Ana içeriğe geç
Sözlük

tercihi ile cümle

tercihi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sizin tercihiniz.Your call.
Fakat sanatçıların tercihi simetriye dair bir beklenti yaratıp sonra onları bozmaktır.But what artists like to do is to set up expectations of symmetry and then break them.
Rhode Island Tasarım Okulu (RISD) tarafından reddedildim. Üniversite için tek tercihimdi.I was rejected from the Rhode Island School of Design, my one and only choice for college.
Ve reddedilmeyecek, tümor oluşturmayacak hücreler tercihimiz oluyor.And we prefer cells that will not reject and will not form tumors.
Herhangi bir tercihiniz var mı?Any favorites here?
Yukardaki URL' nin altyazılarını içeren bir dosyanın tercihi konumuOptional location of a file containing the subtitles of the URL above
Aygıt TercihiDevice Preference
Öntanımlı Çıktı Aygıtı TercihiDefault Output Device Preference
Öntanımlı Yakalama Aygıtı TercihiDefault Capture Device Preference
'% 1' Kategorisi için Çıktı Aygıtı TercihiOutput Device Preference for the '%1 'Category
'% 1' Kategorisi için Yakalama Aygıtı TercihiCapture Device Preference for the '%1 'Category
Şifreleme tercihi:Encryption preference:
Şifreleme tercihi: @ item: inlistboxEncryption preference:
Cowen, "AB'nin net tercihi, birleşmiş bir Kıbrıs'ın katılımı yönündedir," dedi."The clear preference of the EU is for the accession of a united Cyprus," Cowen said.
Moldova tercihini daha fazla demokrasi taraftarı belediye başkanlarından yana kullandıMoldova elects more pro-democracy mayors
Yeni Demokrasi partisi, aday tercihini genel başkan Imer Selmani’den yana kullandı.New Democracy nominated its own leader, Imer Selmani.
Pazartesi günü yayınlanan sonuçlar başbakan tercihi söz konusu olduğunda ikiye ayrılıyor.The results, published Monday, are split when it comes to preferences for prime minister.
Bu tercihin sadece transatlantik köle ticaretinde mevcut olduğuna dikkat etmek önemlidir.It is important to note that this preference only existed in the transatlantic slave trade.
Gift'te, Kielland, Norveçli öğretmenlerin zamanında kullandığı Latince tercihini eleştirdi.In Gift, Kielland debates the preference for Latin that Norwegian teachers had during his time.
Ancak bu, bir tercihin zaman içinde mutlaka sabit olduğu anlamına gelmez.However, it does not mean that a preference is necessarily stable over time.
Windows 98 bazı kullanıcıların hala tercihidir.Windows 98 ist wesentlich größer als sein Vorgänger.
Hem bir vampir gibi kan hem de insan yiyecekleri ile beslenebilmektedir ancak tercihi kandır.Ernähren kann sie sich sowohl von Blut, wie die Vampire, als auch von Nahrungsmitteln für Menschen.
Bu tercihin sebebinin soğuklardan korunmak olduğu tahmin edilmektedir.Darauf setzt die große Kälte ein, wodurch sie vor Angriffen geschützt sind.
Birçok teklif almasına rağmen tercihini Galatasaray'dan yana kullandı.Obwohl Demiral mehrere Angebote vorlagen, entschied er sich für das Angebot von Galatasaray.
Bu sebeplerden ötürü ucuz, alt sınıf üreticilerin vazgeçilmez tercihi olmuştur.Dies benachteilige alleinstehende Landwirte unangemessen.
A takım tercihini ise henüz kullanmadı.In der ersten Mannschaft wurde er noch nicht eingesetzt.
Tercihinizi yapın.Fais ton choix.
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.Il est indirectement à l'origine du développement du cyclotron par Ernest O. Lawrence.
Bu da insanlarin Prince'in cinsel tercihinin sorgulamasına neden oldu.L'affaire n'alla pas à son terme en raison de la fuite des préférences sexuelles du prince.
Taş ve mermerden yana tercihi olan Han ; "Taş benim favori malzemelerimdendir.Il dit d'ailleurs dans La Serpe d'Or : « Rôti ou à la croque au sel, le sanglier est mon plat préféré ».
Bu tercihin önemi imparatorun ölümünden sonra daha da belirginlik kazandı.Cette haine allait jouer un rôle déterminant après la mort du Premier Empereur.
