Tom'un desteği tereddütsüzdür.Tom's support is unwavering.
Tom teklifi tereddütsüz kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Tom öneriyi tereddütsüz kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Only 1 participant refused to administer shocks past the 300- volt level.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.As he says here, most people answer without any hesitation.
İngiliz hakem Jack Taylor penaltıya tereddütsüz karar verdi.Jack Taylor liegt falsch.
Tereddütsüz sadıktır.Sündige Verhärtung.
İngiliz hakem yine aynı şekilde tereddütsüz bir penaltı kararı verdi.Aber britisches Recht hatte wieder den Charakter einer Willküreinrichtung.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ningún participante se negó rotundamente a aplicar más descargas antes de alcanzar los 300 voltios.
Tereddütsüz sadıktır.نسى الإخلاص.
Tereddütsüz arabasını sattı.Ele vendeu o seu carro sem hesitar.
Tereddütsüz sadıktır.Kwade trouw.
İngiliz hakem yine aynı şekilde tereddütsüz bir penaltı kararı verdi.Hovioikeus piti Kärkkäisen tuomion ennallaan.
Tereddütsüz sadıktır.Onko rouvani uskoton?
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen af forsøgspersonerne afbrød forsøget før 300 volt.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen av forsøkspersonene avbrøt forsøket før 300 volt.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.沒有參與者在到達300伏特之前堅持停止。
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.기사환국 이후 남인은 1백년이 넘도록 정승에 기용되지 못 하는 등 노론의 견제를 당했다.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Žiadny účastník vytrvalo neodmietol v dávaní šokov pred 300-voltovou úrovňou.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nobeden od dirkačev med dirko ni opravil postanka v boksih zaradi varčevanja s pnevmatikami v prvih krogih.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nė vienas dalyvis neatsisakė trenkti aukai 300 voltų įtampa.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Aşa cum spune el, majoritatea oamenilor răspund fără ezitare.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Comme il le dit alors, la plupart des gens répondent sans hésiter.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Como el dice aquí, la mayoría de la gente responde sin vacilar.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Jak sam stwierdził, większość ludzi odpowiadała bez wahania.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.이처럼, 그가 이렇게 질문을 하면 대부분은 망설임없이 대답합니다.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Như ông đã nói ở đây, phần lớn mọi người trả lời không do dự.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Quindi come lui afferma qui, la maggior parte delle persone risponde senza esitazioni.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Wie er hier sagt, antworten die meisten ohne zu zögern.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Zoals hij hier zegt, antwoorden de meeste mensen zonder aarzeling.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Όπως λέει εδώ, οι περισσότεροι άνθρωποι απαντούν χωρίς δισταγμό.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.И, казва той, повечето хора отговарят без да се колебаят.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.Он говорит, что большинство людей отвечают без колебания.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.כפי שהוא אומר כאן, רוב האנשים עונים בלי להסס.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.كما يقول هنا ، فإن معظم الناس يجيبون دون أي تردد.
Çoğu insanın bunu tereddütsüz cevaplayabildiğini söylüyor.私たちがここで目にしたのは
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Arranjei trabalho, o turismo funciona e já não tenciono mudar-me porque me sinto feliz aqui».
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Bez zaváhania odpovedá, že podľa nej treba mať väčšiu úctu k zákonom.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Brez oklevanja odgovori, da bi bilo treba bolj spoštovati pravo.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Hon svarar utan att tveka att det krävs mer respekt för lagen.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Lachezara risponde senza esitare che ci vorrebbe più rispetto per le leggi.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Odpovídá bez zaváhání, že je zapotřebí větší úcty k právu.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Răspunde fără ezitare, crede că este nevoie de mai mult respect faţă de lege.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Ruse, dumne z faktu, iż w przejrzysty sposób korzysta z finansowania UE, wreszcie notuje wzrost gospodarczy.
Raykova tereddütsüz cevap veriyor; hukuka daha saygılı olunması gerektiğini düşünüyor.Sa réponse vient sans hésitation: il faut plus de respect pour la loi.