sušienky, bublaniny s ovocím a bolo tam veľa, veľa koláčov.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Byly tam lazáně a zapékané těstoviny, buchty a máslové koláčky a taky koláče, spousta různých koláčů.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Er was lasagna, stoofpot, er waren brownies en boterkoekjes, en er was taart, heel veel taart.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Es gab Lasagne, Aufläufe, es gab Brownies und Butterkuchen und es gab Torten, unglaublich viele Torten.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Había lasaña, había cazuelas, había brownies, tartas dulces, y había tortas, montones y montones de tortas.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.라자냐가 있었고, 캐서롤이 있었습니다. 초콜릿 케이크와 버터 타트가 있었고, 아주 많은 파이가 있었습니다.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Và lasagna, có món thịt hầm, có bánh hạnh nhân, có bánh trái cây bơ, có nhiều, nhiều loại bánh khác.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Volt lasagna, casserole, voltak sütik, vajas mártások, És pite, sok-sok pite.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Είχε λαζάνια, κοκκινιστό, κέικ, τάρτες, πίτες, πολλά διαφορετικά είδη πίτας.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.Имало лазаня, готвени ястия, сладки, масленки и други сладкиши, много сладкиши.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.היתה לזניה, היה צלי, היו בראוניז, היו עוגות חמאה, היו עוגות, המון המון עוגות.
Lasanya varmış, güveç varmış, çikolatalı kek varmış, tereyağlı tartlar, ve turtalar varmış, bir sürü turtalar.ブラウニーやバタータルトもあり たくさんの種類のパイがありました そして父がこの話をするとき言うのは
limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.물에서 헤엄치고 있는 물고기를 만나게 된거죠.