Şansölyenin atanması teorik olarak tümüyle devlet başkanının özgür tercihine bağlıdır.Ses décisions sont théoriquement libres de l'influence du gouvernement.
Clark tercihini dünyadan yana yapar.Mais Clark s’accommode mal de la campagne.
Millî takım tercihini Almanya'dan yana kullandı.Sa gamme de modèles devait faire concurrence aux Allemandes.
Bu tercihin sebebinin soğuklardan korunmak olduğu tahmin edilmektedir.C’est le moment de se protéger de la menace du froid.
Tercihin ne; o mu yoksa bu mu?¿Cuál prefieres: éste o ése?
Osment, rol için Spielberg'in ilk ve tek tercihiydi.Osment fue la primera y única elección de Spielberg's para el personaje.
Ancak müzikal tercihini pop müzikten yana kullandı.Estaba un poco cansado de la música pop.
Bir tahtanın genişliği onu kullanacak olan kişinin kişisel tercihine bağlıdır.El tamaño de la bestia dependerá de quien lo pregunte.
Osment, rol için Spielberg'in ilk ve tek tercihiydi.Shia LaBeouf fu la prima ed unica scelta di Spielberg per il ruolo.
Bu yöntemin tercihi hızla artan bir grafik göstermektedir.Con questa modalità si ottiene grafica in movimento molto veloce.
Ghost Rider'ın motor konusunda ilk tercihi Suzuki GSX-R1000'dir.La moto del Ghost Rider è una Suzuki GSX-R 1000.
Ancak Şenol’un tercihi Beşiktaş'tan yana oldu.Si volle conoscere meglio il Vangelo.
İşyerinden ayrılmayı kurbanın tercihiymiş gibi göstermek.Si prepara la caduta del favorito.
Ama kendi tercihi bir sürgün hükümetinin başına geçmekti.C'era il rischio che prevalesse un governo reazionario.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Наполеон решил нанести упреждающий удар в Бельгии.
Sipariş Verme, müşteri tercihi, basitleştirilmiş envanter ve anında temin edilebilirlik sağladı.А мы хотели бы вам предоставить обустроенное и подготовленное помещение немедленно.
Amfi tercihi ise Marshall'dır.Оказывается, что Рэнди Марш — это и есть Лорд.
Millî takım tercihini annesinin ülkesi olan Portekiz'i seçmiştir.Получил право сыграть за Португалию, т.к. его мама гражданка этой страны.
Ancak müzikal tercihini pop müzikten yana kullandı.ولكنها قامت باستخدام التفضيلات الموسيقية بجانب موسيقي البوب.
Diğer ve daha genel istihsân ise "celî kıyasa muârız ve mukâbil olan bir delil"in tercihidir.ومن أهم آثاره كتاب "المسند" ويطلق عليه الإباضية "الجامع الصحيح"، وهو مطبوع ومتداول.
Kentte daha uzun dönem tatil yapanların tercihi grootstrand (büyük plaj) dir.تشهد طَرْفَايَة فِي فصل الصيف ازديادًا كَبِيرًا فِي عدد الوافدين عليها، وخصوصًا مِن المُدن المُجاورة.
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.أصل الاسم, تم تفضيله عن طريق مجتمع الكيمياء الأمريكي, على شرف إيرنست أو.
Freeman rol için Goyer'in ilk ve tek tercihiydi.كان فريمان اختيار غوير الأول والوحيد للدور.
Freeman rol için Goyer'in ilk ve tek tercihiydi.Freeman era a primeira e única escolha de Goyer para o papel de Fox.
Osment, rol için Spielberg'in ilk ve tek tercihiydi.Silverstone foi a primeira e única escolha para o papel.
Kardinallerin tercihi Felice Peretti papa Sixtus V oldu.Depois, o palácio foi vendido a Camilla Peretti, irmã de Felice Peretti, o futuro papa Sisto V (r.
Kardinallerin tercihi Felice Peretti papa Sixtus V oldu.Dit gebouw was ooit de woning van kardinaal Felice Peretti (later paus Sixtus V).
Hem bir vampir gibi kan hem de insan yiyecekleri ile beslenebilmektedir ancak tercihi kandır.Renesmee kan zowel op bloed leven als op menselijk voedsel, hoewel ze de voorkeur geeft aan bloed.
Gitar olarak tercihi ağırlıklı olarak Fender Stratocaster'dır.Hij speelt bijna uitsluitend op Fender Stratocaster-gitaren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod